Sayfa yolu
Türkiye'nin dört bir yanından eczacılar Ankara'da: 'Eczacıların yok sayılmasına 'dur' de'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
SOL - ANKARA
Yayın Tarihi: 27.11.2022 , 17:20 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Türkiye’nin 81 ilinden eczacılar, iflas noktasına getiren ekonomik koşullar, yüksek ilaç fiyat farkları ve ilaç yoklukları gibi taleplerini gündeme getirmek için bugün Ankara'da bir araya geldi.
Halk sağlığının piyasanın ellerine bırakıldığı koşullara dikkat çekmek için örgütlenen eczacılar, "Büyük Eczacı Mitingi" için saat 13.00'te Ankara Anıtpark'ta toplandı.
Türk Eczacıları Birliği’nin düzenlediği mitingde 46 bin eczacının yaşadığı sorunlara çözüm ve ilaca erişim kolaylığı için talepler dile getirildi.
Boyun Eğmeyen İlaç Emekçileri de bugün sosyal medya hesaplarından yaptıkları çağrıda, "Yurdun dört bir yanından Ankara'ya gelen eczacılar Gölbaşı'ndaki buluşma noktasında bir araya gelmeye başladı. Binlerce eczacı karanlığın içinden doğan bir güneş gibi Anıt Park'ta olacak 13:00'te.
İlacına erişemeyen, fahiş ilaç fiyat farklarıyla beli bükülen halkımız davetlidir" ifadelerini kullandı.
'Sesimizi duymayanlara duyurmak, görmeyenlere birliğimizi ve beraberliğimizi göstermek için buradayız'
Ankara’daki Anıtpark’ta bugün yapılan Büyük Eczacı Mitingi’ne, 81 ilden binlerce eczacı katıldı. Eczacıların yaşadığı sorunları dile getiren Türk Eczacıları Birliği Başkanı Arman Üney, şunları söyledi:
“Bugün, büyük bir umutla bu meydanı doldurduk. Peki neden buradayız? Bu vatana, bu topluma, mesleğimize ve meslektaşlarımıza büyük bir umutla, büyük bir aşkla, büyük bir bağlılıkla sahip çıkmak için buradayız. Sesimizi duymayanlara duyurmak için, bizleri görmeyenlere birliğimizi ve beraberliğimizi göstermek için buradayız. Mesleğimize karşı yapılan tüm haksızlıklara ‘dur’ demek için buradayız. Alanlardayız, başkentimiz Ankara’dayız. Bizler, tüm bölge eczacı odalarımızla, birliğimizle mesleğimiz, meslektaşlarımız için her zaman buradaydık. Tek ses, tek yürek, hep burada olmaya da devam edeceğiz.
Biz eczacılar; mesleğimiz, meslektaşlarımız ve daha sağlıklı bir toplum için bugün buradayız. Bizler, bu yola hep birlikte çıktık. Bizler, aynı okullardan mezun olduk. Aynı kurumlarda, aynı üniversitelerde çalıştık. Bizler, meslektaş olarak çıktığımız bu yolda kader birliği yaptık, yol arkadaşlığı yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Bugün burada olan bizler, mesleğimizin yarınlarını yazmaya geldik. Yıllar sonra bugünü hatırladığımızda, bugün burada ne büyük bir tarih yazdığımızı göreceğiz.
'Pandemi sürecinde büyük kayıplarımız oldu'
Kader ortaklığımız, yol arkadaşlığımız üniversite sıralarında başladı, ölene kadar da devam edecek. Çünkü bizler, eczacıyız. Biz eczacılar, ‘Asla yalnız yürümeyeceksin’ sözünü en iyi bilenleriz. Biz eczacılar, bugüne kadar mesleğimize ve meslektaşlarımıza yapılan tüm haksızlıklara karşı omuz omuza hep birlikte ‘dur’ dedik, geçit vermedik. Biz eczacılar, odalarımızdan aldığımız güçle bu mücadelelerden hep birlikte güçlü çıktık, yine güçlü çıkacağız. Bu yağmurlar bizi ıslatmaz, bu çamur ayağımıza bulaşmaz. Çünkü bizler; mahallelerde, köylerde, kentlerde, bu ülkede her yerdeyiz. Uzakları yakın edeniz biz. Zorlukları kolay edeniz biz. Kesintisiz sağlıksız hizmeti için pandemide sağlık yolunda öleniz biz. Canımız pahasına sağlık hizmeti vereniz biz. Halkımıza maskeleri ve aşıları ulaştıranız biz. Çalıştığımız her yerde ilaç ve eczacılık hizmetlerini kesintisiz sunanız biz.
