Sayfa yolu
Ukrayna’ya ‘güvenlik garantisi’: ABD gözetiminde Fransız ve İngiliz askerleri konuşlanacak
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 07.01.2026 , 13:37
İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un liderliğinde kurulan ve Ukrayna'ya askeri, mali ve diplomatik yardım sağlayan “Gönüllüler Koalisyonu”nun toplantısından Ukrayna’ya İngiliz ve Fransız askeri konuşlandırma kararı çıktı.
Aralarında 27 devlet veya hükümet başkanının da bulunduğu ülke temsilcileri, Kiev için savaş sonrası güvenceleri sağlamlaştırmak üzere dün Paris'te bir araya geldi. Toplantının sonunda “niyet beyanı” imzalayan İngiltere, Fransa ve Ukrayna, Ukrayna’ya asker konuşlandırılması üzerinde anlaşmaya vardı. ABD yönetiminden temsilcilerin de katıldığı zirvede, üzerinde anlaşmaya varılan başlıklar şöyle:
- Rusya ile olası bir ateşkes veya barış anlaşması durumunda, İngiltere ve Fransa Ukrayna topraklarında asker konuşlandıracak.
- “Askeri merkezler” (military hubs) kurulacak, Ukrayna'nın hava ve deniz güvenliği sağlanacak, silah depoları korunaklı hale getirilecek ve Ukrayna ordusu yeniden yapılandırılacak.
- Ukrayna için çokuluslu güç, temas hattından uzak bölgelerde konuşlanacak ve caydırıcılık amacı taşıyacak.
- ABD, ateşkes izleme mekanizmasına liderlik edecek ve güvenlik garantilerini destekleyecek.
Toplantı sonuçlarından, Aralık ayı ortalarında Ukrayna’nın NATO’ya girmekten vazgeçmesi karşılığında önerilen “uzun vadeli güvenlik garantilerinin” bu şekilde somutlaştırıldığı anlaşılıyor. Öte yandan bu konuşlanmayla ilgili olarak Rusya’nın nasıl bir tutum sergileyeceği belirsizliğini koruyor.
Ukrayna’nın bölüşülmesinin güvencesi
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “güçlü” güvencelerin, ABD'nin Avrupa'nın katılımıyla bir ateşkes izleme mekanizmasına öncülük etmesini ve çokuluslu bir Avrupa gücünün konuşlandırılmasını içereceğini söyledi.
Zirvenin ardından Macron, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, görüşmelerin ardından böyle bir konuşlandırmanın çerçevesini belirleyen bir niyet bildirgesi imzaladılar.
Macron, Paris'in “birkaç bin” askerle katkıda bulunabileceğini söyledi.
'Mükemmel ilerleme ve zor yollar önümüzde'
İngiltere Başbakanı Starmer, toplantıda “mükemmel ilerleme kaydedildiğini” söyledi ancak Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarının devam ettiğini belirterek daha zorlu yolların kendilerini beklediğini vurguladı. Rusya'nın uzlaşması halinde barışın mümkün olacağını söyledi.
Starmer, ateşkes durumunda İngiltere ve Fransa'nın “Ukrayna genelinde askeri üsler kuracağını ve Ukrayna'nın savunma ihtiyaçlarını desteklemek için silah ve askeri teçhizat için korunaklı tesisler inşa edeceğini” söyledi.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Alman kuvvetlerinin ateşkesi izlemek için katılabileceğini ancak komşu bir ülkede konuşlanacağını söyledi. Belçika, donanması ve hava kuvvetleri aracılığıyla bu çabaya destek vereceğini belirtirken, Hırvatistan ve Çek Cumhuriyeti asker göndermeyeceklerini açıkladı.
Zelenskiy ülkede asker üslenmesinden memnun
Ukrayna için vaat edilen güvenlik garantilerini memnuniyetle karşılayan Zelenskiy, “Bugün koalisyonun somut belgelere sahip olması önemli. Bunlar sadece sözlerden ibaret değil. Somut içerikleri var: tüm koalisyon ülkelerinin ortak bildirisi ve Fransa, İngiltere ve Ukrayna'nın üçlü bildirisi” dedi.
Görüşmelerin, güvenlik ve yeniden yapılanmanın sağlanmasında hangi ülkelerin öncülük edeceğini, hangi güçlerin gerekli olduğunu ve bunların nasıl yönetileceğini “belirlediğini” söyledi.
