Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Vergi Parası

'15. yüzyıldan günümüze geldiğimizde, sınıflı toplumların iktidarlarının vergi anlayışında pek de değişiklik olmamış gibi görünüyor.'

Fide Lale Durak

Yayın Tarihi: 09.07.2023 , 08:20 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Mosaccio, 1425-27, “Vergi Parası / Tribute Money”, Floransa

Mosaccio (asıl adı Tommaso di Ser Giovanni di Mone Cassai), 1401 yılında Floransa’da doğar ve 1428 yılında henüz çok gençken ölür. Yaşamının kısalığına karşın resim sanatına büyük katkıları olur. En önemli eserlerinden olan “Vergi Parası”nı Floransa’da bir şapelin duvarına yaptığında 25-26 yaşlarındadır. Eski Ahit’ten alınan ve dini resimlerde pek de tercih edilmeyen bu anlatıda konu; Roma’lı bir görevlinin İsa’dan vergi istemesidir. Matta İncili’nde söz konusu hikâye şöyle geçer:

Kefernahum'a geldiklerinde, iki dirhemlik tapınak vergisini toplayanlar Petrus'a gelip, “Öğretmeniniz tapınak vergisini ödüyor, değil mi?” diye sordular.
Petrus, “Ödüyor” dedi.
Petrus eve gelince, daha kendisi bir şey söylemeden İsa ona, “Simun (Petrus), ne dersin?” dedi. “Dünya kralları gümrük ya da vergiyi kimlerden alır? Kendi oğullarından mı, yabancılardan mı?”
Petrus'un, “Yabancılardan” demesi üzerine İsa, “O halde oğullar muaftır” dedi. 
“Ama vergi toplayanları gücendirmeyelim. Göle gidip oltanı at. Tuttuğun ilk balığı çıkar, onun ağzını aç, dört dirhemlik bir akçe bulacaksın. Parayı al, ikimizin vergisi olarak onlara ver.”

İsa’dan istenen tapınak vergisi resmin orta kısmında betimlenir. Resmin bu kısmındaki kompozisyon, Yunan filozoflarına benzer şekilde kıvrımlı, bol kumaşlarla giydirilmiş olan İsa ve havarilerinin oluşturduğu hilal şekli ile oluşturulur. Karşılarındaki kısa kırmızı kıyafetli kişi, kutsal hilalin dışında bırakılan Romalı vergi memurudur. Kıyafetler anakronikdir. Dolayısıyla hikâyenin geçtiği dönemin gerçekçi bir betimlemeyi değil, ressamın tercihini yansıtır. Figürlerin duruşları da yine Yunan Klasik dönem heykellerinde görülen, ağırlığın bir ayak üzerine verildiği, diğerinin hafifçe dizden kırılarak serbest bırakıldığı kontrapost biçimindedir. Alışılanın aksine hikâye soldan sağa doğru akmaz. Petrus’un, gölde tuttuğu balığın ağzından parayı aldığı ikinci sahne resmin solundadır. En sağda ise Petrus’un Romalı görevliye vergi parasını ödediği son sahne yer alır. Sinematik bir kurguyla akan bu fresk, zaman kavramının resim sanatında ele alınışı bakımından sıra dışı bir örnektir. 

Ancak freski asıl önemli kılan şey; atmosferik perspektifin ve chiaroscuro denilen ışık gölge tekniğinin (İtalyanca chiaro: ışık; oscuro: karanlık) kullanılmasıdır. Bu teknikler, Michelangelo gibi sanatçıları etkileyecek ve Rönesans sanatı üzerinde etkisi büyük olacaktır. Masaccio, “Vergi Parası”nda perspektifi tek noktadan uygular. Perspektif noktası, İsa’nın kafasından başlar ve bu sayede İsa’yı resmin odağı haline getirir. Üçlü sahne anlatımında figürler önde ve arkada bulunmalarına göre boyutlandırılır. Örneğin Petrus, arkada balık tutarken daha küçük, sağda önde parayı verirken ise daha büyük resimlenir. Böylece resmin derinliği artar. Aynı mantıkla, öne doğru uzanan kollar ya da arkada kalan bacaklar da boyutlara dikkat edilerek yapılır. Bu teknik renk ve ışık kullanımı ile de desteklenir. Arkada kalanlar daha soluk, öndekiler ise daha canlı renklerde yapılır. Işık, kaynağı belirsiz bir yerden değil, belirli tek bir noktadan gelir ve ışığın yönünde gölgeler oluşur. Böylece daha dramatik bir derinlik elde edilir. 

