Sayfa yolu
Tunç Soyer'den asbestli gemi tepkisi: 'Biz neden alıyoruz?'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 26.07.2022 , 16:12 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Asbestli olduğu belirtilen Brezilya donanmasına ait Nae Sao Paulo adlı savaş gemisinin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından İzmir Aliağa'da planlanan söküm işlemine onay verilmesine tepkiler sürüyor.
İzmir Mimarlık Merkezi'nde düzenlenen basın açıklamasına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Tabip Odası Başkanı Süleyman Kaynak, İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Genel Sekreteri Aykut Akdemir, TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi yöneticileri ve üyeleri katıldı.
İzmir Mimarlık Merkezi’nde meslek örgütleri tarafından düzenlenen basın toplantısında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Gemi ile ilgili bakanlığın yaptığı açıklamalar güven vermiyor. Çevreyi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan korumak çok üzücü bir tablo. Bakanlığı sağduyuya, basirete, çevre duyarlılığına davet ediyoruz” dedi.
'Bakanlığın açıklaması güven vermiyor'
Soyer toplantıda, “İki başlığı var, bu hikayenin. Birincisi geminin kendisi, ikincisi Aliağa söküm tesisleri. İki boyutu var. Gemi ile ilgili bakanlığın açıklamaları hiç güven vermiyor. 'Gemiyi gezdiririz, herkes görsün' diyorlar. Geminin tehlikeli atık envanterini çıkaran firma, girilemeyen yerler olduğunu söylüyor. Biz gezip, neyi göreceğiz? Geminin Hindistan tarafından kabul edilmemiş olması, bir de üstüne onur kırıcı bir durum. Hindistan'ın kovaladığı, geri gönderdiği gemiyi biz neden alıyoruz, nasıl alıyoruz? Gemi boyutu, son derece şaibeli ve kafa karıştıran bir açıklama ile yürüyor” dedi.
'22 işletmeden sadece 8'i normlara uygun'
Soyer, Aliağa'da gemi söküm uygulamalarının 40 yıldır devam ettiğini anımsatarak “Burada 22 işletme var. 8'i sadece, Avrupa Birliği normlarına uygun işletme yapıyor. 3'te 2'sinin neye göre işlem yaptığı belirsiz. ÇED'den muafiyet tanınmış bu firmalara. Bir mandıra açarken 'ÇED olumlu' raporu almak zorundasınız. Binlerce tonluk gemilerin söküldüğü bir yerde yayılan emisyon, ortaya çıkan kirlilik... Bunların hiçbirinin ÇED mevzuatına tabi olmadığını görüyoruz. Kabul edilebilir değil. Her iki başlıkta da mücadeleyi sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
'Çevreyi Çevre Bakanlığı'ndan korumak üzücü'
Bakanlığın kararının yanlış olduğunu ifade eden Soyer, “Aliağa ile ilgili yeni düzenlemelerin yapılmasının önünü açacak bu mücadele. Seferihisar'da bana orkinos çiftliklerine karşı mücadele ederken 'Ne yapıyorsun?' diye sorarlardı. Ben de 'Çevreyi, Çevre Şehircilik Bakanlığı'ndan korumaya çalışıyorum’ derdim. Bundan gurur duymuyoruz. Çevreyi, Çevre Şehircilik Bakanlığı'ndan korumak çok üzücü. Bakanlığı sağduyuya, basirete, çevre duyarlılığına, bu memleketin doğasına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Bizimle beraber aynı kaygıyı taşımaya davet ediyoruz. Bunlar kabul edilemez. İzmirlinin görebileceği, içine sinebileceği, kimsenin kuşkuyla baş başa bırakılmayacağı bir süreç istiyoruz. Ben şahsen de Tunç Soyer olarak kişisel dava sürecini de başlatmayı düşünüyorum. Tüm İzmirlileri de bu dava sürecine katılmaya davet ediyorum. İzmirlilerin içi rahat olsun. İzmir sahipsiz değil. Zehirlerden korumaya, atıklardan, çöplük olmaktan korumak için elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
'Mücadeleye ihtiyaç var'
İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel ise “Baro olarak davalar açıyoruz. Yürütmeyi durdurma karaları da çıkıyor. Ama uygulayana kadar kaşla göz arasında gemiler sökülmüş oluyor. Yaşanacak felaketler yaşanmış oluyor. Bu alanda çalışan ülkelere baktığımızda Türkiye'nin içinde bulunduğu riski görmek mümkün. Çok az sayıda ülkede bu söküm işlemlerinin yapıldığını görüyoruz. Pakistan, Bangladeş ve Hindistan gibi. İdarenin pervasızlığı nedeniyle davalardan başka bir şeye ihtiyaç var. Sökülmesin istiyorsak daha kararlı bir mücadeleye ihtiyaç var” dedi.
'İnsan sağlığına olumsuz etkiler yaratacak'
İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Süleyman Kaynak geminin insan sağlığını ciddi şekilde etkileyeceğinin altını çizerek “Sadece bir gemi değil. Aliağa'daki gemi söküm alanının koşullarının da değerlendirilmesi gerekiyor. İnsan sağlığı için başta asbest ve radyoaktivite olmak üzere orada çalışan insanların sağlığına olumsuz etkiler yapacak maddelerin ülkemize girdiğini görüyoruz. Türkiye'de atık politikasının yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor” dedi.
TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sözcüsü Aykut Akdemir ise, “Bu bugünün sorunu değil. 15 aydan bu yana değişen bir şey yok. O gün talep ettiğimiz hiçbir belge açıklanmadı. Bu gemi ilk değil. Son da olmayacak. Göz ardı edilen her türlü kural bu ülkenin doğasına, suyuna zarar vermekte. Gemiyi durdurun, İzmir'e getirmeyin. Dava süreci hazırlığımız var. İzmir'de yereldeki tüm kurum, kuruluş ve örgütlere çağrı yapıyoruz. Bu mücadeleyi tekleştirmek ve büyütmek gerekiyor" diye konuştu. (ANKA)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
