Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Trump ve Meclis'in yeni yasama yılı: Vekillerin karnesi her şeyi ortaya koyuyor

Meclis Genel Kurulu bugün açıldı, tatil sonlandı. Peki, tatil gerçekten bitti mi ya da Meclis gerçekten çalışıyor muydu? Önder Algedik, Meclis'in Erdoğan'a nasıl bir meşruiyet sağladığını vekillerin karnesiyle ortaya koydu. Sonuçlar oldukça çarpıcı.

Önder Algedik

Yayın Tarihi: 01.10.2025 , 17:50 Güncelleme Tarihi: 08.10.2025 , 16:50

TBMM’nin 28 Dönem 4. Yasama Yılı, Erdoğan’ın ABD ziyaretinden çok önemli iki tartışmayı saklayarak açıldı. Trump’ın Erdoğan’ı göstererek "hileli seçimleri herkesten daha iyi bilir” demesi ve ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın "Tamam sayın başkan, neye ihtiyacı var?" diye sorduğunda "meşruiyet" yanıtı alması nedense siyasetin ana gündemi değildi. Halbuki adil olmayan seçimler ve meclis yolu ile meşrulaşan politikalar bizim gündemimiz ve hatta derdimiz!

Muhalefet neden hileli seçimi ana gündem yapmadı? Neden iktidara meşruiyet kazandıran Trump dışında şeyleri konuşmadık? Neden Erdoğan’ın 4. kez aday olması için sürekli erken seçim tartışıyoruz? Bu ısrarın, Trump ve Barrack’ın sözleri ile cümle alemin duyduğu ifadelerin görmezden gelinmesi aslında TBMM’nin yeni yasama yılında saklı.

Profesyonel meslek olarak vekillik!

Vekillerin siyasi bir amacı olduğunu iddia edebilirsiniz ama böyle bir amaçlarının olmadığını sayılar size anlatır. Mesela şu an Meclis'te en az üç dönemdir vekillik yapanların listesinde AKP dışındaki partiler ağırlıktadır.

TBMM’de şu an 7 dönemdir vekil olan 3, 6 dönemdir vekil olan 8 vekil var. Bunlardan biri 42 yıl önce TBMM’ye adım atmış ve bu dönem 6. dönemini geçiren Lütfullah Kayalar. 

Erdoğan Toprak 1996’da Meclis'e girdi ve 7 dönemdir vekil. Engin Altay da 2002’de Meclis'e girip 7 dönem vekillik yapanlar arasında. Anlayacağınız bayağı profesyonel vekiller var ve AKP ve MHP’li olanları düşünce hatrı sayılır bir muhalefet listesi karşımıza çıkıyor.

1

Profesyonel muhalefetin muhteşem karnesi!

Bu kadar dönemdir vekillik yapanların TBMM’nin asli görevlerinde rolleri olması gerektiğini düşünürsünüz. Ancak bu yedi vekilin örgütlediği bir yasama çalışması var mı bilmiyoruz. Bir kanunu durdurmuşlar mı? Haberimiz yok. En net bildiğimiz bu tecrübeli siyasetçilerin oylama karnesi. 

28. Yasama Dönemi’nin ilk üç yasama yılında 106 oylamada en yüksek katılım Faik Öztrak’a ait. Ama Öztrak 14 defa oylamalarda KABUL oyu vererek AKP’lileri sevindirmiş. 

Meclis’in 6 dönem vekillerinden Yaşar Tüzün 12 RET oyuna karşılık 14 KABUL oyu vererek hangi partiden olduğunu konusunda kafa karıştırmış. Ama Öztrak bir istisna değil, diğerleri de Meclis'e gelmemiş, yasalara çalışmamış ve günün sonunda AKP-MHP oyları ile geçti denilen kanunlara ara ara KABUL oyu vermiş!

Şimdi bu isimler ve devamındaki liste seçimlerin meşruluğunu tartışır mı? Hem de birkaç dönem daha vekil olma ihtimalleri varken? Hem muhalif görünüyorlar hem AKP’nin kanunlarına bol bol KABUL oyu veriyorlar ve Meclis'e gelmeyerek iktidarın kanunları geçirmesine ayak bağı olmuyorlar.

1

28 Dönem Karnesi : Meşruluk kazandırma sanatı

Bu kadar profesyonel vekilin bu kadar umursamaz ve sorumsuz olması çok ilginç değil mi? Ama daha kötüsü bu resim, ihtiyar vekiller dışında daha genç vekillerde de değişmiyor. 

TBMM’de 28. Yasama Dönemi’nde 106 açık oylama yapıldı. TBMM’ye bu üç yılda 3 ay gelseniz hepsine katılabileceksiniz. Ama buna bize zahmet etmiyorlar. Mesela "Altılı Masa" ekibi oylamalara üçte bir oranında katılıyor. Seçimlere, Yeşiller ve Sol Gelecek’ten giren ve bugün 4 parti olan ekip ise çeyrek porsiyon oylamalara katılıyor. Ama kötüsü "Altılı Masa" iktidarın gizli ortağı gibi RET oyu kadar KABUL oyu vermiş. Yeşiller ve Sol Gelecek’ten Meclis'e girenlerde de fena olmayacak sayıda KABUL oyu var.