Ukrayna'nın doğu Donbas bölgesini Rusya'nın bırakması yönündeki taleplerine atıfta bulunarak, çözülmesi gereken en önemli sorunun “toprak sorunu” olduğunu vurguladı.
Avrupa için 'güvence': ABD de koalisyona dahil edildi
Transatlantik koordinasyonunun yakınlaşmasının bir işareti olarak, zirveye ABD elçileri Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner'in yanı sıra Washington'ın Avrupa'daki en üst düzey generali Alexus Grynkewich de katıldı. Bu, ABD elçilerinin koalisyon görüşmelerine ilk kez katılması anlamına geldi.
Rusya ile görüşmeleri yürüten Witkoff, Trump'ın “güvenlik protokollerinin arkasında güçlü bir şekilde durduğunu” ve bu garantilerin “Ukrayna halkının bunun (savaşın) sona erdiğinde sonsuza dek sona ereceğini bilmesi açısından önemli olduğunu” söyledi.
Witkoff protokollerin amacını Ukrayna’ya yönelik “daha fazla saldırıyı caydırmak” ve “saldırı olursa savunma sağlamak” olarak tarif etti. Damat Kushner de, toplantıyı “çok, çok büyük bir dönüm noktası” diye nitelendirdi ve “Ukraynalıların Rusya’yla anlaştığı durumda güçlü bir caydırıcılığa sahip olduklarını ve gerçek güvencelerinin bulunduğunu bilmeleri gerektiğini” vurguladı.
ABD’nin “öncülüğünde” olacağı vurgulanan “güvence gücü”ne Washington’ın, asker değil, insansız hava araçları, sensör ve uydularla katılacağı yorumları yapıldı.
El Cezire’ye göre, açıklama ABD tarafından açıkça onaylanmadı ve Washington'ın rolüne ilişkin ayrıntılar, özellikle Ukrayna'daki çokuluslu bir gücü desteklemek için ABD yeteneklerinin kullanımını özetleyen ifadeler çıkarılarak, önceki bir taslağa göre “sulandırıldı”.
Rusya’dan henüz tepki yok
Rusya, Paris toplantısıyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı ve daha önce reddettiği bir koşul olan, Ukrayna içinde yabancı birliklerin yer almasını içeren bir anlaşmayı kabul edeceğine dair herhangi bir işaret vermedi. Rus medyasında konuyla ilgili haberler “nötr” biçimde aktarılırken Kremlin’den bir açıklama gelmedi.
Moskova, Ukrayna topraklarının yaklaşık beşte birini işgal ediyor ve son aylarda savaşı sona erdirmek için yoğunlaşan diplomatik çabalarda, doğrudan Trump’ın temsilcileriyle bir diplomasi yürütüyor. En son gelinen noktada Avrupa’nın Ukrayna’nın NATO’dan vazgeçtiği ancak toprak konusunu gündeme almadığı bir önerisinin ardından, ABD ve Rusya temsilcileri Miami’de görüşmeler yapmışlar ve sorunların çözümüne dönük umutlu olunduğu yönünde beyanlarda bulunulmuştu.
ABD ile Avrupa'nın birliği sağlandı mı?
Toplantıya katılan Macron, Starmer, Polonya Başbakanı Donald Tusk ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni gibi Avrupalı liderler, açıklamanın Ukrayna'ya yardım konusunda Avrupa ile ABD arasında yeniden canlanan bir birliği gösterdiğini vurguladı.
Macron ve Starmer, özellikle ABD'nin NATO üyesi Danimarka'nın özerk bir parçası olan Grönland'ı devralması gerektiği yönündeki yenilenen iddiaları göz önüne alındığında, Trump'ın taahhütlerine güvenip güvenemeyecekleri konusundaki soruları geçiştirdiler.
2025 Şubat ayından beri çalışmalarını sürdüren Gönüllüler Koalisyonu’nun kurucusu olan Fransa ve İngiltere Ukrayna’ya silah, mühimmat ve eğitim sağlıyor. 2025’te en az 40 milyar avro askeri destek taahhüt edilmişti. 2026 kamu finansmanı destekleme planı üzerinde çalışmalar devam ediyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.