Sayfa yolu
Türkiye ne durumda, ekonomi nasıl, nereye gidiyoruz?
savaş sarı
Yayın Tarihi: 16.08.2023 , 07:04 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Türkiye ne durumda, ekonomi nasıl, nereye gidiyoruz?
Bu sorulara yanıt ararken ilk önce çevremizdeki insanların, halkın hayat koşullarına bakarız. Bir de sanırım parayı elinde tutanların ne durumda oldukları, neler yaptıklarına bakmak gelir aklımıza.
Türkiye’de emekçilerin cephesinde değişen pek bir şey yok. Günü kurtarmaya, hayat pahalılığı karşısında ayakta kalmaya çalışıyoruz hep birlikte.
Türkiye seçimlere giderken AKP iktidarı enerji alanında bir dizi yeni keşif ve yatırımın müjdesini kamuoyu ile paylaşıyor, enerji kullanımının yurttaşlar için el yakan bir konu olmaktan çıkacağı vaadinde bulunuyordu. Dünyada enerji arz ve temininin büyük zorluklar barındırdığı bir dönemde Türkiye arz sıkıntısı yaşamamak için kimi çözümler üretmekle kalmıyor “yerli” ve “milli” kimi adımlar da ard arda geliyordu. En azından AKP iktidarının sunduğu fotoğraf böyle idi.
Sonra, sonra seçimler oldu ve AKP yeniden iktidara geldi. Yeni dönemin en can yakan konusu ise yine hayat pahalılığı.
Peki parayı elinde tutanların cephesinde nasıl durum?
Büyük ailelerden biri ile, o ailenin enerji sektöründe enerji üretim ve dağıtım faaliyetlerini gerçekleştiren şirketi üzerinden anlatmaya çalışayım durumu.
Sabancı ailesinden söz ediyorum. Sabancı ailesinin aile hayatı bizi ilgilendirmez. Ama ticari faaliyetleri Türkiye’de neler oluyor sorusuna yanıt ararken ciddiye alınmayı ve daha yakından gözlenmeyi fazlası ile hak ediyor. Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve sosyal hayatını doğrudan etkileyen, bugünkü halimizin birinci dereceden sorumlusu bir aileden söz ediyoruz.
Geçtiğimiz hafta basında Enerjisa’nın kazancına dair bir haber yer aldı basında. Enerjisa şirketi 30 Haziran’da kamuoyu ile paylaştığı bir bilgilendirme notunda 2023 yılının ilk altı ayında kârını iki katına çıkarmış ve 2,35 milyar Türk Lirası net kâr açıklamış.
Enerji maliyetlerinin bu kadar yüksek olduğu, sabah akşam enerji arz sıkıntısından söz edildiği bir dönemde bu kâr merak uyandırmıyor değil.
Sabancı Holding Enerjisa’yı 1996 yılında kuruyor. 2007 yılında Avusturyalı elektrik üretim firması Verbund ile ortaklığa gidiyor. Bu ortaklık hem Avrupa pazarına açılmanın hem de daha güçlü yatırım ve ortaklıklara gidebilmenin ilk adımı oluyor Enerjisa için.
2009 yılında Enerjisa ilk büyük işini kapıyor. Başkent Elektrik Dağıtım AŞ’nin hisselerinin tamamını 1 milyar 225 milyon dolar karşılığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan devralıyor. Bu aynı zamanda Enerjisa’ya ilk büyük özelleştirme kıyağı. Yani Ankara ve çevresindeki toplam 7 ilde 3 milyonun üzerinde abonenin elektrik dağıtım işini almış oluyor. Ve sonrası geliyor. 2013 yılında İstanbul Anadolu Yakası elektrik dağıtım işini yapan AYEDAŞ ve Adana ve çevre illerin elektrik dağıtım işini yapan Toros EDAŞ ihaleleri de Enerjisa’nın oluyor. Enerjisa 1 milyar 277 milyon dolar teklifle AYEDAŞ’ı aldığında 2,5 milyonun üzerinde abonesi var. Toroslar EDAŞ’ı ise 1 milyar 725 milyon dolar teklifle alıyor. Toroslar EDAŞ’ın elektrik dağıtım hizmeti sunduğu Adana, Gaziantep, Hatay, Mersin, Osmaniye ve Kilis illerinde 2013 yılındaki abone sayısı 2,5 milyonun üstünde. Bu iki özelleştirme kıyağı ile 2019 yılına gelindiğinde Sabancı ailesi 14 ilde 21 milyonu aşkın abonenin elektrik dağıtım işini ve kazancını kendi tekeline almış bulunuyor.
Enerji üretimi alanında da boş durmuyorlar. Yenilenebilir enerji santralleri, doğalgaz dönüşüm santralleri ve tüm bunların hepsinde adeta Enerjisa’nın garantili ve kârlı satış olanakları hesaba katılarak yapılmış bölge kalkınma planları.
Bu arada 2013 yılında Verbund’un hisselerinin yarısını Alman enerji firması E.On’a satması sonucu E.On ile Sabancı holding arasında Enerjisa bünyesinde yeni bir ortaklık kuruluyor. Bu enerji alanında faaliyet yürüten uluslararası sermaye ile hem Türkiye’ye dönük hem de başta Avrupa bölgeye dönük birlikte kimi plan ve yatırımlara girmenin de kapısını aralamış görünüyor. Anlayacağınız Enerjisa kurulduğu 1996 yılından bu yana geçen 17 senede dudak uçuklatan bir pazarın ve zenginliğin sahibi haline gelmiş.
Sabancı ailesinin enerji sektöründeki macerası Türkiye’deki özelleştirme ve özel olarak da enerji alanına dönük özelleştirme politikalarının paralelinde yürüdü.
İlk önce bir kamu hizmeti olan elektrik üretim-iletim-dağıtım süreçleri parçalanıyor.
Devamında elektrik dağıtım hizmeti özelleştirmelerle piyasaya açılıyor.
Aynı süreçte elektrik üretim alanında da önce yap-işlet-devret devamında ise yap-işlet modelleri ile tüm doğal kaynaklar plânsız bir yağma sürecinin konusu haline getiriliyor.
Sonra elektrik piyasa kurulu ve devamında enerji piyasa kurulu ile enerji tamamen sermayenin kâr kapısı haline gelmiş durumda. Üstelik öyle bir kâr kapısı ki neredeyse her tür maliyet kaynaklı zarar devlet tarafından sübvanse ediliyor.
Tabi bir de şu var. Enerji alanındaki özelleştirme ve piyasalaştırma süreci kaçınılmaz olarak bir tekelleşme sürecini beraberinde getirdi. Türkiye’de parayı elinde tutan büyük sermayedarlar elektrik üretim ve dağıtım süreçlerini belirler durumdalar. Enerjisa bunların başında geliyor.
Neydi sorumuz, Türkiye’de durumlar nasıl?
Ülke kaynaklarının koşulsuz kullanımına sunulduğu, insan emeğinin bu kadar ucuz olduğu, halkın en temel haklarından birinin elektrik kullanımının garantili kazanç kapısı haline getirildiği bir fotoğraf.
Enerjisa için Türkiye’de durumlar gayet iyi görünüyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
