Sayfa yolu
Ulusal elektrik sistemi tümüyle toparlanabilir mi? (III)
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Dilbert Reyes Rodríguez
Yayın Tarihi: 14.07.2025 , 00:35
İnsanlar durumu biliyor ve kendi yöntemleriyle hesap yapıyor. Kendi isimlendirmeleriyle, ölçü birimleriyle ve en gelişmiş yapay zekânın bile çözemeyeceği algoritmalarla düşünüyorlar. Ancak elektrik meselesi Kübalıların hem gündüzünü hem gecesini, dolayısıyla yaşam kalitesini öylesine etkiliyor ki, durumu anlamanın bir yolunu bulmuşlar. Bu da aslında onlar için umut etmeye devam etmenin bir yöntemi olmuş.
Bir megavat (MV) ile bir megavat saat’in (MVh) aynı şey olmadığını -ikincisinin gücü değil işi, yani tüketimi ölçtüğünü ve araya eğik çizgi (/) konulmadan bitişik yazıldığını- bilmek onlara pek bir şey kazandırmaz. Onun için asıl önemli olan sadece megavat (MW)’tır; yani bugün kaç saat elektrik alabileceğidir – ki bu da çoğu zaman elektriksiz geçireceği saatlerden daha azdır.
Bu yüzden, her bir ani kesintiyi –yani halkın “şok kesinti” adını verdiği durumu– yaşandığı birime göre bir termoelektrik santral adıyla ilişkilendirmeye başladık. Örneğin Renté ya da Nuevitas (60-70 MW) düzeyindeki bir kesinti daha az endişe yaratırken, Mariel (100 MW) santraliyle ilgili bir kesinti daha fazla korkuya yol açıyor. Ancak iş Felton veya Guiteras santrallerinde yaşanan bir kesintiye geldiğinde herkes endişeleniyor. Çünkü bu durumda kesinti saatlerle sınırlı değil, bir tarihten diğerine uzanıyor. Bu nedenle halkımıza yalnızca “bu sorunu çözmek için çalışıyoruz” demek yetmiyor. İnsanlarla meseleyi anlayacakları şekilde konuşmak gerekiyor. Şu anda devreye alınmış üç güneş enerjisi parkının güneşin tam tepede olduğu saatlerde yeni bir “Nuevitas” kadar üretim yapabileceğini anlatmak; Mart ayının sonunda sekiz, Nisan ayında ise sayısı ona ulaşacak güneş enerjisi parklarıyla birlikte, ulusal elektrik sistemine bir “Felton” kadar katkı sağlanacağını açıklamak gerekiyor.
Granma ile yaptığı söyleşide Bakan Vicente de la O Levy, mevcut durumun şu şekilde yaşandığını söyledi: “Ulusal elektrik sisteminin üretim kapasitesini artırıyoruz. Bunun bir kısmı, güneş enerjisi parkları gibi, yeni şebekelerin devreye alınması sayesinde. Ancak büyük çoğunluğu daha önce kaybettiğimiz üretim gücünün yeniden kazanılmasına dayanıyor. Elimizde yeterli para olmadığı için bu kapasiteyi zamanında onaramamıştık. Ayrıca, hem bize yedek parça sağlayan firmalar hem de bu parçaları taşıyan gemilerin sahipleri tehdit edildi. Sonunda, bir gemiyi kendimiz almak zorunda kaldık. Gemiyi sessiz sedasız, saman altından su yürütür gibi dikkat çekmeden getirmemiz gerekti ve bu bize üç kat pahalıya mal oldu.”
“Ve en önemlisi,” diyor Bakan ve ekliyor: “Planlanan her şey takvime uygun ilerliyor ve sonuçlar artık görülmeye başlandı. Bu yüzden Felton son kez devre dışı kaldığında, jeneratör grupları hemen devreye girerek oluşan boşluğu telafi etti. Daha önce arızalanmış, dağıtık üretim* sisteminde yer alan, yani çalışmak için dizel ya da ithal akaryakıta ihtiyaç duyan 850 MW’lık kapasite tamamen onarılmış olacak. Bu da yaklaşık üç Felton ve bir Mariel santrali kadar üretim kapasitesine denk geliyor. Bu süreç sistematik olarak takip ediliyor ve bizzat Başkan tarafından her hafta denetleniyor.”
