Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ukrayna Savaşı'nın birinci yılında kazanan yok

'İnsanlık dur demezse, parçalanmış ve emperyalistlerin Rusya’yla kapışma alanına dönmüş Ukrayna tarihe daha büyük ve yıkıcı gelişmelerin başlangıç noktası olarak geçebilir.'

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 24.02.2023 , 12:25 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Rusya'nın Ukrayna'ya dönük başlattığı askeri harekat birinci yılını doldurdu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in iki haftada Kiev yönetiminin indirilerek tamamlanmasını öngördüğü operasyon, bir yılı tamamlanmasına karşın sürerken, taraflar savaşta büyük kayıplar vermeye devam ediyor.

Bu süreçte NATO'nun ve Batı ülkelerinin savaşı körükleme girişimleri hız artırırken, son olarak Almanya hükümeti, ABD öncülüğündeki uluslararası baskıların ardından Ukrayna'ya tank sevkiyatı yapılmasını onayladı.

Bizim Gazete'nin bu hafta yayımlanan 26. sayısında, bir yılını dolduran Rusya-Ukrayna Savaşı'nda gelinen durum değerlendirildi. Gözde Kök imzalı değerlendirmede, dünya egemenlerinin barışı tesis edebilecek ehliyete sahip olmadığı, el birliğiyle çatışmanın ölçeğini büyüttüklerine işaret edildi.

ABD Başkanı Joe Biden'ın Kiev ziyaretinde ülkesinin sonuna kadar Ukrayna'nın yanında olacağına dair mesaj verdiği hatırlatılan değerlendirmede, Putin'in ABD'yle nükleer silahları sınırlama antlaşmasını (START) askıya aldığını duyurmasıyla savaşın Rusya’ya sıçraması durumunda nükleer silahların kullanımını gündeme getireceğine dair mesaj verdiği ifade edildi.

Değerlendirmede, savaşın birinci yıldönümünde barışın tesisine dair herhangi bir adım atılmadığı gibi, gerilimin küresel çapta sistemik şekilde tırmandırıldığı vurgulanırken, gidişatın dünyada daha büyük ve yıkıcı gelişmelere gebe olabileceğine dikkat çekiliyor.

Değerlendirmeyi soL okurlarıyla paylaşıyoruz.

Ukrayna Savaşı birinci yılında belki de çatışmaların Rusya topraklarına adamakıllı sıçrayacağı yeni evresine girerken taraflar geri adım atmamak konusunda kararlılıklarını ortaya koyuyorlar. Geçtiğimiz hafta Kiev’e sembolik ve sürpriz bir ziyarette bulunan Amerikan başkanı Joe Biden’ın sözleri Zelenskiy ve ekibini yüreklendirirken bölge halklarına kötü haberi verdi: ”Ukrayna’nın ödemek zorunda kaldığı bedel olağanüstü yüksek. Fedakarlıklar fazlasıyla büyük... Önümüzde zor günler, haftalar ve yıllar olduğunu biliyoruz.” Elbette ABD sonuna kadar Ukraynalıların yanında olacaktı.

Bu ziyaretin hemen ardından, 21 Şubat’ta bu kez Putin konuştu. Beklenenden daha az ajitatif bir konuşma yaparak kimilerini hayal kırıklığına uğratsa da sözlerindeki bazı önemli noktalar savaşın yeni bir evrede olduğunu ilan etmiş oluyor. Birincisi ABD’nin sahadaki silahlarının ve askeri personelinin Rusya için meşru hedef olduğunu söyledi; ikincisi, Batının verdiği ağır silahların Rusya topraklarına yönelik saldırı olasılığını arttırdığı oranda Rusya’nın yanıtının sertlik derecesinin artacağını belirtti ve son olarak ve belki de en önemlisi, Rusya’nın ABD ile geriye kalan tek nükleer silahları sınırlama antlaşmasını (START) askıya aldığı haberini verdi. Anlaşmanın askıya alınması derhal bir sonuç yaratmasa da Rusya bir kez daha, bu kez somut bir adım eşliğinde savaşın Rusya’ya sıçramasının nükleer silahların kullanımını gündeme getireceği mesajını veriyor.

Savaşın bir yılı: Her şey bir yıl öncesinden daha kötü

Savaşın bir yılında, Biden yönetimi ABD’nin NATO içindeki liderliğini güçlendirmeyi ve özellikle Alman emperyalistlerini kendi gelecek vizyonuna ikna etmeyi belli ölçüde başarmış gibi görünüyor. Çin’le gerginlikler sistematik biçimde tırmandırılıyor. Çin Dışişleri Bakanının Avrupa ve Rusya’yı kapsayan bir tura çıktığı geçtiğimiz günlerde Batılı emperyalistler ısrarla Çin’in Rusya’ya silah satacağı iddiasını pişiriyordu.

