Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

TKP’den mektup: 'Ben üzerime düşeni yapıyorum' diyebilmek için

Mektupta TKP'nin 31 Mart seçimlerini "her şeyden önemlisi umudu artırmak için, ülkesine küsen, çaresizleşen bir halkın ayağa kalkması için" kullanmak istediği vurgulandı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 30.03.2024 , 07:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Türkiye Komünist Partisi (TKP) 31 Mart seçimlerine bir gün kala bir mektup yayımlayarak yurttaşlara seslendi. 

TKP’nin binlerce üye ve gönüllüsü aracılığıyla çok geniş bir dağıtım ağına iletilen, bugün gün boyunca ülkenin dört bir yanında sokaklarda yurttaşlara ulaştırılacak olan mektup, TKP’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından da paylaşıldı.

Mektupta yer alan “(TKP) Adıyaman’da, Osmaniye’de, Erzurum’da, Ağrı’da, Sakarya’nın sağın tekelindeki ilçelerinde ve daha nice yerleşimde kimsenin inancına karışmadan komünizme dair on yıllardır söylenegelen yalanları boşa çıkardı” ifadeleri büyük ilgi yarattı. 

“Seçim dönemlerinde ilkelerini unutmadı. Kirli pazarlıklara girmedi. Makam, koltuk, çıkar uğruna başka partilerin yancısı olmadı. Dik durdu. Ülkemizde komünizmin bir öcü gibi gösterilmesine izin vermedi, tersine 'komünistler iyi insanlardır, çalışkandırlar, çalmazlar, başkalarının hakkını yemezler' dedirtti” ifadeleri ise oldukça destek gördü. 

Mektubun tamamını şöyle:

TKP Üzerine Düşeni Yaptı 

Adaletsizlik üreten toplumsal sistemin değişmesi gerektiği fikrinde ısrar etti. Eşitlikçi bir düzen kurma hedefinden hiç şaşmadı. Cumhuriyetçiliği, laikliği devrimciliğin temel koşulu saydı. Emperyalizme, NATO’ya, ABD üslerine karşı kesintisiz mücadele yürüttü. Holdinglerin egemenliğini sona erdireceğini, devletçi ve planlı bir ekonomi kuracağını açıkça ilan etti. Tarikatların iyisi-kötüsü olmaz, hepsi dağıtılmalı dedi. 

“Sol” içi tartışmalardan uzak durdu, Türkiye’nin en muhafazakar olarak bilinen yerleşimlerine girdi, örgütlendi, semt ve köy evleri açtı. Etnik ve mezhep temelli kimlik siyasetini karşısına aldı. Tüm yurttaşlarımızın eşit, özgür ve kardeşçe yaşayacağı bir Türkiye’nin nasıl kurulacağını sabırla anlattı. Adıyaman’da, Osmaniye’de, Erzurum’da, Ağrı’da, Sakarya’nın sağın tekelindeki ilçelerinde ve daha nice yerleşimde kimsenin inancına karışmadan komünizme dair on yıllardır söylenegelen yalanları boşa çıkardı. 

Devrim ve sosyalizm yolundan sapmadan başarıya ulaşılabileceğini göstermek için gece gündüz çalıştı. Deprem oldu, dayanışmayı örgütledi. İşten atılan, hakkı yenen işçinin sesi oldu. Liselerde uyuşturucu tacirlerine savaş açtı. Bilim için, sanat için, kadınların eşitlik mücadelesi için, çevre için kavga etti. 

Kendisini sürekli gözden geçirdi, eksikliklerini gizlemedi, yanlışta ısrar etmedi. Ama önemli hiçbir başlıkta yanılmadı. Öncesi bir yana, zorlu AKP’li yıllarda hep haklı çıktı, öngörüleri doğrulandı. 

Seçim dönemlerinde ilkelerini unutmadı. Kirli pazarlıklara girmedi. Makam, koltuk, çıkar uğruna başka partilerin yancısı olmadı. Dik durdu. Ülkemizde komünizmin bir öcü gibi gösterilmesine izin vermedi, tersine “komünistler iyi insanlardır, çalışkandırlar, çalmazlar, başkalarının hakkını yemezler” dedirtti. 

Ve şimdi birçok il ve ilçede yerel yönetimlerde iddialı bir duruma geldi. Kadıköy ve Defne çok konuşuluyor. Bunlar büyük yerler, özelliği olan ilçeler. Buralarda kazanmanın eşiğine geldi. Başka yerlerde de... Kazanmak için uğraş verdiği başka ilçe ve beldeler var. Dahası, Türkiye’nin her yerinde belediye meclislerine en az bir komünistin girmesini hedefliyor. Girsin ki, halkın parasını çalamasınlar, girsin ki kentlerimizi betona boğmasınlar, girsin ki holdinglere değil halka hizmet götürülsün. 

Her şeyden önemlisi umudu artırmak için, ülkesine küsen, çaresizleşen bir halkın ayağa kalkması için kullanmak istiyor 31 Mart seçimlerini. 

Evet sevgili dost, anlatılan TKP’dir, Türkiye Komünist Partisi’dir. O üzerine düşeni yapıyor. 

31 Mart’ta TKP’ye, TKP adaylarına oy vererek “ben de üzerime düşeni yapıyorum” diyelim. “Biz” olalım, “üzerimize düşeni yapıyoruz” diyelim. 

İnsanlık için, halkımız için, Türkiye için...

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.