Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Üç aydır tutukluydu: Alican Uludağ'a ilk duruşmada tahliye

"Cumhurbaşkanı'na alenen hakaret", "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" suçlamalarıyla Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ hakkında ilk duruşmada tahliye kararı verildi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 21.05.2026 , 15:49

Üç aydır tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ’ın yargılandığı davanın ilk duruşması bugün görüldü.

Ankara Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya İstanbul Silivri'deki Marmara 9 No'lu Cezaevi'nden SEGBİS aracılığıyla bağlanan Alican Uludağ, savunmasında Merdan Yanardağ, İsmail Arı, Pınar Gayıp ve Yelis Ayaz başta olmak üzere tüm tutuklu gazetecilere selam gönderdi.

Ankara'da uzun yıllardır gazetecilik yaptığını hatırlatan Uludağ, "22 yıldır Ankara'dayım, 18 yıldır Ankara Adliyesinde yargı muhabiriyim, basın odasında masam boş şekilde beni bekliyor. Buradan soruyorum İstanbul'da benim ne işim var" ifadelerini kullandı.

'Asla pişman olunacak bir gazetecilik yapmadım'

Mesleki geçmişine ve gazetecilik ilkelerine değinen Uludağ, hiçbir çıkar grubunun gölgesinde kalmadığını vurgulayarak şunları söyledi: 

Fethullahçıların yargıyı ele geçirmesinin başlangıcında bu meslekte günlerimiz oldu, o sırada haber yapabilen, zorlu şartlarda bu mesleği öğrenen bir gazeteciyim. O gün de bugün de tarihin doğru yerindeyim. Bağımsız gazeteci olarak gerçekleri yazmaya ve halkın haber alma hakkını savunmaya çalıştım. Çok kez tehdit edildim ama vicdanım rahat uyudum. Asla pişman olunacak bir gazetecililik yapmadım. Anayasada güvence altına alınan basın ve ifade özgürlüğünün engellenmemesi gerekir. Gazeteciliği halkın çıkarına yaptım. Bu dava, Anayasada güvence altına alınmış basın ve ifade özgürlüğünün engellenmesinden ibarettir. Bu, halkın haber alma hakkını engellemektir.

Tutuklanmasına gerekçe gösterilen unsurların yalnızca sosyal medya paylaşımları olduğunu belirten Uludağ, "Gözaltına alındım ama tutuklanmayı hak edecek suç işlemedim. Tweetler dışında hiçbir eylemim yoktur" dedi.

'Savcı delilden şüpheliye gitmesi gerekirken şüpheliden delile gitmiş'

Soruşturmayı yürüten savcının tutumunu eleştiren Uludağ, iddianameye yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:

Kim bu savcı tutuklanmamı isteyen? Terör savcısı bu. Basın savcısı değil. Savcı önce beni suçlu ilan edip sonra suça gitmiş. Bu benim susturulmak istenen bir gazeteci olduğumu gösteriyor. Savcı delilden şüpheliye gitmesi gerekirken şüpheliden delile gitmiş. 13 sosyal medya paylaşımım gerekçe gösteriliyor. Bunların tamamı ekim 2025 öncesine ait. Savcı iddianamede nasıl hakaret etmişim onu yazmamış!

Sosyal medya paylaşımlarından örnekler vererek yargıdaki operasyonları ve siyasallaşmayı eleştirdiğini ifade eden Uludağ, savunmasına şöyle devam etti:

"90 gündür düşünüyorum. 'Sandıkla kaybettiğini yargı eliyle geri almaya çalışıyor' demişim. CHP’li belediyelere dönüp operasyonları kastetmişim. Burada hakaret nerede? Ben bir yargı muhabiri olarak yargıdaki operasyonları sosyal medyada eleştirmişim. Örneğin Tayfun Kahraman… Hakkında iki Anayasa mahkemesi kararı olmasına rağmen tutuklu. İçeri girdiğimde Kahraman’ı gördüm. Gözlerinde adaletsizliğin verdiği o duyguyu gördüm. Bunu yazmayacak mıyım bir yargı muhabiri olarak? Hangi paylaşımımla hükümeti ve yargıyı aşağıladığımı yazmamış ama iddia bu. Eleştiriler yargının siyasallaşmasına karşı yapılmış paylaşımlar. Yargının bağımsızlığını savunmak amacıyla yapılmış paylaşımlar."

'Savcı düşünceyi suç haline getirmek istemiş'

İddianamedeki dezenformasyon suçlamalarına da değinen Uludağ, yargı sistemindeki çelişkileri şu sözlerle aktardı: 

Bilgiye yalan demenin yanı sıra bir fikri, düşünceyi suç haline getirmek istemiş savcı. Yani kimse fikrini söylemesin! Gazeteci tutuklamak savcılar için hobi haline geldi. Furkan Karabay tutuklanırken bu eleştiriyi yapmışım. Şimdi ben tutukluyum. Ben tanığı olduğum yargıdaki haksız atamaları anlattığım için bugün sanık olarak yargılanıyorum. Türkiye uyuşturucu baronu Zindaşti’yi serbest bırakan hakimleri gördü. Bu örnekler varken benim sosyal medya paylaşımlarının neresinde hakaret var? 23 Eylül 2025 tarihli 'yargı ile saray ardında kara propaganda mekanizması var' demişim. Burada bilgi var, eleştiri yok. İktidar yanlısı gazetecilere CHP’li belediyelerin bilgilerinin sızdırıldığını yazmışım. Hakim Bey, bunun eksiği yok fazlası var. Dezenformasyon Merkezi benim bilgiye dayalı bu paylaşımımı yalanlamadı. Savcı bir yıl sonra diyor ki bu dezenformasyon, yalan.

Savunmanın ardından savcı, Uludağ'ın tutukluluğunun devamını talep etti. 

Mahkeme heyeti ise duruşma sonunda Alican Uludağ'ın tahliye edilmesine karar verdi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.