Tüm bunların anlamı açık. Hiçbir çıpası kalmamış dünya düzeninin egemenleri, geçici de olsa bir barışı tesis edebilecek ehliyete sahip değiller; el birliğiyle çatışmanın ölçeğini büyütüyorlar. İnsanlık dur demezse, parçalanmış ve emperyalistlerin Rusya’yla kapışma alanına dönmüş Ukrayna tarihe daha büyük ve yıkıcı gelişmelerin başlangıç noktası olarak geçebilir.

2 hafta sürecekti, 1 yıldır devam ediyor, nereye varacağı belli değil: Putin’in hesap hatası

Geçen yılın ilk haftalarından itibaren günlerce Batı basınında Rusya’nın Ukrayna’ya saldırma hazırlığı yaptığı haberlerini okuduk. Emperyalistler 2014 Maidan’dan beri taşlarını döşedikleri gerginliği tırmandırıyordu. Ancak Şubat sonu geldiğinde, yaygaranın boşuna olmadığı, emperyalistlerin sağlam istihbaratı olduğu, Rusya’nın gerçekten Ukrayna’ya dönük kapsamlı bir saldırı planı üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. İki hafta gibi bir sürede sonuç alacak, Kiev’e girerek Zelenskiy yönetimini alaşağı edecek bir operasyon planıydı bu. Rusya’nın bu planı başarıyla hayata geçiremeyeceği kısa sürede anlaşıldı. Birincisi, emperyalist Batı, 2014’te yarattıkları karşı-devrimci iktidar yapılanmasına yıllardır yatırım yapıyor, siyasi, askeri kadro yetiştiriyor ve Ukrayna ordusunun savaşma yeteneğini arttırıyordu. İkincisi, Putin iktidarının Ukrayna’yı bir ülke olarak yok sayan milliyetçi söylemi savunma amaçlı denen operasyona büyük bir gölge düşürdü. Rusya’nın müdahalesinin meşruiyet sorunları Rus ordusunun savaşma motivasyonunu etkiledi; ordunun organizasyonel zaafları emperyalist Batının ne pahasına olursa olsun Ukrayna’nın askeri olarak arkasında durma kararıyla birleşince Rusya uzayan savaşta bir süre savunma pozisyonuna çekildi. Barış için karşılıklı yoklamaların tamamının boşa düştüğü koşullarda taraflar arası bilek güreşi her gün daha yıkıcı hale geliyor.

Ukrayna Savaşı, NATO’nun savaşı: Ateşi durmadan harladılar

NATO irili ufaklı müttefiklerini de yanına alarak Ukrayna’da Rusya’ya karşı bir vekalet savaşı yürütüyor. Bugüne kadar 100 milyar doların üzerinde askeri ve finansal kaynağın Ukrayna hükümetine aktarıldığı, 2023 yılı itibariyle Ukrayna bütçesinin yarısından fazlasının dışarıdan gelen bu kaynaklardan oluştuğu biliniyor. Başlangıçta Rusya’yla doğrudan karşı karşıya gelmemek adına ağır silahların Ukrayna ordusuna tedarik edilmesi konusunda temkinli davranan emperyalist güçler yeni yıl itibariyle bu konuda strateji değişikliğine gitmiş görünüyor. Ağır tankların ve füze sistemlerinin Ukrayna’ya girmeye başlamasıyla Ukrayna tam anlamıyla emperyalist silah sanayinin deneme tahtası ve çöplüğüne dönüşüyor.

‘Biden Kuzey Akımı’nın bombacısıdır’

Geçtiğimiz hafta sonu Amerikan başkentinde gerçekleşen savaş karşıtı gösteride Kuzey Akımı’nın Biden’ın emriyle havaya uçurulduğu iddiaları da gündeme getirildi.19 Şubat’ta Ukrayna savaşının yıldönümü yaklaşırken Washington’da ABD’nin çeşitli savaş karşıtı kitle örgütleri ve siyasi partileri ‘Savaş Makinesine Karşı Hiddet’ sloganıyla bir gösteri düzenledi. Savaşın başından beri en kalabalık savaş karşıtı eylem olarak kayda geçen gösteride Ukrayna ordusuna tek bir kuruş daha verilmemesi, barış görüşmelerinin başlaması, NATO’nun dağıtılması, Nükleer silahların azaltılması ve Pentagon bütçesinin azaltılması gibi talepler dile getirildi. Gösteri sırasında dikkat çeken pankartlardan biri ünlü gazeteci Seymour Hersh’in iddialarını gündeme taşıyordu. Hersh, Amerikan yönetiminin Kuzey Akımı boru hatlarının sabotajındaki rolünü oldukça  ikna edici bir biçimde kanıtlarıyla ortaya koymuştu.