“Ocak ayına 115 MW’lik onarımla girmek zorundaydık, nitekim bu hedefimizi gerçekleştirdik. Ocak sonunda 36 MW daha geri kazanılması gerekiyordu, bu da başarıldı. Şubat ayında 45 MW’lık bir onarım öngörülüyordu, bu da tamamlandı. Hesabı siz yapın işte… Mart ayında 48 MW daha devreye alınmalıydı, onu da yapacağız. Böylece yıl sonuna geldiğimizde toplamda 850 MW’lık kapasiteye ulaşılmış olacak. Bu sürecin kademeli bir şekilde ilerlediği açıkça görülebiliyor.”
“Ulusal elektrik sisteminin yıllardır yaşadığı orijinal yedek parça ve finansman eksikliği göz önüne alındığında, bu toparlanma sürecinde sorun bazen yalnızca termik santrallerin kazanlarına indirgeniyor. Oysa sorun sadece kazanlar değil. Kazanlar, otomasyon sistemleri, elektrikle ilgili bileşenler, trafo merkezleri var… Bir termik santral kaç alandan oluşur? Bir düzenden, bir sistem bütününden bahsediyoruz.”
“Peki Felton Termoelektrik Santrali’nde ne oldu da on gün boyunca devre dışı kaldı? Tıpkı buzdolabının içindeki minicik bir gaz kaçağı gibi, santraldeki jeneratörde bir nitrojen kaçağı meydana geldi. O küçücük kaçak için tüm jeneratörü sökmek gerekti, bu da tonlarca demir yığını demek. En son noktaya kadar gidildi ve o minicik kaçağın olduğu yere kaynak yapıldı. Bir saatte değil, birkaç gün içinde soğuyacak devasa bir demir kütlesinden bahsediyoruz. Ancak kaçak nihayet bulunduğunda kaynak yapılabildi.”
“Gerçekten takdire şayan bir çalışma oldu. Böyle anlatınca basit gibi geliyor tabii, ama orada saatlerce, günlerce çalışan yoldaşlarımız vardı. Üretim direktörü, santral müdürü ve teknisyenler, Moa-Níquel’den gelen ekip… Herkes durmaksızın çalıştı.”
“Karşımıza çıkan sorunlar işte bu şekilde. Sorun, termik santrallerin zamanla yıpranmasından kaynaklanıyor, yani mesele yalnızca kazanlardan ibaret değil.”
Dağıtık üretimin geri kazanımı (jeneratör grupları) bir plan değil somut bir gerçektir
|
- Bu sorunla ilgili dünyada bize destek olabilecek başka dostlarımız var mı?
Sistemdeki arızalar ve büyük elektrik kesintileri sırasında bazı ülkeler yakıt, yedek parça ve teknik destek teklifinde bulundular. Durumu bizimle inceleyen uluslararası uzmanların katkısı büyük oldu. Hâlen daha ihtiyaçları ve kaynakları yerinde değerlendirmek üzere ülkemize gelenler var.
Elektrik Birliği çok yetenekli mühendis ve teknisyenlere sahip olsa da, her şeyi yalnızca biz biliyoruz diyemeyiz. Ancak bizi sevindiren nokta, gelen tüm uluslararası uzmanların değerlendirmelerimize katılması ve bunu yazılı olarak belgelemeleridir. Gelişim stratejimiz konusunda da hemfikirler. Bazı detaylar üzerine tartışıyor ve geliştirmeye çalışıyoruz. Ama genel olarak temel çerçevede ne yapılması gerektiğini bildiğimizi ve sorunun temel nedenlerini doğru tespit ettiğimizi teyit ediyorlar. Ulusal yakıt üretiminin artırılmasının acil bir ihtiyaç olduğunu, enerji tüketiminin yenilenebilir kaynaklarla azaltılmasının hem zorunlu hem de doğru bir yol olduğunu belirtiyorlar. Ayrıca dağıtık üretimin ve termik santrallerin güçlendirilmesinin şart olduğunu çünkü bu santrallerin hâlâ temel üretim kaynağı olmaya devam ettiğini ifade ediyorlar. Küba için kendi yakıtını kullanmak bir ulusal egemenlik meselesi.
- Felton 2’nin onarımı için yeni bir yatırım planı var mı?