Freskten ayrıntı: Balığın ağzında altın bulan Aziz Petrus


Masaccio, Orta Çağ resim sanatındaki bazı sorunları aşmak için hareket etmiş ve figürlerini ayakları yere basan, kütlesi-hacmi olan daha gerçekçi, belki de daha anıtsal hale getirmiştir. Kullandığı teknik Rönesans dönemini etkilemekle kalmamış; bu dönemde zenginleştirilerek ilerletilmesiyle sanata katkısı çok daha büyük olmuştur. Örneğin resim sanatında Rembradt, Caravaggio gibi ressamların işlerinde fark edebileceğimiz chiaroscuro tekniği kullanılmakta, üstelik resim sanatı dışında fotoğraf ve sinemada da oldukça önemli bir teknik olarak öne çıkmaktadır. Alman dışavurumcu akımın ilk filmlerinden olan Dr. Caligari’nin Muayenehanesi, sinemada bu tekniği kullanan ilk önemli örnektir. Fritz Lang gibi yönetmenlerin Avrupa’dan ABD’ye göçü ile birlikte Hollywood’da da yaygınlaşan bu ışık gölge kullanımına bir başka önemli örnek ise, Orson Welles’in başyapıtı Yurttaş Kane’dir. 

Masaccio’nun başyapıtı biçimsel açıdan gerçekten çığır açıcıdır. Freskin içeriği ise şapelin kurucusu tarafından seçilmiştir. Sanat tarihinde çok yaygın olmayan bu özel konunun neden seçildiğine dair birden fazla görüş bulunuyor. Bir görüşe göre 1427’de Roma iktidarının getirdiği bir çeşit yeni emlak vergisi nedeniyle; daha olası görünen bir başka görüşe göre ise, Papa V. Martin tarafından Floransa kilisesinin 1423 yılında devlet vergisine tabi tutulması nedeniyle bu konu seçilmiştir. Çünkü, şapeli yaptıran Felice Brancacci, Akdeniz ticaret yolları üzerinden iş yapan bir ipek tüccarı ve aynı zamanda Denizcilik Konsülü kurul üyesidir. Brancacci, altınlarını balıkların ağzından olmasa da denizden çıkarmaktadır. Üstelik, o sıralarda Milano ile savaş halinde olan Floransa için Roma’nın desteği çok önemlidir. Bu nedenle, Brancacci şapelindeki freskler, Roma’nın ilk papası olan Aziz Petrus’u ele alarak, papanın yanında bir politika yapar ve vergiler dahil olmak üzere esasen Katolik-Ortodoks (ya da Doğu-Batı) ayrışmasında (Skizma) Roma’nın görüşünü meşrulaştırır.  

15. yüzyıldan günümüze geldiğimizde, sınıflı toplumların iktidarlarının vergi anlayışında pek de değişiklik olmamış gibi görünüyor. Dünya kralları vergileri kendi oğullarından almadığı için, oğulları altınlarını balıkların ağzından ya da belki kuşların kanatlarından mucizevi bir şekilde bulmaya devam ediyor. Bulamayanlar ise halen parya muamelesi görüyor.  

Brancanci Şapelinin duvarından görüntü, Santa Maria del Carmine Kilisesi - Floransa 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.