Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Wagner darbesi: Buralara nasıl gelindi?

'Yaşananların ardında, iktidarın Wagner’i kullanırken sonuç aldıkça bu kirli örgütün hareket alanını genişletmekten çekinmemiş olması var.'

Gözde Kök

Yayın Tarihi: 24.06.2023 , 14:26 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Gündeme gelen son iddialara göre Rusya’nın ünlü özel güvenlik şirketi Wagner içinden geçtiğimiz saatlerde Rostov-Moskova hattındaki ilerleyişini sürdürüyor. Yazının yazıldığı sırada çeşitli Rus telegram kanallarında herhangi bir engelle karşılaşmadan Wagner birliklerinin Moskova’ya doğru ilerlediği ve hatta bunun Ukrayna’nın karşı-saldırısının Rus topraklarına sıçramasının önünü açabileceği konuşuluyordu. 

Peki buralara nasıl gelindi? Bir özel güvenlik şirketi ve onun patronu bu cüreti nereden buldu? 

Sosyal medyada dün gece Türk kullanıcılardan beklenen şaka gelmişti. 15 Temmuz 2016 gecesi Hande Fırat’ın telefondan canlı olarak Erdoğan’a bağlandığı görüntü montajlanıp Erdoğan yerine Putin konmuştu. Aslında bu oldukça yerinde bir gönderme. Çünkü Wagner basitçe devletin ihtiyaç duyduğunda silahlı gücüne başvurduğu bir şirketten ibaret değil. Bu gerçeği Prigojin’in Putin’le olan geçmişten gelen kişisel yakınlığıyla da açıklamak yetersiz kalır. Wagner bugünkü Rus devlet aygıtının gayrı resmi bir parçası olarak yapılandırılmış bir askeri örgütlenme. Şimdiye kadar Rus devletinin uluslararası operasyonlarında meşruiyeti sorunlu alanlara sokulan, Rusya sermayesinin batıyla rekabet alanlarında önünü açan bir tür paramiliter yapılanma olarak işlev gördü. Tüm dünyada yaygınlaşan bu tür organizasyonların, biçimsel olarak özel bir şirket görüntüsünde olması onlara daha fazla hareket serbestliği sağlarken onları kullanan devletler de işlenen suçlardan daha kolay sıyrılıyorlar. Birinci konu tam olarak bu: Wagner’le ordunun üst kademesinde biriken gerilimin patlaması olarak dışarı yansıyan silahlı ayaklanmanın devlet içinde bir kavga olarak görülmesi daha doğru olur. Bu nedenle Putin’in ne söyleyeceği heyecanla beklendi ve aynı heyecanla devletin merkezi ve yerel düzeyde sivil ve askeri üst bürokrasisinin kimden yana tutum aldığı önemli bir habere dönüştü. Putin’in girişimi ihanet olarak nitelendirmesinin ardından üst kademelerden arka arkaya gelen açıklamalar bu düzeyde bir çatlak olmadığını gösteriyor ama Wagner’in güney-kuzey hattında direnişle karşılaşmadan ilerleyebilmesi soru işareti uyandırıyor.  

İkinci olarak işlerin hangi noktada kontrolden çıktığına bakmak gerekir. 

Wagner’in bugüne kadar yürüttüğü yurtdışı operasyonları soL’da yer alan derlemede detaylı olarak ele alındı. Şirketin Ortadoğu ve Afrika’da gösterdiği ‘başarılar’ düşünüldüğünde, her şey yolunda görünürken bu kullanışlı aracın Putin iktidarının elinde patlamasının en önemli nedeni Ukrayna savaşıyla birlikte şirketin ve patronunun olağanüstü bir ağırlık ve popülarite kazanması oldu. Aslında şirket 2014’ten beri Ukrayna’da faal. Rusya’nın gayri resmi savaş yürüttüğü, Rus ordusunun müdahil olmadığı süreçte, Kırım’ın ilhakında ve Donbas’taki çatışmalarda etkin rol oynadı. Ancak 2022’nin başında Rusya’nın Donbas cumhuriyetlerini bünyesine katmasının ardından Ukrayna’ya karşı başlattığı “özel harekatla” birlikte işin rengi değişti. Ordu ve şirket arasındaki iş bölümünün dengesi alt üst olmuş oldu; Wagner özellikle Bahmut operasyonunda ordunun oynaması gereken rolü oynadı ve belli ki hem yönetim hem de silahlı adamları psikolojik olarak da kendilerini savaşın asli unsuru olarak görmeye başladılar. 

Wagner’in lideri Prigojin’i savaşın başladığı Şubat 2022’den beri sıklıkla basında görüyoruz. Viral olan haberlerden biri Rus hapishanelerinde yatmakta olan mahkumları cezalarının affedilmesi karşısında kendi ordusuna katılmaya ikna etmek için yaptığı konuşmalardı. Ve bu gerçekti. Rusya savaş alanındaki asker ihtiyacını karşılamak için bir yandan seferberlik ilan ederken diğer yandan Wagner’in mahkumlarla kendi ordusunu genişletmesine göz yumuyordu. Sonra sık sık Prigojin’in ordu üst kademesine yönelik beceriksizlikten ihanete varan sert suçlamalarını izledik. Son olarak ele geçirdikleri Bahmut tuz mağaralarında adamlarıyla birlikte verdiği pozlar basına yansıdı. Bahmut’ta ordunun hava desteği olmakla birlikte Ukrayna ordusuyla karşılıklı bir tür “pirus zaferi” için mücadele eden ve korkunç kayıplar sonunda bölgenin kontrolünü ele geçiren Wagner oldu. 

Putin’in büyük davetlerini organize eden catering şirketinin sahibi olduğu için Putin’in aşçısı olarak ünlenen, olağan koşullarda Rusya’nın mümtaz oligark simalarından biri olarak kalması beklenen Prigojin’i bugün Rusya’daki rejim için bir umacıya dönüştüren bu adamın hırsları ve eksantrik kişiliği olabilir mi? Prigojin’in son derece hırslı ve Dostoyevski karakterlerini hatırlatan sıra dışı bir kişi olduğu doğru. Ancak burada iki önemli şey var: Birincisi Rusya’nın özel operasyon adı altında Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaş yalnızca koskoca bir emperyalist savaş aygıtıyla baş etmek zorunda kaldığı ve ağır kayıplar verdiği için değil, bizzat savaşa gerekçe olarak öne sürülen argümanların meşruiyeti nedeniyle de Rus ordusunun ayarlarını bozdu. Savaşın belli anlarında ordu üst kademelerinde önemli kadro değişikliklerine gidilmesine de neden olan ciddi hatalara ve yönetsel boşluklara imza atıldı. Prigojin oradaydı ve silahlı kuvvetlerin bütün boşluklarını gördü ve buradan kendisi için doğan fırsatı da. 

İkincisi ve daha önemlisi yaşananların ardında, iktidarın Wagner’i kullanırken sonuç aldıkça bu kirli örgütün hareket alanını genişletmekten çekinmemiş olması var. Tabi ciddi öngörü probleminin altında da sermayenin çıkarları söz konusu olduğunda pervasızlıkta sınır tanımaması yatıyor. Şimdi Putin’in bu yalın gerçeği görmezden gelerek Wagner’in ihanetini 1917’de Bolşeviklerin barış politikasına benzeterek açıklamaya çalışması Rus devletinin aciz görüntüsünü güçlendirmekten başka işe yaramıyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.