Sayfa yolu
Türkiye’de 'doğal' olanın suç olmadığını açıklamak halkın görevidir
Burak Soyer
Yayın Tarihi: 15.03.2026 , 00:21
Beş yaşındaki bir çocuk, neşesini, mutluluğunu, yetişkinlerin aklına gelebilecek veya gelemeyecek türlü şekillerde gösterebilir. Gayet de doğaldır.
Doğal olmayan, beş yaşındaki bir çocuğun herhangi bir ritimde dans etmesinin ardından, ailesini “başımıza bir şey gelmesin” korkusu sarmasına ve bu yüzden açıklama yapmak zorunda kalmasına yol açan zihniyettir.
Türkiye’de, AKP iktidarı “altındaki” son yirmi üç yılın, özellikle son beş yılında öyle bir korku imparatorluğu oluştu ki, izahı mümkün olmayacak şeylerin normalleşmesi, normal olanı izaha mecbur kıldı. Üstelik bu “izah görevi” de yönetici elitlere değil, bizzat halkın kendisine kaldı. Çünkü AKP’nin her ânını gözetim altında tutmakta bir beis görmediği, hatta uzun süredir gözetimini kurumsallaştırdığı yurttaşlar, en sıradan eylemlerinin bile, “suç teşkil etmeyecek bir hareket” olduğunu açıklamak zorunda kaldı.
Yanı başımızda “dostları” çatır çatır ilkokulları bombalayıp çocukları katlederken gıkı çıkmayanlar, kendi ilkokullarında "IŞİD terör örgütü"nün propaganda “marşı”yla ufacık çocukları cihada çağıran bir zihniyete, bunun ne anlama geldiğini soran bir veliyi anında gözaltına aldı. Kendi çektiği videoda, laik olduğu iddia edilen bir müfredatla öğrencilerine eğitim veren devlet okulunda, devletin "terör örgütü" listesindeki bir dinci yapının “marşı”nın neden okunduğunu soran sıradan bir yurttaş olan velinin bunu sorması kadar normal bir şey olabilir mi? Bu “marş”ın neden okutulduğuna yetkililerden bir açıklama gelmedi henüz.
Bu mesele henüz tazeyken, T24’te şöyle bir haber daha çıktı karşımıza:
“Ağrı’da bir köy okulunun bahçesinde 'Kabe’de Hacılar Hu Der Allah' ilahisi eşliğinde dans eden çocuğun ailesi, okulun Ramazan etkinliklerini izlemeye geldiğinde çocuğun yalnızca kendini ritme kaptırdığını ve videonun annesi tarafından yüklenip hızlı etkileşim alınca silindiğini açıkladı. Aile açıklamasında, 'Hayali dansçı ve şarkıcı olmaktır. Onun için her şey ritimden ibarettir' ifadelerini kullandı. Ramazan etkinliklerinin düzenlendiği Ağrı’nın Yukarı Düzmeydan İlkokulu, ilahi eşliğinde dans eden çocuğun ailesinin açıklamasını kamuoyuyla paylaştı. Sosyal medyada gündem olan videoya ilişkin aile açıklamada şu sözlere yer verdi:
“Dans eden miniğimiz 5 yaşındadır. Dans etmeyi ve şarkı söylemeyi çok seviyor. Hayali dansçı ve şarkıcı olmaktır. Onun için her şey ritimden ibarettir. Okulun Ramazan etkinliklerini izlemeye geldiğinde yalnızca kendini ritme kaptırmıştır. Annesi tarafından video, ortamın güzelliği ve çocuğun tatlı hareketleri nedeniyle yüklendi. Kısa sürede çok sayıda beğeni alınca 3 saat içinde silinmiştir. Ancak kısa süre içinde başka hesap ve mecralarda fazlasıyla yayılmıştır. Paylaşılan hiçbir hesapla ilgisi yoktur. Bu konu özelinde kimseyle görüşülmemiştir. Dans eden çocuktan geleceğe, millî birlik ve beraberlik içinde umutlu bir ritim kalması dileğiyle…”
Beş yaşındaki bir çocuk, neşesini, mutluluğunu, yetişkinlerin aklına gelebilecek veya gelemeyecek türlü şekillerde gösterebilir. Gayet de doğaldır.
Doğal olmayan, beş yaşındaki bir çocuğun herhangi bir ritimde dans etmesinin ardından, ailesini “başımıza bir şey gelmesin” korkusu sarmasına ve bu yüzden açıklama yapmak zorunda kalmasına yol açan zihniyettir. “Laikliği savunuyoruz” diye bildiri yayınlayıp imza atanlara da soruşturma açan bu “kafa”nın her daim çeşitli mevzularla meşgul ettiği gündem vesilesiyle, neleri “torba torba” yasa tekliflerinden geçirdiğini unutmadık.
Beş yaşında, tozpembe bir dünyası olan çocuğun ailesini, böylesi bir sebeple, çocuklarının bir “suç işlemediğine” dair açıklama yapmak zorunda bırakan zihniyet, altı yaşındaki kız çocuklarının evlendirilmesinde bir sakınca görmüyordu sahi. Bunun akla mantığa uymadığını açıklamak da bize kalmıştı, kalmaya devam ediyor da, cümledeki “akla mantığa uymadığı” ifadesine gerek var mı, onu da ben bilemedim…
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.