Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Venezuela’da Komünist Parti’ye darbe girişimi

Maduro hükümeti, yıllardır kullandığı taktiği şimdi de komünistlere uyguladı: Kayyım atamak. Ancak bu defaki rakipleri dişli.

Burcu Günüşen

Yayın Tarihi: 18.08.2023 , 17:13 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:09

Venezuela Yüksek Mahkemesi, 12 Ağustos günü tartışmalı bir karara imza atarak Venezuela Komünist Partisi’ne kayyım atadı. Hem Venezuelalı komünistler hem de dünya komünist hareketi, olaya sert tepki verdi.

Venezuela Komünist Partisi (PCV), son yıllarda Nicolas Maduro hükümetiyle arasına mesafe koymuş ve giderek daha sert eleştiriler dile getirmeye başlamıştı. Komünistler, Maduro hükümetinin özellikle neoliberal politikalarını ve emekçilere karşı tutumunu uzun süredir kıyasıya eleştiriyor.

Olayın arkaplanı: Maduro’nun düzen dışı sol ittifakı yok etme çabası

Maduro’nun iktidardaki Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV), aslına bakılırsa, komünist partiye müdahalenin zeminini uzun süredir hazırlıyordu. 

Venezuela Komünist Partisi, Chávez’in iktidara gelmesinden bu yana, bağımsız çizgisini koruyarak hükümete dışarıdan destek olmuştu. Ancak Chávez’in 2013’teki ölümünden itibaren PSUV ve sosyalistlerin arası giderek açıldı.

2020 yılındaki seçimler için Venezuela Komünist Partisi (PCV) ve Herkes İçin Vatan (PPT) partisinin başını çektiği dokuz sol örgüt, iktidardaki Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi’nin (PSUV) içinde yer almadığı “Halkçı Devrimci Alternatif” isimli bir ittifak kurdu.

Ancak ittifak açıklandıktan kısa süre sonra hükümet, ittifakın ikinci büyük partisi PPT’ye müdahale etti. Yüksek Mahkeme parti yönetimini ilga etti ve bir grup Maduro yanlısına “yeni kongre düzenleme” görevi verdi.

Venezuela Komünist Partisi’ne müdahaleyse o kadar kolay olmadı. PCV, Venezuela’nın en eski partisi. Ülkede, özellikle işçi ve köylüler arasında önemli etkiye sahip.

Televizyondan devrim değil çarpıtmalar yayınlandı

Madurocuların PCV’ye yönelik operasyonu, aşağı yukarı 2021 yılının sonlarında başladı. PSUV Başkan Yardımcısı olan ve komünistlerin “operasyonun başında o var” dediğin isim olan Diosdado Cabello, devlet televizyonundaki programda, “PCV saflarında yarılma var” demeye, partinin bir kısmının aslında Maduro’yu desteklediğini ama parti yönetiminin başka bir çizgi izlediğini söylemeye başladı. Yaklaşık bir yıl boyunca Cabello, televizyon programında, “Komünist Parti üyeleri bana gönderdi” dediği kimi mektuplar okudu.

Kasım 2022’de Venezuela Komünist Partisi, 16’ncı Kongresi’ni topladı. 300 civarında delege ve çok sayıda uluslararası konuğun katıldığı kongrede, Maduro hükümetinin neoliberal politikalarına muhalefet çizgisi bir kez daha parti tarafından onaylandı.

Bu kez Madurocular, Şubat 2023’ten itibaren yeni ve daha gözüpek bir saldırıya girişti. 2021 yılında PCV’den ihraç edilmiş bir isim olan Henry Parra’yı da kullanarak Madurocu ekipler, çeşitli illerde, PCV üyesi olmayan kalabalıkları bir araya getirip, “PCV adına” toplantılar düzenlemeye başladılar.

Bu büyük sahtekarlığın zirvesi, Mayıs’ta geldi. Mayıs ayında PSUV’ci operasyon kliği, sahte bir “PCV Kongresi” düzenledi. Tüm bu örgütlü operasyonun zirvesi de Yüksek Mahkeme’nin geçen haftaki “kayyım” kararı oldu. Yüksek Mahkeme, Kasım 2022’de düzenlenen 16’ncı Kongre’yi tanımadı ve hiçbir aktif PCV üyesi olmayan, beşi bilfiil PSUV’yle bağlantılı yedi kişilik bir kurula partiyi yönetme görevi verdi.

