Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

TMMOB'den Ömerli Havzası uyarısı: 'Tuzla Biyoteknoloji OSB'den vazgeçilsin'

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, İstanbul'un içme suyunun yaklaşık yarısını sağlayan Ömerli Havzası'nda kurulması planlanan Tuzla Biyoteknoloji OSB'ye ilişkin raporunda, projeden vazgeçilmesini ve projeye dayanak oluşturan plan kararlarının iptal edilmesini istedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 27.10.2026 , 16:49

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Kent ve Çevre Komisyonu, Tuzla'nın Tepeören Mahallesi'nde kurulması planlanan Tuzla Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) için teknik değerlendirme raporu yayımladı. Projenin ekolojik, jeolojik, hidrojeolojik, kentsel ve çevresel etkilerini ele alan raporda, projeden vazgeçilmesi ve projeye dayanak oluşturan plan kararlarının iptal edilmesi talep ediliyor.

Tartışmanın merkezinde, İstanbul'un içme suyunun yaklaşık yarısını sağlayan Ömerli Barajı Havzası bulunuyor. Anadolu Yakası'nın büyük bölümüne su sağlayan Ömerli İçme Suyu Arıtma Tesisleri, günlük 2 milyon 50 bin metreküp kapasitesiyle kentin en büyük arıtma tesisi. Melen ve Yeşilçay sistemlerinden gelen su da bu havzada depolanıyor. Raporda, havzanın İstanbul'un su güvenliği açısından yaşamsal önem taşıdığı vurgulanıyor.

Süreç nasıl işledi?

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2021'de Tepeören'de yaklaşık 251 hektarlık bir alanı biyoteknoloji vadisi olarak belirledi. Alan, Aralık 2022'de 387 sicil numarasıyla OSB ilan edildi. İBB Meclisi, 15 Şubat 2024'te Çevre Düzeni Planı değişikliğini kabul etti. Bakanlık ise Mart 2025'te nazım ve uygulama imar planlarını onayladı.

Rapora göre söz konusu alan, 2009 tarihli Çevre Düzeni Planı'nda "Çevresel Sürdürülebilirlik Açısından Kritik Öneme Sahip Alan", "Doğal ve Kırsal Karakteri Korunacak Alan" ve "Su Toplama Havzası" statülerinde korunuyordu. Plan değişikliğiyle bu koruma kararları kaldırılarak alan OSB kullanımına açıldı. İSKİ, Çevre Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası plan değişikliğine karşı dava açtı.

Tuzla Biyoteknoloji İhtisas OSB’nin Ömerli Barajı Havzası içindeki konumu

'Yasak faaliyetler projenin kendisi'

Raporun öne çıkan tespitlerinden biri, projenin yürürlükteki mevzuatla doğrudan çeliştiği yönünde. Komisyona göre 4562 sayılı OSB Kanunu'nun 4. maddesi, mevzuat uyarınca korunması gereken alanların OSB yeri olarak incelenmesine izin vermiyor. İSKİ İçme Suyu Havzaları Yönetmeliği ise uzun mesafeli koruma alanlarında ilaç sentez fabrikalarını, kimyasal madde üretim tesislerini ve kimyasal depoları yasaklıyor.

Rapor, ÇED raporunda sıralanan üretim konularının incelenmesinin bile yönetmeliğe aykırılığı ortaya koymaya yeteceğini savunuyor. Henüz onaylanmamış Ömerli Baraj Gölü Havzası Koruma Planı taslağında da havzada hiçbir OSB'ye izin verilmeyeceği belirtiliyor.

Planlanan bölgede 160 sanayi kuruluşunun, 200 KOBİ'nin ve 250 start-up'ın yer alması, yaklaşık 20 bin kişinin istihdam edilmesi öngörülüyor. Aşı, antibiyotik, insülin, hormon, enzim, kanser ilacı ve implant gibi ürünlerin üretilmesi planlanıyor. Rapor, bu ölçekteki bir kararın iki adayla sınırlı, noktasal bir "plan değişikliği" değil, bölgesel etkiler doğuran bir "plan revizyonu" niteliği taşıdığını belirtiyor.

Sahada araştırma ve incelemelerde bulunan TMMOB heyeti.

Sızıntı, deprem ve sel riski

Raporda sıralanan riskler arasında üretim, depolama ve taşıma sırasında meydana gelebilecek sızıntı ve dökülmeler, atık su altyapısındaki kaçaklar ve endüstriyel kazalar öne çıkıyor. Alanın yeraltı suyu beslenim bölgesinde bulunması nedeniyle kirleticilerin yeraltı suyuna karışarak Ömerli Barajı'na ulaşabileceği belirtiliyor.

Bölgedeki diri faylar, yüksek deprem riski, şev stabilitesi sorunları ve son yıllarda sıklaşan ani yağışların bu riskleri artıracağı ifade ediliyor. Komisyon, arıtma tesisi kurulmasının veya plan notlarına genel koruma hükümleri eklenmesinin, yanlış konumlandırılmış bir sanayi alanının yaratacağı riskleri ortadan kaldırmayacağını savunuyor. Raporda, sahada herhangi bir mühendislik önlemi alındığının görülmediği de belirtiliyor.

Tarım ve mera alanlarının kaybı da raporda dikkat çekilen başlıklar arasında.

Proje alanındaki 96 parselin 90'ı tarla, 6'sı ise mera vasfında. Rapora göre bu alanların kaybı, kentin yerel gıda üretimini zayıflatacak ve olası bir deprem sonrasında ihtiyaç duyulacak açık alanları azaltacak. Habitat kaybı ve yapılaşmanın yol açacağı ısı adası etkisi de ekosistem açısından risk oluşturuyor.

Mahkeme ve bilirkişi tespitleri

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Kent ve Çevre Komisyonu tarafından hazırlanan raporda yargı sürecine de dikkat çekiliyor. Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nin açtığı davada, 16 Nisan 2025 tarihli bilirkişi raporunda plan değişikliğinin planlama ilke ve esaslarına uygun hazırlanmadığı ve yer seçiminin hatalı olduğu tespit edildi. Bilirkişi raporu ayrıca Ömerli Havzası'nı korumaya yönelik kamu yararının, sektör kümelenmesine dayalı ekonomik kamu yararından üstün olduğunu belirtti.

Komisyon, emsal olarak İstanbul 19. İdare Mahkemesi'nin iptal kararına da işaret ediyor.

'Tehlikeli emsal' uyarısı

Komisyonun talepleri arasında Ömerli Havzası Koruma Planı'nın bir an önce onaylanması, havzadaki projelerin kümülatif etkilerinin birlikte değerlendirilmesi, ÇED sürecinin yeniden ele alınması, kurumlar arasında eşgüdüm sağlanması ve su kalitesine ilişkin verilerin kamuoyuyla paylaşılması yer alıyor.

Rapor, projenin hayata geçirilmesinin başka içme suyu havzaları açısından da tehlikeli bir emsal oluşturacağına dikkat çekiyor. Ömerli çevresinde başka OSB girişimlerinin de gündemde olduğu belirtiliyor. Komisyon, Anayasa'nın 56. maddesinde güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına dayanarak su kaynaklarının kısa vadeli ekonomik beklentilere feda edilemeyeceğini vurguluyor.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.