Savaşın kronolojisi: Bilek güreşinde dönüm noktaları

24 Şubat 2022: Rusya Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını tanımasından birkaç gün sonra Ukrayna’ya ‘Özel Askeri Operasyonunu’ başlattı.

Şubat 2022: Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının hemen ardından NATO ülkeleri Rus ekonomisini izole etmeye yönelik ilk yaptırım adımlarını atmaya başladı.

14 Nisan 2022: Rusya’nın Karadeniz filosunun amiral gemisi Moskva'nın batırılması ABD’nin silah ve istihbarat bakımından Ukrayna ordusuna verdiği kapsamlı desteğin erken bir göstergesi oldu.

16 Mayıs 2022: NATO’nun yeni bir genişleme hamlesi olarak, Finlandiya ve İsveç üyelik için resmi başvuru yaptı.

20 Mayıs 2022: Ukrayna ve Rus güçleri arasında aylarca sert çatışmalara sahne olan Mariupol Rusya’nın eline geçti.

Eylül 2022: Ukrayna ordusunun başlattığı karşı-saldırı sonucu ülkenin doğusunda stratejik bir bölge olan Harkov kenti ve çevresi Ukrayna’nın eline geçti.

26 Eylül 2022: Rus gazını kuzeyden Avrupa’ya taşıyan Kuzey Akımı boru hatları sabotajlarla kullanılamaz hale getirildi. Daha sonra sabotajın bir Amerikan operasyonuyla gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtlar ortaya konacaktı.

30 Eylül 2022: Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri ile Herson ve Zaporijya’nın Rusya kontrolündeki bölgelerinde yapılan Rusya Federasyonu’na katılım referandumlarının ardından söz konusu bölgeler yapılan anayasa değişikliği ile Rusya topraklarına katıldı.

8 Ekim 2022: Kırım’ı Rusya anakarasına bağlayan Kırım Köprüsü Ukrayna’nın sabotajıyla kısmen havaya uçuruldu.

Ekim 2022: Rusya’nın yanıtı başkent Kiev ve başka merkezlerdeki enerji santrallerine yönelik kapsamlı füze saldırıları oldu.

Kasım 2022: Rusya ordusu stratejik bir kararla Dinyeper nehrinin doğusuna çekildiğini ve Herson kentini geçici olarak boşalttığını açıkladı.

Ocak 2023: Rusya aylar sonra ilk defa Ukrayna güçlerini savunma hattından geri çekilmeye zorladı. Donbass bölgesinde bulunan Soledar kenti Rusya’nın eline geçti.

Savaşın birinci yılı bilançosu – ölüm, yıkım, yoksulluk

Savaşta sivil kayıplar on binlerle, askeri kayıplar yüz binlerle ifade ediliyor. Savaş nedeniyle çok sayıda aile parçalandı ve milyonlarca insan mülteci konumuna düştü. Yaptırımlar ve ağır askeri harcamalar Rusya halkını yoksullaştırırken savaş ekonomisiyle Ukrayna halkı boğazına kadar borçlandırıldı.

Blinken’in Türkiye ziyaretinde Çin-Rusya ilişkileri gündeme geldi

Geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken deprem bölgesini ziyaret ederek temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye geldi. ABD’nin deprem yardımlarının ve Türkiye’ye bundan sonra vereceği desteğin vurgulandığı, deprem vesilesiyle ılımlı bir havada geçen görüşmelerde Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği, Türkiye’ye F16 satışları ve ABD’nin PYD ile ilişkileri gibi sorunlu başlıklar da gündeme geldi. Mevlüt Çavuşoğlu’yla birlikte yaptığı basın toplantısında Türkiye’nin Ukrayna’ya verdiği desteği ve Ukrayna krizinde oynadığı rolü öven Blinken gelen soru üzerine Çin-Rusya ilişkilerine de değindi.  Çin’in Ukrayna’da kullanılmak üzere Rusya’ya ölümcül silahlar tedarik etmeye hazırlandığına yönelik güçlü endişeleri olduğunu öne süren Blinken, gelişmeleri yakından takip ettiklerini, silah tedariki olması durumunda bunun sonuçlarının çok ağır olacağı konusunda muhataplarını uyardıklarını bildirdi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.