Bizler, sokağa çıkma yasaklarında, hiç kimse sokaklarda değilken tüm sağlık çalışanları ile hizmet verdik. Pandemi sürecinde çok büyük kayıplarımız oldu. 77 meslektaşımızı, 24 eczane teknisyenimizi, 2 eczacı odası çalışanımızı görevleri başında kaybettik. Pandemide kaybettiğimiz meslektaşlarımız, bu onurlu mücadelenin kahramanlarıdır. O kahramanların her birini rahmetle, saygıyla, minnetle bir kez daha anıyoruz. Aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.
'Bizler toplum sağlığını savunuyoruz'
Biz eczacılar, 66 yıldır sahip olduğumuz meslek örgütümüzle mesleğimizin ve meslektaşlarımızın bugünü ve geleceği için hep birlikte omuz omuza çalıştık, çalışmaya da devam ediyoruz. Bizler, sadece meslektaşlarımızın sorunlarını ve sıkıntılarını çözmek için mücadele etmiyoruz. Bizler, bir bütün olarak mesleğimizi savunuyoruz. Bizler, bir bütün olarak toplum sağlığını savunuyoruz. Bizler, mesleğimizi değersizleştiren tüm girişimlere karşı mücadele ediyoruz. Tek bir amacımız var; bu mesleğe hak ettiği değeri kazandırmak.
Biz eczacılar, halk sağlığını korumak için; halkımıza, milletimize hak ettikleri hizmeti sunmak için, onurlu ve haysiyetli bir şekilde mesleğimizi sürdürebilmek için buradayız. Bugün hep beraber buradayız ve biz eczacılar hep birlikte ‘dur’ diyoruz.
Biz eczacılar, ‘dur’ diyoruz. Mesleğimize yapılan tüm haksızlıklara ‘dur’ diyoruz. Çünkü eczacılık mesleği değersizleştiriliyor, mesleğimizin sorunları görmezden geliniyor, sağlık sisteminin vazgeçilmezi eczacılar her geçen gün daha fazla yok sayılıyor.
'İlaç yoklukları son bulsun istiyoruz'
Biz eczacılar, ilaç yoklukları son bulsun istiyoruz. Halkımız her ilaca her eczaneden kolayca ulaşsın istiyoruz. İlaç fiyat farkları olmasın, hastalarımızın cebinden para çıkmasın istiyoruz. ‘Artık daha fazla eczacılık fakültesine ihtiyacımız yok’ diyoruz. ‘Kamu eczacılarını görmezden gelemezsiniz, onları yok sayamazsınız’ diyoruz. ‘Kamu eczacılarına hak ettiği değer verilsin’ diyoruz. ‘Eczanelerde çok ciddi ekonomik çıkmaz var, yapılan düzenlemeler yeterli değil’ diyoruz. SGK ilaç alım protokolünde yaşadığımız ekonomik darboğaza çözüm üretecek iyileştirmeler istiyoruz. ‘İlaç fiyat kararnamesindeki güncellemeler artık bir standarda bağlansın’ diyoruz. Birinci basamak sağlık çalışanları olarak meslek hakkımızı istiyoruz.
'Eczacıya hak ettiği değer verilsin'
İlaç yokluklarına, ilaç fiyat farklarına, kontrolsüz açılan fakültelere, eczanelerdeki ekonomik çıkmaza, kamu eczacısının hak kaybına, eczacıların yok sayılmasına ‘dur’ diyoruz. Biz eczacılar, mesleğimiz için ayağa kalktık. Geleceğe onurlu bir meslek bırakmak için tek bir şey istiyoruz; ‘Eczacıya hak ettiği değer verilsin’ diyoruz. Bugün Ankara’da mesleğimiz için verdiğimiz bu mücadelede hep birlikte tek ses tek yürek olduk.