Bu taktik, Maduro hükümeti açısından yeni değil. Daha önce, tıpkı Herkes için Vatan gibi, Demokratik Eylem, Podemos ve Tupamaro Hareketi isimli sol örgütlere de yargı marifetiyle darbe yapılmış, hükümet yanlısı kayyımlar atanmıştı.

Venezuela Komünist Partisi: Kimse bizi yok edemez!

PCV Genel Sekreteri Oscar Figuera, partinin Merkez Komitesi’nin bildirisini paylaştı. Parti, Yüksek Mahkeme kararının gayrımeşru olduğunu belirterek, “Kimse Komünist Partiyi yok edemez” dedi.

Dünya komünist hareketi de Venezuelalı komünistlere destek sunuyor. Birçok parti Maduro hükümetini kınayan bildiriler yayımladı, Meksika Komünist Partisi üyeleri, geçtiğimiz Çarşamba günü Venezuela’nın Meksika’daki büyükelçiliğini basıp protesto eylemi düzenledi. 

TKP: Venezuela tarihi bir hatada ısrar ediyor

Türkiye Komünist Partisi (TKP), uzun yıllardır Venezuela Komünist Partisi’yle yakın ve samimi ilişkilere sahip. TKP Merkez Komite üyesi Cansu Oba, Venezuela’da yaşanan sürecin hızla geri dönülmesi zor bir noktaya doğru ilerlediği kanaatinde. Oba “Üstelik, bu ilerleyişin oldukça tehlikeli olduğunu söylemeliyim. Venezuela hükümeti ne yazık ki tarih karşısında hesap veremeyeceği büyük bir hatada ısrar ediyor” diye ekliyor.

Konu Venezuela olunca, tüm komünist hareket temkinli. Sonuçta bir yanda Chávez döneminde atılan halkçı adımların tortuları, bir yanda ABD emperyalizminin Venezuela’ya yönelik saldırganlığı, bir yanda da Küba ekonomisi açısından Venezuela’yla ilişkilerin önemi herkesin aklında.

Nitekim, Küba Komünist Partisi, Venezuela’daki duruma dair pozisyon almaktan imtina ediyor.

TKP’li Oba, iki konunun birbirinden ayrılması gerektiğini söylüyor. “Venezuela hükümetinin ABD karşısındaki pozisyonu ne olursa olsun, bu pozisyon hiçbir biçimde komünist partinin varlık hakkını ortadan kaldırma girişimini meşrulaştıramaz” diyor Oba, “Bizim öncelikli olarak baktığımız yer burasıdır”.

Oba’ya göre bugün dünyanın her yerinde, tutarlı şekilde antiemperyalist mücadeleyi yalnızca komünistler yürütüyor. Zira, “nasıl emperyalizm yalnızca ABD’nin saldırganlığı anlamına gelmiyorsa ve bunun ötesinde bir sınıf egemenliğini temsil ediyorsa emperyalizme karşı olmak da bu sınıf egemenliğine karşı mücadele etmeyi gerektiriyor”.

Peki şimdi ne olacak?

Venezuela Komünist Partisi, Yüksek Mahkeme’nin kararına direneceğini açıklamış durumda. PCV, Latin Amerika’daki birçok komünist parti gibi, geçmişinde illegal koşullarda da mücadele verme deneyimine sahip bir hareket. Dolayısıyla PCV’nin birdenbire yok olması beklentisi gerçekçi değil.

Oba da bu öngörüyü doğrular şekilde açıklıyor kendi tutumlarını: “Bizim uluslararası alandaki muhatabımız Venezuela Komünist Partisi’dir. Bu partinin çalışmaları ve kadroları bir süreklilik arz ediyor ve onları uzun zamandır tanıyoruz. Şimdi bunun karşısına asıl VKP biziz diyerek çıkan ve parti ismi üzerinde hak iddia eden kişilerin bu açıdan bir inandırıcılığı bulunmuyor.”

Maduro hükümetinin saldırganlığının ne noktaya varacağınıysa zaman gösterecek.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.