Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Washington’da nadir görülen İsrail tartışması: ‘Nükleer silah kapasitesini açıklayın’

ABD Dışişleri Bakanlığı’na 30 Kongre üyesince gönderilen mektupta İsrail’in ABD yönetimine İran’a karşı savaşta nükleer silah kullanıp kullanmayacağı konusunda bilgi verip vermediği de soruldu.

İsrail'in gizli nükleer cephaneliğinin yer aldığı Dimona bölgesi İran'ın misilleme saldırılarının hedefi olmuştu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 07.05.2026 , 16:47 Güncelleme Tarihi: 07.05.2026 , 16:54

İran’ın barışçıl olduğunu ısrarla vurguladığı nükleer programını durdurmasını müzakere şartı olarak öne süren ABD yönetimi, İran’a birlikte saldırdığı İsrail’in nükleer silahlarına dair sorular içeren bir mektupla karşılaştı. 

Temsilciler Meclisi’nin 30 Demokrat üyesince imzalanarak ABD Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen 4 Mayıs tarihli mektubun içeriğine dair ilk haberi önceki gün Washington Post duyurmuştu.

İçeriğine dair yeni bilgiler ortaya çıkan bu mektup, İsrail’in hiçbir zaman varlığını resmen açıklamadığı nükleer silahlarına dair ABD siyasetinde nadir görülen bir tartışma olması nedeniyle önem taşıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya gönderilen mektupta İsrail’in nükleer kapasitesi konusunda şeffaflığa “acilen ihtiyaç duyulduğu” belirtildi, bunun nedeni olarak ABD-İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaş gösterildi.

İsrail’in 1960’lardan beri nükleer silahlara sahip olduğuna inanılsa da Tel Aviv yönetimi nükleer programını ve cephaneliğini hiçbir zaman resmen doğrulamış değil. En yakın müttefiki ABD yönetiminin de bu konudaki ketumluğu sürüyor.

Çağrı bir yandan ABD Kongresi’nde İsrail’e iki partili destek sürerken Trump yönetiminin İran'a karşı giriştiği saldırılarda yaşadığı çıkışsızlığın ortasında yapılmasıyla dikkat çekiyor.

'Ortadoğu'daki nükleer denge konusunda bilgilendirilmeliyiz'

Mektupta Kongre’nin “Ortadoğu’daki nükleer denge” konusunda bilgilendirilmesinin "anayasal sorumluluk" olduğunu belirtilirken “Bu bilgiyi aldığımıza inanmıyoruz” denildi.

Bölgedeki çatışmanın bir tarafının nükleer yetenekleri konusundaki “resmi bir belirsizlik politikası" olduğunu kaydeden mektupta bu politikanın ABD'nin "Ortadoğu'da tutarlı bir nükleer silahların yayılmasını önleme politikası"nı imkansızlaştırdığı öne sürüldü.

İsrail'in nükleer savaş başlıkları ve fırlatma rampaları soruldu

Temsilciler Meclisi üyeleri Dışişleri Bakanı Rubio’dan İsrail'in hangi nükleer silah yeteneklerine sahip olduğu, savaş başlıkları ve fırlatma rampaları hakkında net bilgi istediler.

Özellikle, uzun zamandır İsrail'in nükleer programının çekirdeği olduğuna inanılan Dimona'daki Negev Nükleer Araştırma Merkezi'ne odaklanılan mektupta "İsrail şu anda zenginleştirme kapasitesine sahip mi ve hangi seviyede?" diye soruldu.

'İsrail ABD'ye herhangi bir nükleer doktrin bildirdi mi?'

Mektup ayrıca, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'na (NPT) taraf olmayan İsrail'in, İran ile mevcut çatışma bağlamında ABD'ye herhangi bir "nükleer doktrin, kırmızı çizgi veya nükleer kullanım eşiği" bildirip bildirmediğini sordu.

ABD yönetiminin İsrail'den nükleer silahların kullanılmayacağına dair herhangi bir güvence alıp almadığı da sorulan mektupta "İsrail'in son İran çatışması veya diğer çatışmalar sırasında nükleer silah kullanmayı veya konuşlandırmayı planladığına dair herhangi bir işaret var mı?” sorusu yöneltildi.

Herkesin bilip de söylemediği nükleer silahlar

El Cezire’de yer alan habere göre birçok eski ABD yetkilisi, İsrailli ihbarcılar ve gizli olmayan ABD istihbarat belgeleri, on yıllardır İsrail'in iddia edilen nükleer programına ışık tutuyor.

Belgeler, 1968'de CIA'in o zamanki ABD Başkanı Lyndon B. Johnson'a İsrail'in nükleer silah geliştirdiğini veya geliştirebilecek kapasitede olduğunu söylediğini gösteriyor. Başkan Richard Nixon'ın daha sonra İsrail Başbakanı Golda Meir ile, Washington'un gözetim baskılarını sona erdirmesi karşılığında İsrail'in nükleer cephaneliğini kabul etmemeyi veya test etmemeyi kabul ettiği bir anlaşma yaptığı bildiriliyor. İsrailli nükleer teknisyen ve ihbarcı Mordechai Vanunu, 1968'de İngiltere'nin Sunday Times gazetesine Negev Nükleer Araştırma Merkezi'nden kanıtlar sızdırmıştı.

ABD milletvekilleri de Rubio'ya yazdıkları mektupta, "kamu kayıtlarının İsrail'in nükleer silahlara sahip olduğu sonucunu güçlü ve tutarlı bir şekilde desteklediğini" belirttiler. Mektupta 1974 tarihli bir ABD Özel Ulusal İstihbarat Değerlendirmesi'ne ve ABD ve İsrail yetkililerinin çeşitli açıklamalarına işaret edildi.

Söz konusu ABD yetkilileri arasında 2006 yılında Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi'ne verdiği ifadede İsrail'i dünyanın "nükleer silahlara sahip güçlerinden biri" olarak gösteren Savunma Bakanı adayı Robert Gates de vardı.

Washington merkezli Nükleer Tehdit Girişimi (NTI), İsrail’in 90 nükleer savaş başlığına, 750 ila 1110 kilogram plütonyum stokuna, nükleer silah fırlatma kapasitesine sahip altı denizaltıya ve 4 bin 800 ila 6 bin 500 kilometre menzilli orta menzilli balistik füzelere sahip olduğunu tahmin ediyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.