Felton 2 zaten bir onarım sürecinde. Halkımız bu soruyu daha önce de haklı olarak sordu. Santral yangında tahrip olduğundan beri çalışmalar durmaksızın sürdürüldü. Bu, büyük bir yatırım süreci ve devasa bir mühendislik projesi. Söküm işlemleri titizlikle yürütüldü. Bu işlem için bazı ekipmanları ithal etmemiz gerekti. Çünkü işin gerçeği, söküm ile hurdaya çıkarmak aynı şey değil. Söküm, parçaları muhafaza edip yeniden kullanmak demektir – örneğin kazan kubbesi gibi.
Kazan kubbesini yere indirebilmek için kriko gibi bazı malzemeler ithal etmek zorunda kaldık; çünkü bu işlem dengeyi bozacak bir vinçle sarkıtılarak yapılamazdı. Bu mühendislik projesi başarıyla tamamlandıktan sonra dedik ki, kazanı Küba’da yapmak durumundayız. Zira her şeyi ithal edecek kadar çok kaynağa sahip değiliz. Felton 2’nin kazanını Küba’da üretmek için hammadde tedarik etmeye başladık. Şimdi Las Tunas’taki METUNAS fabrikasına giderseniz, tüm kirişlerin ve kolonların üretildiğini görürsünüz. Kullandığımız çelik ithal olsa da tüm yapısal şekillendirme burada gerçekleşiyor. Elbette türbin, otomasyon sistemleri ve yardımcı ekipmanların bir kısmı ithal edilmek zorunda.
- Felton 2’de her şey mi, yoksa sadece bazı parçalar mı tahrip oldu?
Tamamı. İlk başta santralin onarılabileceği düşünülüyordu, ancak mühendislik çalışmaları her şeyin sökülmesi gerektiğini ortaya koydu. Hayat da bunu gösterdi. Kazan söküldüğünde, adeta çökmüş, parçalanmış bir bina gibiydi; üstelik yıllardır hizmet vermekteydi.
- Bu onarımın tamamlanması için belirlenmiş bir süre var mı?
Bu tür yatırımların tamamlanması genellikle iki yıldan kısa sürmez. Ancak bu süreç yeni başlamış değil, çoktan ilerlemeye başladı.
- Yani Felton 2’nin montajı şimdiden başladı diyebilir miyiz?
Evet, montaj süreci çoktan başladı ve inşa çalışmaları Küba’nın egemen kaynaklarıyla yürütülüyor. METUNAS’taki arkadaşlarımız Felton ve Elektrik Birliği’ndeki meslektaşları ile oldukça uyumlu bir işbirliği içinde, birlikte bu projeyi tamamlamak üzere harikulade bir iş çıkarıyorlar. Bu projede kendilerinden beklediğimiz yüksek standartları karşılayabilmeleri için fabrikada da ilave yatırımlar yapıldı.
- Amaç, başlangıçta planlanan üretim kapasitesinin tümünü geri kazanmak mı?
Evet, 250 MW’lık geri kazanım ile Felton 2’nin nominal kapasitesine ulaşması amaçlanıyor.
- Diğer termik santraller için de -bakımdan ziyade- kapsamlı yenileme ya da modernizasyon planları var mı?
Evet, var. Örneğin Cienfuegos’daki Céspedes termik santralinin bir ünitesi Nisan ayında devreye girecek. Bu 158 MW kapasiteye sahip. Diğeri de Haziran ayında senkronize olacak.
- Bu işlemler kapsamlı tadilatlar mı?
Tam anlamıyla değil ama teknik danışmanlık aldığımız yüksek kaliteli ve derinlemesine bir onarım süreci yürütüldü. Parçalar yurtdışına gönderildi, bazıları orada üretildi ya da acil olarak getirildi. Tüm lojistik büyük bir iş birliğiyle sağlandı; uçaklar, gemiler… Yabancı firmalar, Küba’ya yardım olabilmek için üretimlerini bile durdurdu. Santrallerimizden birinin yöneticisi, ana parçalardan birini üreten ülkeye giderek orada büyük şirketlerin atölyelerinde eğitim aldı. Bu firmalar Küba’daki durum için üretimlerini durdurarak bizim için cumartesi, pazar derken yıl sonu tatillerinde bile çalışıp işi planlanan zamandan önce bitirdiler. Ardından üretilen parçaların nakliyesi için üstün kalitede gemiler ayarlandı. Bu nedenle, teknik olarak kapsamlı bir tadilat olmasa da ona oldukça yakın bir süreç yaşandı.
