Sayfa yolu
Yarın 1 Mayıs: ‘İşçi kardeş, gücünün farkında mısın?’
Bizim Gazete
Yayın Tarihi: 30.04.2023 , 09:42 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, pek çok ülkede 1 Mayıs kutlamalarına emeklilik reformları, düşük ücret artışları ve çalışma koşullarının ağırlaştırılmasına karşı süren eylemlerin damga vurması bekleniyor.
Türkiye’de ise 1 Mayıs, 14 Mayıs seçimlerine iki hafta kala kutlanıyor. Pek çok ilde yapılacak kutlamaların temel gündemi kaçınılmaz olarak seçimler olacak. 20 yıllık AKP iktidarının son döneminde art arda patlayan krizlerin sonucu olarak reel ücretlerde yaşanan gerileme ve beraberinde gerçekleşen yoksullaşma, işçilerin 1 Mayıs’a taşıyacakları temel konu.
Öte yandan, 2023 1 Mayıs’ı, Şubat Depremleri’nin ardından gerçekleşiyor. On binlerce yurttaşımızın yaşamını yitirdiği deprem bölgesinde barınma, eğitim, temiz su başta olmak üzere yaşamsal ihtiyaçlara erişimin son derece güç olduğu koşullarda hayat devam ediyor. Deprem nedeniyle işten çıkarılan binlerce işçinin mağduriyetiyse sürüyor. Deprem bölgesindeki 1 Mayıslarda bu koşulların gündeme gelmesi bekleniyor.
Sadece işçilerin bayramı…
Sadece ve milyonlarca işçinin bayramıdır 1 Mayıs. İlk kutlandığı 1890 yılından itibaren tüm dünyada işçinin birlik mücadele ve dayanışma günüdür. Marksist tarihçi ve yazar Eric Hobsbawm 1 Mayıs’ın ayırt edici niteliğini şöyle anlatıyor:
“Gerçekte 1 Mayıs’ın elde ettiği çok büyük başarının nedeni, işçi sınıfıyla ilintili, başkalarıyla paylaşılmayan ve dahası işçilerin kendi eylemleri sayesinde zorla kazanılmış tek bayram olmasıydı. Bunun da ötesinde, görünmez olanların açık gösteri yaptıkları ve en azından bir günlüğüne egemenlerin resmi alanını ve toplumu ele geçirdikleri gündü.”
1 Mayıs’lar işçilerin o anki taleplerini gündeme getirdikleri, bunu kitlesel olarak ve tüm dünyada eş zamanlı yaptıkları günlerdir. 8 saatlik iş gününden seçme seçilme hakkına, sendikal haklardan iş güvencesine kadar pek çok güncel talep dönemine göre gündeme gelmiştir. Ama esas olarak 1 Mayıs’ı işçiler için önemli kılan bir kutlama ya da talepler için mücadele günü olmanın ötesinde gelecek odaklı olmasıdır. 1 Mayıs, işçi sınıfının sömürüyü ortadan kaldırdığı, eşit ve özgür bir ülke kuracağı iktidarı kazandığı günü de hedefler. Belki de bunun için kimi zaman komünist bayramı diye adlandırılır.
1 Mayıs’ın tarihinden köşetaşları
1880’li yılların ikinci yarısında, pek çok ülke, işçilerin sekiz saatlik iş günü mücadelesine sahne oldu. 1 Mayıs 1886’da ABD’de 10’un üzerinde kentte, işçiler sekiz saatlik iş günü için büyük eylemler yaptı. Sadece Chicago’daki eyleme 80 bin dolayında işçi katıldı. Amerikan Emek Federasyonu’nun (AFL) 1888 yılındaki kongresinde, sekiz saatlik iş günü için, 1 Mayıs 1890’da büyük gösterilerle tamamlanacak olan bir kampanya başlatılması kararı alındı.
1889 yılında İkinci Enternasyonal’in Paris’te düzenlenen ilk kongresinde, 1 Mayıs’ta uluslararası gösteriler düzenlenmesine karar verildi. 1 Mayıs kararının alındığı toplantının tarihinin Fransız Devrimi’nin yıldönümüne denk geldiği de unutulmamalı.
‘Emeğin imdat çığlığı’
Böylece, ilk 1 Mayıs, 1890 yılında kutlandı. Alınan kararda iş bırakma olmamasına karşın, pek çok bölgede işçiler iş bırakarak eylemlere katıldı. Patronlar ve hükümetler daha o günden, 1 Mayıs gösterilerini yasaklama çabalarına girişti ancak eylemlerin coşkulu ve kalabalık olmasını engelleyemediler. Londra’da yarım milyona yakın işçi eyleme katılırken, Avrupa’nın geri kalanında da kitlesel gösteriler yapıldı, Viyana’daki eylemi Engels Avrupa’nın en görkemli 1 Mayısı olarak anlattı ve ABD’de New York Times gösterileri “Emeğin İmdat Çığlığı” başlığıyla duyurdu.
İşgal İstanbulu’nda 1 Mayıs
Türkiye’de bilinen ilk 1 Mayıs kutlaması, Osmanlı döneminde, 1909 yılında Üsküp’te gerçekleşti. Takip eden yıllarda da başta Selanik ve İstanbul olmak üzere, çeşitli gösteriler yapıldı. İşgal İstanbulu’nda, 1 Mayıs 1922’de, taleplerin yalnızca çalışma yaşamı veya ekonomik taleplerle sınırlı kalmadığı, işgalin de protesto edildiği belirtilmektedir. Kırmızı pazubantler takan işçilerin, Şişli’de toplanıp, Kağıthane’ye yürüdüğü, en önde ise bandonun Beynelmilel (Enternasyonal) çalmayı hiç bırakmadığı yazılır. Dr. Şefik Hüsnü’nün 1 Mayıs 1922 miting konuşması da, “Yaşasın amele şûralar cumhuriyetleri!” sloganıyla bitiyordu.
1923, 1925 ve 1927 yıllarında küçük çaplı kutlamalar olsa da 1975 yılına kadar açık ve kitlesel bir kutlama yapılamadı. 1975’teki salon toplantısının ardından, DİSK’in çağrısıyla, 1976 yılında yüzbinlerce işçi 1 Mayıs için alanlara çıktı. 1977 yılı 1 Mayıs’ı ise Taksim’deki kutlamalara yönelik düzen güçleri tarafından yapılan silahlı saldırı sonucunda, 37 kişinin yaşamını yitirmesiyle hafızalara kazındı. 12 Eylül Darbesi’nden 1 Mayıs da nasibini alırken, darbe sonrasının ilk yasal 1 Mayıs gösterisi girişimi 1988 yılında sendikaların çağrısıyla yapıldı. 1993 yılından itibaren ise 1 Mayıs yeniden alanlarda kutlanmaya başlandı. Kimi zaman yasaklar, kimi zaman içeriksizleştirme girişimleri, kimi zaman ciddi saldırılar yaşansa da, işçi sınıfı 1 Mayıs’ta alanları doldurmaktan vazgeçmedi. 2023 yılı 1 Mayıs'ı ise seçimlere iki hafta kala işçi sınıfının umudu ve öfkesiyle alanlardan sesleneceği bir gün olmaya aday.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.