İstanbul’dan Adıyaman’a, Edirne’den Erzurum’a, Çanakkale’den Elâzığ’a, İzmir’den Van’a, Muğla’dan Diyarbakır’a, Mersin’den Batman’a, Trabzon’dan Hatay’a, Kayseri’den Mardin’e, Konya’dan Gaziantep’e, Bursa’dan Malatya’ya, Ankara’dan Samsun’a, bu cennet vatanın dört bir yanından Ankara’ya tek bir şey için geldik. Eczanelerimiz kapanmasın diye geldik. Eczanelerimiz yaşasın diye geldik. Eczacılara hak ettiği değer verilsin diye geldik. Arkadaşlar, biz eczacılar, dayanışmayla, birlik ve beraberlikle, odalarımızla, meslek örgütümüzle, mesleğimize hep birlikte sahip çıkıyoruz.”
Eczacıların talepleri
Türk Eczacıları Birliği'nin (TEB) "Eczacıya Hak Ettiği Değer Verilmelidir!" diyerek çağrıcısı olduğu mitingde, eczacıların gündeme getireceği talepler şu şekilde:
- İlaç Fiyat Kararnamesinde yapılacak kar oranı ve barem artışlarının enflasyon, ilaç fiyat artışları ve yeniden değerleme oranı gibi bir standarda bağlanarak güncellenmelerin yapılacağı yeni bir model oluşturulması,
- Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapılan ilaç alım protokolünde gerçekçi iyileştirmeler yapılması,
- Kamuda görev yapan eczacılarımızın çalışma koşulları ve özlük haklarında hakkaniyetli düzenlemeler gerçekleştirilmesi,
- Hastalarımızın cebini yakan yüksek fiyat farklarının kaldırılması,
- İlaç yokluklarına son verilmesi,
- Uluslararası standartta kaliteli bir eczacılık eğitimi sağlanması adına kontrolsüzce eczacılık fakültesi açılmasına son verilmesi
- Sunulan sağlık hizmetinde kalite ve etkinliği artıracak hasta danışmanlık ve takip hizmetleri üzerinden Eczacılara Meslek Hakkı verilmesi.
TEB sosyal medya hesabından, "Hak ettiğimiz değeri alabilmek için tüm meslektaşlarımızla, fakültelerde okuyan genç meslektaşlarımızla, eczane çalışanlarımızla ve ailelerimizle birlikte Anıtpark’tayız. Ankara bugün hep birlikte çok daha güzel" paylaşımında bulundu.
Eczacılar soL'a konuştu
soL'a konuşan eczacılar, "Eczacılık mesleği sadece devletin belirlediği ilaç fiyat ve karlılık politikasıyla yürütülemez hale gelmiştir. Günümüzün ekonomik şartlarında Eczacılık sürdürülemez durumdadır" uyarısında bulunurken, eczanelerin görevlerini yapabilmeleri için ilaç kârlarının artırılarak mesleğin günümüz koşullarında sürdürülebilir olması için yeniden düzenlenerek bu oranların enflasyon oranında güncellemesini talep ettiklerini belirtmişlerdi.
Eczacılar çözüm için, ilaç politikasının mesleğin bileşenleri ile belirlenerek, sosyal devlet anlayışının hakim olduğu yönetim biçimlerinin iktidar sahibi olmalı gerektiğini ifade ettiler. soL'a açıklamada bulunan eczacılar, kamuda en büyük problemlerinin kendileri gibi sorunlarının da görünür olmaması olduğunu belirtmişlerdi.
Boyun Eğmeyen İlaç Emekçileri adına açıklama yapan Uzman Eczacı Mustafa Buğra Üstündağ, "İlaç, 'firma kâr edemiyor' diye üretilemeyen bir ürün değildir, ilaç bulunması mecburi bir üründür. Sürdürülebilir ilaç temini için tek çözüm kamu eliyle ilacın üretilmesi ve planlı bir şekilde dağıtılmasıdır. Bu ihtiyaç böyle kriz günlerinde daha da ortaya çıkıyor. Fiyatı düşük ya da yüksek diye bir ilacın bulunamaması kapitalizmin saçmalığından başka bir şey değildir. Biz bu mücadeleyi yükselteceğiz, ilaçları kamu elinde halka ulaşabilir hale getireceğiz" ifadelerini kullanmıştı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
.jpeg)

.jpg)