Ve evet, ulusal elektrik sisteminin yeniden yapılandırılması çerçevesinde, Felton 2’nin inşasının yanı sıra 100 MW’lık üç ünitenin daha onarılması planlanıyor. Ayrıca Antonio Guiteras termik santralinde de kapsamlı bir tadilat süreci öngörülüyor. Bu santralin istikrarlı bir performansı oldu, insanlar bunu biliyor. Yeniden kullanıma girse de Guiteras devreden çıktığında halkımız tarafından anlaşılıyor. Guiteras yıllar süren kesintisiz çalışma temposunun ardından artık bakıma ihtiyaç duyuyor. Sadece kullanım süresinin uzunluğu açısından değil. Jeneratör analizleri, boruların kalınlığı, otomatik sistemler ve tüm elektrik tesisatı analizleri gibi uzmanların yaptığı detaylı analizler bu santralin yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılıyor.
- Bu süreç için de dokuz-on aylık süre tanımak gerekiyor, değil mi?
Kesinlikle. Geniş kapsamlı bir tadilat söz konusu. Gerekli malzemelerin önemli bir kısmı Küba’da mevcut ancak hâlâ edinmemiz gereken milyonlarca dolarlık ekipman ve malzeme var. Bunun için sözleşmeler yapıldı, müzakereler sürüyor. Ödemeler yapılıyor ve malzemeler getirtiliyor. Gerekli malzemelerin yüzde 90’ı, hatta daha fazlası Küba’ya ulaştığında Guiteras santrali onarım için durdurulacak.
- Yani bu yıl içinde Guiteras onarılacak ve 100 MW’lık üç ünite devreye alınacak.
Evet. Céspedes santralinin iki bloğu da, önceki durumlarına kıyasla çok daha iyi şekilde sisteme entegre edilecek. Ayrıca şu anda süren başka onarımlar da var. Bunlara kapsamlı onarımlar diyemeyiz ama yine de yaklaşık altı ay sürecek bir tadilattan bahsediyoruz. Santiago de Cuba’daki Renté Santrali’nin 5 numaralı ünitesi ve Santa Cruz del Norte’deki Este Habana’nın 2 numaralı ünitesi onarılacak.
Her ikisi de, daha önceki hallerinden daha iyi bir durumda sisteme dahil edilecek. Bu üniteler eskiden senkronize olurlar ama aynı gün içinde devre dışı kalırlardı. Sürekli arızalanırlardı. Üstelik kurulu kapasiteleri 100 MW olmasına rağmen sadece 50-60 MW üretim yapabiliyorlardı.
- Bu durumda, yüzer santrallere olan bağımlılık enerji üretim matrisinden çıkarılıyor mu?
Evet, tam olarak öyle.
Bugün ülkede, üretilen elektrik tüm tüketicilere aynı anda yetmediği için birçok hatta elektrik kesintisi uygulanıyor. Ancak hiçbirimiz bu enerji krizine karşı kollarımızı bağlayıp beklemiyoruz.
Peki, Kübalı ve yabancı uzman ve teknisyenlerin seferberliği ile birlikte bu kadar malzeme temin ediliyor ve yüksek maliyetli yatırımlar yapılıyorken sürdürülebilirlik bütüncül olarak hesaba katılıyor mu?
Zamanla bozulan paneller, arızalanan bataryalar, yoğun kullanılan termik santraller için gerekli yedek parçaların temini sağlanabilecek mi?
Yenilenebilir enerji yolunda ilerlerken güneş enerjisi lehine hidroenerji potansiyelimizi ihmal mi ettik? Rüzgar enerjisiyle ilgili projeler başlatıldı ama tamamlanamadı mı?
Bütün bu sorular, söyleşinin dördüncü ve son bölümünde yanıtlanacak.
Yazar: Dilbert Reyes Rodríguez
Yayınlandığı yer: Cubadebate
Yayın tarihi: 26 Mart 2025
Çeviri: İlhan Şendil
"Küba Gerçeği", 2023 Şubat ayında Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) girişimiyle başlatılan bir yayın. Küba'da siyaset, ekonomi, yaşam, kültür gibi konularda Kübalı yazarların ürettiği makalelerin çevirilerini yayımlayan Küba Gerçeği'nde çıkan makaleler, artık soL'da paylaşılıyor.
| Ulusal elektrik sistemi tümüyle toparlanabilir mi? (II) |
|
- *
Enerji tüketicisinin yakınına kurulan küçük ölçekli enerji sistemleri tarafından yapılan elektrik üretimi
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.