Sayfa yolu
Uçum’dan ‘Seçmen Erdoğan’ın adaylığına engel olanı affetmez’ çıkışı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 25.06.2026 , 17:21
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a bir dönem daha adaylık yolunun açılması için Beştepe’deki başdanışmanı Mehmet Uçum’un uzun açıklamaları AA Analiz tarafından yayımlandı.
Uçum daha önce ortaya attığı seçim tarihinin 16 Nisan 2028 olarak belirlenmesi önerisine yönelik tartışmalara yanıt verdiği yazısında, bu tarihte yapılacak bir seçimin “erken seçim” anlamına gelmeyeceğini, “zamanında ama kısa süre öne alınmış” bir seçim olacağını savundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, yaptığı seçim tarihi önerisine desteğini de memnuniyetle karşıladığını belirten Uçum, Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki seçimlerde adayının Erdoğan olacağını “açık ve kesin şekilde” ilan ettiğini kaydetti.
“Artık muhalefetin netleştirmesi gereken konu bellidir” diyen Uçum, Erdoğan’ın adaylığına muhalefetin karşı hamle yapmaması gerektiğini savundu.
Erdoğan’a yeniden adaylık imkanı verdiğini söylediği Anasaya hükmünün Meclis tarafından “hiçbir dış sebep olmadan” işletilebileceğini savunan Uçum “O noktada salt Cumhurbaşkanı Erdoğan'a adaylık imkanı geliyor diye buna karşı çıkanlar olursa bunların tutumu demokratik rekabetten, demokratik yarıştan kaçmak anlamına gelir. Madem muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı sandıkta yenme hedefi var veya bu hedefi koydular o zaman demokrat davranmaları ve demokratik rekabete alan açmaları gerekir” ifadelerini kullandı.
Uçum yazısında Türkiye seçmeninin Erdoğan’ın adaylığını engelleyecek olan aktörleri ise “affetmeyeceği”ni ileri sürdü.
Erdoğan'ın başdanışmanı “Muhalefet 2028 yılında zamanında yani döneminde yapılacak ama kısa bir süre öne alınacak seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir kez daha demokratik yarışa girecek mi yoksa demokratik rekabetten kaçacak mı?” diye sordu.
Ve şu ifadeleri kullandı:
"Makul olan odur ki demokratik yarıştan ve rekabetten yana olan hiç bir siyasi parti ve siyasi mecra kaçmayı tercih etmez. Ayrıca Türkiye seçmeni Anayasal imkan olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olarak önüne gelmesine engel olan siyasi aktörleri de affetmez.”
Uçum yazısında özetle şunları kaydetti:
“- En son birlikte genel seçim 14 Mayıs 2023 tarihinde yapıldığı için önümüzdeki genel seçimler de 14 Mayıs 2028 tarihinden bir önceki pazar günü olacaktır. Bu da 7 Mayıs 2028 tarihi demektir.
- Önümüzdeki genel seçimler için önerdiğimiz 16 Nisan 2028 tarihi siyasi ve sosyal manasıyla bir "erken seçim" tarihi değildir. Zamanında yapılacak seçimin sadece üç hafta öne alınmasıdır. Bu öne alma TBMM'nin seçimlerin yenilenmesi kararıyla olur. TBMM buna karar verirse 2028 yılında 9 ila 15 Şubat günlerinden birinde bu kararı alabilir.
- Özellikle parlamenter sistemin ezberleriyle üç hafta öne alınan seçim "erken seçim" sayılmaz gibi itirazların bir değeri yoktur. Zaten olağan gününden kısa süre öne alınan seçimlere kimse "erken seçim" demiyor. "Döneminde ama öne alınmış seçim" deniyor.
- Önümüzdeki genel seçimlerin olağan tarihi 7 Mayıs 2028 Pazar günü olduğu için bu tarihe göre seçim takviminin başlangıcı 10 Mart 2028 günü olacaktır. TBMM 10 Mart 2028 tarihinden önce ve öne alınacak seçim tarihinin takvimini de gözeterek uygun bir günde seçimlerin yenilenmesi kararı alabilir. Başka da bir süre kısıtı yoktur.
- Bahçeli’nin "Seçimin zamanında yapılmasıyla önerilen 16 Nisan 2028 tarihi arasında saat farkı bile yoktur." mealindeki kararlı cevabı konuya son noktayı koyan bir yaklaşımdır.
