Sayfa yolu
Ümit Özdağ: Bir terör örgütü feshedilmez, silah bırakır, teslim olur
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 14.05.2025 , 08:48 Güncelleme Tarihi: 14.05.2025 , 08:49
Zafer Partisi'nin tutuklu Genel Başkanı Ümit Özdağ, PKK'nin fesih kararı sonrası Sözcü'de bir yazdı kaleme aldı.
Özdağ, "PKK terör örgütünün varlığına son verme duyurusu büyük bir coşku ile ve bir başarı hikayesi olarak sunuluyor. Son 23 yılda bu tür politik başarı kampanyalarını Annan Planı, AB tam üyeliği, Dolmabahçe mutabakatı ve en son Suriye’nin fethi gibi kutlamalarda gördük" dedi.
Fesih kavramının hukuken varlığı tanınmış tüzel kişiliğe sahip yapılar için geçerli olduğunu belirten Özdağ, "Bir terör örgütü feshedilmez, silah bırakır, teslim olur. Önümüze konulan İmralı sürecinin uygulamasına bakıldığında zaten fesih kavramı altında terör örgütü, örgütsel yapısını dağıtmadığı gibi, yeniden yapılanıyor ve sözde siyasi amaçlarını ilerletmeye/geliştirmeye çalışıyor. Yabancı desteği ile de geliştirilen bu gayretlerle, aslında, adım adım Türkiye Cumhuriyeti’nin 'Ulus-devlet' yapısı feshediliyor" diye konuştu.
'Barış kelimesi zihinleri bulandırma amacı taşıyor'
Sürecin barış olarak nitelenemeyeceğini savunan Ümit Özdağ, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti üniter bir devlettir. Bu devletin çatısı altında birbiri ile mücadele halinde olan halklar da yoktur. Bu itibarla kullanılan barış kelimesi zihinleri bulandırma amacı taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
'Hangi anayasa ve yasa değişikliklerinin yapılacağı henüz belirsiz'
Durumu 13 maddeyle özetleyen Özdağ'ın yazısından öne çıkanlar şöyle:
"PKK kayıtsız, şartsız teslim olmamıştır. Kendisini galip görmektedir. 'Fesih' ve silah bırakma, şarta veya gerekliliğe bağlanmıştır. PKK’nın varlığına son verme kararını alması ve terörü sonlandırması yapılacak yasal ve muhtemelen anayasal değişikliklere bağlanmıştır. Hangi anayasa ve yasa değişikliklerinin yapılacağı ise henüz belirsizdir.
Lozan’a saldırı, İstiklal Harbi ve Türkiye Cumhuriyeti’ne saldırıdır. Terör örgütü, bunu yaparken, milli-üniter-laik Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş anayasası olan 1924 Anayasası’na da saldırmıştır. Örgüt, Anayasamızın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek ilk 4 maddesine şimdiden savaş ilan ettiğini duyurmuştur. İnfaz yasası değişikliği, sadece Öcalan’la kısıtlı değildir. Bu çalışma, aslında, terör örgütüne yönelik örtülü bir 'af' hazırlığıdır.
Öcalan’ın fiilen DEM Parti genel başkanı ve eş başkanların yardımcı konumuna oturmaları beklenmelidir. DEM Parti Meclis grubunda Öcalan’ın mesajlarının okunması önünde engel kalmayacaktır. Öcalan’ın, Barzani ve Talabani aileleri üzerinden Kuzey Irak, PYD üzerinden Suriye ve PJAK üzerinden İran’a yönelik politikalar geliştirmesinin önü açılacaktır."
| Kemal Okuyan: Sorunun kaynağında ortaklaşılmış, hesaplaşma Cumhuriyet üzerinde |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.