Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

soL’da yeni dönem: Niyetlerimiz, iddialarımız ve sebeplerimiz

Kapsamlı bir hamle yapıyoruz. soLTV, günlük haber bültenleriyle açılışı yaptı. Ortaklaşa, ülkedeki önemli bir boşluğu doldurmaya aday. soL Haber Portalı, tüm bu hamlenin taşıyıcısı olmak üzere, kendisini yeniliyor. Heyecanımızı tüm soL okurlarına hissettirebilmek ve hedeflerimizin hakkını verebilmek umuduyla.
sol

Yiğit Günay

Yayın Tarihi: 30.09.2025 , 12:48 Güncelleme Tarihi: 01.10.2025 , 18:14

Uzun zamandır hazırlanıyorduk.

1 Ekim’de, soL, her şeyiyle yenilenmiş olarak karşınıza çıkacak.

Bu dönüşümün altında, basitçe, site arayüzümüzün eskimiş olması yatmıyor.

Türkiye ve dünyada medyanın vaziyet ve gidişatından, ülkemizin içinden geçtiği dönemde nasıl bir gazetecilik ihtiyacı olduğu sorusuna verdiğimiz yanıta kadar, çok fazla boyutu olan bir yenilenme, yapmaya çalıştığımız.

Ne değişecek, niye değişecek, neyi hedefliyoruz?

‘Anlık haber’ cenderesi

Türkiye’de hemen tüm internet gazeteleri, internet medyasında yıllara yayılmış alışkanlıklar, ülkemizin siyasi ve toplumsal yaşamının sıradışı hızı, temel gelir kaynağı olan reklamların esas olarak tıklanmayla orantılı olması ve trafik sağlamanın da esas olarak hızla bağlantılı olması gibi çeşitli sebeplerle, tamamen “en hızlı şekilde, en fazla sayıda haber girme” mantığıyla çalışıyor.

Muhabirlerin sayısı gittikçe azaldı. Gerçekten araştırılması gereken bir mesele için bir hafta bir yere gidip araştırmayı unutun zaten, günde bir haber yazmak bile çoğu zaman yetersiz sayılır hale geldi.

Bir meslek olarak editörlük, “şöyle bir oku, kopyala, yapıştır, fotoğraf ekle, sal yayına, bir sonrakine geç” denebilecek bir trafik polisliğine indirgendi. Yazıları inceleyen, verileri teyit eden, argümanlar sağlam değilse veya makaleyi güçlendirecek kimi unsurlar eksikse bunları yazar veya muhabire geri gönderen, olay, olgu ve eldeki haberlere tepeden bakıp bunlar arasındaki bağlantıları kurarak nasıl sunulması gerektiğine kafa yoran editörü ara ki bulasın.

Ama sıkıntı sadece hızla girilen yüzeysel haberlerde sık sık hata olması değil. Sıkıntı daha derinde.

Gazetecilik, gerçeğin kavgası. Ve bugün gerçeğimizi değiştirmek için kavga vermemiz gerekiyor.

Ama olgular her dakika yeni bir haberle üstümüze boca edildiğinde o gerçeği kavrayamıyoruz.

Bahçeli’nin “Çin-Rusya” çıkışıyla çözüm sürecinin dış dinamikleri arasında bağ kurulmadığında, F-35’lerin motorları meselesiyle silah sanayiindeki özel şirketlere yönelik devlet politikası yan yana ele alınmadığında, ülkedeki eğitim sorunu MESEM’lerin sermaye sınıfı için anlamıyla ilişkilendirilmediğinde, Türkiye’nin gerçeği anlaşılamaz.

Bu cendereden çıkmak niyetindeyiz. Bombardımana birkaç gülleyle dahil olmaktansa, soL okurlarına, ülke ve dünyayı, yaşamı gerçekten kavramalarına yardımcı olacak bir derinlikle üretim yapmak istiyor.

Fakat, bunu hakkıyla yapmanın temel şartlarından biri, mali.

‘Medyanın ekonomisi’ cenderesi

Yukarıda bahsedilen işi hakkıyla yapabilmek, kişilerin birikimleri, yetenekleri, sezgileri gibi öznel unsurlar bir yana bırakılırsa, bir meseleye gelip dayanıyor: Emek-zaman.

Bir meseleye ne kadar emek verebiliyor, ne kadar zaman harcayabiliyorsunuz? İliç’teki maden faciasının takibini duruşmadan duruşmaya mı yapabiliyorsunuz, yoksa bir muhabiriniz, her ay bir haftasını bu işe ayırarak İliç’te halkla konuşmaktan, bir şekilde yok sayılan ilk bilirkişi raporunda imzası bulunan akademisyenleri tek tek ziyaret etmeye, Kanadalı şirkete dair bilgi toplamak üzere Kanada’daki kaynaklarla temasa geçmekten, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tepkisini anlamak üzere bakanlık ve müdürlük koridorlarında dolaşmaya kadar vakit ayırabiliyor mu?

Bu olmadan, işin hakkını vermek zor.

soL TV’nin “Medusa’nın Salı” belgeseli, bunun en açık kanıtlarından biri: 2025’in en çok ses getiren belgeseli, beş kişilik ekibin aylar alan çalışması bir yana, Deniz Sözüak’ın yıllara yayılan emeği sayesinde yapılabildi.

Fakat bu, çok maliyetli bir iş. Hele hız ve gündem baskısının bu kadar yoğun olduğu bir ülkede…

Öte yandan, medyanın ekonomisi, bu yaklaşımı neredeyse imkansız kılan bir vaziyet almış durumda.

soL, ilk olarak 1998 yılında, dergi olarak yayın hayatına başladı. 2006’da internet gazetesi olduğumuzda, Türkiye’de yeni yeni internette haber siteleri kuruluyordu.