- Seçimin kısa süre öne alınması Anayasal bir imkan olmasına rağmen bu durumu hile diye ifade etmek ise başlı başına bir kara propagandadır. Anayasa'da açıkça "Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir" hükmü vardır. Bu hükmün devreye girmesi, hiçbir şarta veya hiçbir dış sebebe bağlanmamıştır.
- Anayasada Cumhurbaşkanlığı için iki dönem görev yapma kuralı vardır. Bu kuralın bir istisnası vardır. O da bir Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa iki dönem Cumhurbaşkanlığı yapan kişi üçüncü dönem de Cumhurbaşkanı adayı olabilir. İşte bu sebeple bu duruma istisnai adaylık denir.
- İstisnai adaylık istisnai şartlar gerektirmez. Sadece TBMM'nin Anayasa'da yer alan iki dönem kuralının istisnası olan hükmü işletmesi gerekir. TBMM'nin bu hükmü işletmesi için hiçbir koşula veya istisnai şarta ihtiyaç yoktur.
Anayasa'da yer alan istisna hükmü ile yani hukuksal istisna ile sosyal, siyasal, ekonomik pratiklerde ortaya çıkabilecek istisnai durumları karıştırmak doğru değildir.
- Anayasanın hiçbir hükmünde bir Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclisin seçimlerin yenilenmesi kararı alması istisnai şartlara bağlanmamıştır.
- İstisnai adaylık olarak adlandırılmasından yola çıkarak bu istisnai adaylıksa o zaman istisnai şartlar gerekir gibi bir sonuca varmak fikri zafiyet olur. İstisnai adaylık hükmü ile istisnai durum olgusunu birbirine karıştırmamak gerekir.
- Elbette Meclis bazen sosyal, siyasal, ekonomik sebeplerle veya yürütme ve meclis arasında ortaya çıkan çatışmaları çözmek için de istisnai adaylık hükmünü işletebilir ama bu dış sebepler hükmün işletilmesinin ön şartı değildir. Meclis hiçbir dış sebep olmadan da bu hükme göre karar alabilir.
- Açıklamalara göre vakti gelince örneğin Şubat 2028'in ilk yarısının son günlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a adaylık imkanı veren Anayasa hükmü TBMM'de hiçbir dış sebep olmadan işletilebilir. O noktada salt Cumhurbaşkanı Erdoğan'a adaylık imkanı geliyor diye buna karşı çıkanlar olursa bunların tutumu demokratik rekabetten, demokratik yarıştan kaçmak anlamına gelir. Madem muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı sandıkta yenme hedefi var veya bu hedefi koydular o zaman demokrat davranmaları ve demokratik rekabete alan açmaları gerekir.
- Cumhur İttifakı önümüzdeki genel seçimlerde Cumhurbaşkanı adayının Cumhurbaşkanımız Erdoğan olduğunu açık ve kesin bir şekilde ilan ettiği için artık muhalefetin netleştirmesi gereken konu bellidir. Muhalefet 2028 yılında zamanında yani döneminde yapılacak ama kısa bir süre öne alınacak seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir kez daha demokratik yarışa girecek mi yoksa demokratik rekabetten kaçacak mı? Makul olan odur ki demokratik yarıştan ve rekabetten yana olan hiç bir siyasi parti ve siyasi mecra kaçmayı tercih etmez. Ayrıca Türkiye seçmeni Anayasal imkan olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olarak önüne gelmesine engel olan siyasi aktörleri de affetmez.
- Tüm bu nedenlerle önümüzdeki genel seçimlerin 2028 yılında zamanında yani döneminde ama kısa bir süre öne alınarak yapılacağı güçlü bir şekilde öngörülebilir. Bu öne alma da Cumhur İttifakının adayı olarak ilan edilen Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a Anayasa'nın istisnai hükmü gereği son kez aday olma imkanı verecektir.
- Önceki yazıda vurguladığımız gibi burada konu yalnızca adaylık değildir. Türkiye'nin Terörsüz Türkiye sürecini, savunma sanayisindeki atılımlarını, enerji yatırımlarını, bölgesel güç konumunu ve tam bağımsızlık pozisyonunu kalıcı hale getirecek istikrarlı bir yönetim iradesinin sürdürülmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a adaylık imkanı verilmesidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son kez adaylığı ve seçilmesi halinde son dönem görev yapması, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşılması ve kurumsallaşmanın tamamlanması perspektifi içinde değerlendirilmelidir."
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.