Bu karneler ortaya çıkınca siyasetin sevdiği birkaç savuşturma yöntemi var. 

Birincisi Meclis'in bir rolü olmadığı söylemi. Rolü yoksa “orada ne yapıyorsunuz?” diye insan merak ediyor. İkincisi tekliflerin sarayda hazırlandığı söylemi. Sarayda hazırlanıyorsa o kadar KABUL oyu sizin de onayladığınız anlamına gelmiyor mu? Diğeri de “kanun geçsin, muhalefet edecek bir konu daha çıkar” yaklaşımı. Bir kanuna karşı çıkmayıp X'te paylaşım yapan çok sayıda vekil bu sınıfa giriyor.

Ama ortaya çıkan tek bir gerçek var, iktidarın politikaları böyle bir muhalefet ile meşruluk kazanıyor!

1

Oylama karnesinin ortaya çıkardığı gerçek!

Meclis’in yasama çalışmaları bir süreç. Bu sürecin son aşaması oylama. O da tek ölçebildiğimiz yer. Diğerlerini ölçemiyoruz çünkü sıfır. Dünyanın ve Türkiye’nin iklim politikalarını incelediğim ve TBMM’nin 27. Yasama Dönemi’ni de değerlendirdiğim İklim Meselesi kitabımda bu süreci şöyle özetliyorum.

“Bir kanun teklifi TBMM Başkanlığı’na sunulduktan sonra önce ilgili komisyona havale edilir, ardından komisyonda görüşülerek raporu hazırlanır. Teklifin komisyondan çıkan hali komisyon raporuyla beraber Genel Kurul'da görüşme sırası bekler. Genel Kurul görüşmesinde onaylanması halinde Cumhurbaşkanı tarafından da onaylanarak Resmi Gazete'de yayımlanması ile yürürlüğe girer. “

Şimdiye kadar Meclis’e geldiğinde partilerin bırakın toplumu, bırakın kendi seçmenini, partilileri de örgütlediği bir çalışma gördünüz mü? Ya da komisyon aşamasında? Bu sürecin hiçbiri yerine getirilmez ve böylece kanunlar halktan saklanır.

Mesela Devlet Düzenleme Kurulu, vekillerin 69’u RET verdi ve 199 muhalefet vekili katılmadı. Teklife dair tek bir detay sızdırmadılar. Teklif kanunlaştıktan sonra belediyelerin reklam şirketlerine kayyım atandı, belediyelere kayyım atama işleri kolaylaştı ve en son Ciner’lere atanan kayyım da bunun eseri idi. Ama hiç haberimiz olmadı. 

Ya da parklara inşaat açmaya yarayan meclis kapanmadan geçen o düzenleme? 102 vekil RET verdi, 158 muhalefet vekili oylamaya katılmadı ve bir tanesinin ağzından bunu sızdıran tek bir cümleyi kaçırmadı.

Son bir örnek de işçi haklarını 100 yıl geriye götürmenin ilk adımı olan turizm çalışanlarının 6 gün çalışıp bir gün tatil yapma haklarını elden alıp 10 gün çalışıp bir gün tatil yapmalarını sağlayan teklif. Böylesi bir maddeye dair bir tane ortalığı ayağa kaldıran partiyi bırakın, vekilin olmaması, sadece 85 vekilin karşı çıkması, 178 muhalefet vekilinin oylamaya bile gelmemesi, CHP ve DEM’den çok sayıda vekilin TİP ve EMEP gibi partilerin tamamının katılmaması feci değil mi?

Trump Erdoğan’ın istediği meşruiyeti verirken Türkiye’de muhalefet iktidarın yasama üstünden kurmak istediği meşruiyeti böyle veriyor!

Görev ne?

TBMM’deki muhalefet partilerinin ve vekillerinin tamamı bugün için iktidarın yasama meşruiyeti için çalışıyor! Emekçinin hakkını savunmayan, parkların inşaata açılmasına karşı çıkmayan, kayyım atamaya yol veren kanunu önemsemeyen bu siyaset iktidarı mutlu ediyor. 

O kadar ki İsrail ile ilgili olağnüstü toplantıya muhalefet imzaları verip, Meclis'i toplatıp AKP’nin hazırladığı ve zerre yaptırım olmayan metni imzalayıp üstüne RET oyu bile vermiyor. Böylece muhalefet İsrail’i destekleyen politikaları da meşrulaştırıyor.

Meclis’ten geçen kanunlar hayatımızı zehir ediyor, ucu Filistinlilere kadar dokunuyor. Meclis’te halkın olmaması, profesyonel siyasetçiler ile dolu olması büyük bir sorun. Ama onlar seçim istiyor, ki tekrar seçilsinler ve iktidara meşruiyet sağlamaya devam etsinler. Ama bizim görevimiz iktidarın kanunlarını meşrulaştırmak değil, bilakis onları meşrulaştırma çabasına karşı çıkmak.

Trump’in gördüğünü Türkiye’de siyaset görmüyor. Biz görürsek de çok şey değişecek.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.