Aradan 19 yıl geçti ve medyanın en temel ekonomik yapısı kökten değişti: Eskiden, esas para kaynağı, okurdu. Okur, satın alıyordu.

İnternetle birlikte para kaynağı önce sadece reklam oldu. Şirket reklamlarına, Google reklamları eklendi. Ardından, çoğu batıdan gelen fonlar birçok sitenin finansmanında aslan payını elde etti. Bir noktadaysa, tamamen siyasi partiler medya kuruluşlarını finanse etmeye başladı.

Medyanın tarafsızlığı, kapitalist düzende, elbette yalan. Bir gazeteyi bir holdingin finanse etmesi, bir partinin finanse etmesinden kötüdür çoğu zaman: Okur, finansmanın nereden geldiğini ve finanse edenin amacının ne olduğunu bildiği müddetçe.

Ama bir yayın, gücünü esas olarak okurundan almalıdır. Bu okurun örgütlü olması, o gücü daha da artırır.

soL, hep böyle ayakta kaldı. Örgütlü okurunun desteğiyle.

Şimdi, bu desteği artırmak ve soL’u büyütmek için bir stratejiyi hayata geçiriyoruz.

Google reklamlarını tamamen kaldırıyoruz.

soL’da abonelik sistemine geçiyoruz.

Elbette, işçi sınıfından yana bir yayın olarak soL, sitedeki içerikleri yine ücretsiz şekilde halka ulaştırmayı sürdürecek. Peki, abonelik ne sağlayacak?

soL aboneliği ne getirecek?

En başa, soL’un ve okurun ortak çıkarı yazılmalı: Abonelerin katkıları soL’un büyümesini, soL’un büyümesi, okurlarının çıkarlarını daha güçlü savunmasını sağlayacak.

Bir diğer deyişle, soL’a aboneliğin en temel motivasyonu, soL’un, gerçeği kavgasına omuz vermek olacak.

Öte yandan, soL aboneleri, ilk aşamada, daha sonra okumak istedikleri haberleri kaydetmek gibi, adım adım yenileri eklenecek kimi avantajlara sahip olacak.

Bir diğeri, Ortaklaşa dergisi.

1 Ekim’de biz siteyi yenilerken, yeni aylık dergi Ortaklaşa’nın ilk sayısı da matbaadan çıkmış olacak.

Tüm bu haber bombardımanı karşısında, memleketin en temel meselelerinde gerçek bir derinleşmeyi sağlamak, Cumhuriyetçilerin mevzilerini derinleştirmek, ideolojik müdahale ve dönüşümde koçbaşı görevini üstlenmek üzere Ortaklaşa, elden satışa çıkmasından bir hafta sonra, abonelerce soL üzerinden de okunabilecek.

Bir de, aboneler, soL’un yeni yapay zeka robotunu kullanabilecek.

soL Yapay Zeka: Farkı ne?

soL’un teknik ekibi, bir süredir, bir yapay zeka robotu üzerinde çalışıyordu.

Aslına bakılırsa, medyada sanıldığından çok daha yaygın biçimde kullanılıyor yapay zeka.

Sadece haber yazan muhabir ve editörlerce değil… Esas, çok daha fazla, ajanslardan ve diğer kaynaklardan haber çekip, siteye aktarma aşamasını otomatize etmek, dolayısıyla editörlere kaynak ayırmaktan kurtulmak için. Diğer deyişle, “verimlilik” için.

soL, yukarıda açıkladığımız üzere, bunun tam tersi istikamete çeviriyor yönünü. Hız veya otomatizasyon değil, derinleşmenin peşinden gidiyor.

Bu yüzden, yapay zeka editörlerin değil okurların hizmetine sunulacak.

Tıpkı Chatgpt ve piyasadaki benzerleri gibi okurun sohbet edebileceği bir robot olan soLYZ Beta’nın temel farkı, tamamen soL arşivi üzerinde çalışması.

Yani Filistin meselesi sorulduğunda siyonist çarpıtmalarla, Türkiye’nin sorunları sorulduğunda yandaş medyanın uydurmalarıyla gerçekleri dengelemeye çalışmayacak. soL’un 19 yıllık birikimine dayanarak soruları yanıtlayacak.

Bir süredir yürüttüğümüz testler, soLYZ Beta’nın, piyasadaki diğerlerine göre çoğu soruya çok daha doğru ve doyurucu yanıt verdiğini gösteriyor.

Elbette bu henüz başlangıç. Mütevazı bir başlangıç. soL’un yapay zeka robotunu, adım adım, ülkenin en önemli bilgi kaynaklarından biri haline getirmek üzere atılmış bir ilk adım.

İşimiz çok, heyecanımız da

Kapsamlı bir hamle yapıyoruz. soLTV, günlük haber bültenleriyle açılışı yaptı. Ortaklaşa, ülkedeki önemli bir boşluğu doldurmaya aday.

soL Haber Portalı, tüm bu hamlenin taşıyıcısı olmak üzere, kendisini yeniliyor.

Stratejimizden eminiz. Ne kadar hayata geçirebileceğimiz, ne kadar emek verebileceğimize bağlı.

Ve hepsi, sizin, okurun desteğine…

Heyecanımızı tüm soL okurlarına hissettirebilmek ve hedeflerimizin hakkını verebilmek umuduyla.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.