Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

TKP, EMEP, SOL Parti ve TKH'den ortak 1 Mayıs çağrısı

Kartal’da Türkiye Komünist Partisi, Emek Partisi, SOL Parti ve TKH ortak bir basın açıklaması yaparak; tüm emekçileri 1 Mayıs’ta Maltepe Meydanı’na çağırdı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 29.04.2022 , 20:57 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’a günler kala İstanbul Kartal’da Türkiye Komünist Partisi, Emek Partisi, SOL Parti ve Türkiye Komünist Hareketi ortak çağrı yaptı. 

Kartal Bankalar Caddesi’nde 1 Mayıs çağrı bildirisi dağıtıldıktan sonra Kartal Meydan’da ortak basın açıklaması yapıldı. 

Açıklamada, sermayenin ekonomik krizin faturasını emekçilere kesmeye çalıştığı belirtilirken, artan hayat pahalılığı, yoksulluk ve işsizliğin daha fazla hissedildiği ifade edildi. 

"Bugünlere gelmemizin gerçek sorumlusu, 20 yıllık AKP iktidarı ve onu yaratan sermaye düzenidir" denilen açıklamada, "Kamu işletmelerinin satışıyla yetinmeyen piyasacı AKP iktidarı, bir avuç sermayedarın çıkarını gözeterek doğada büyük bir tahribata neden oldu" ifadeleri kullanıldı. 

'İnsani ihtiyaçlara ulaşım zorlaştı'

Emekçilerin temel ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma gelmesine vurgu yapılan açıklamada, "Hayat pahalılığı nedeniyle barınma, gıda, giyim gibi birincil insani ihtiyaçlara ulaşım iyice zorlaşmış, emekçiler ve çocukları yetersiz beslenmeye mahkûm edilmiştir" denildi. 

Tüm emekçilerin 1 Mayıs’ta Maltepe Meydanı’na davet edildiği açıklama "Emekçi halk; krizin bedelini ödemeyeceğini, yoksulluğun kaderleri olmadığını, gerici politikalara karşı laikliği, yağmaya karşı doğasını ve memleketini, emperyalizme karşı yurtseverliği savunacağını ve ülke tarihinin en onurlu direnişi Gezi'nin yargılanamayacağını 1 Mayıs alanlarında en yüksek sesle haykıracaktır. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın işçi sınıfının birliği, mücadelesi ve dayanışması! Yaşasın devrimci dayanışma" ifadeleriyle sonra erdi. 

Açıklamanın tamamı şöyle:

1 Mayıs, İşçi Sınıfının Birlik Mücadele ve Dayanışma günü yaklaşırken, ülkemizde yaşanan ekonomik kriz hız kesmeden sürüyor ve emekçilerin üzerine çöküyor. Açlık, işsizlik, yoksulluk iliklerimize kadar hissediliyor. Hayat pahalılığı tüm yaşam alanlarımızı cehenneme çeviriyor. Ekonomik krizle artan aşırı enflasyonun bedeli, temel ihtiyaçlara yapılan zamlar ve vergiler yoluyla emekçilere ödetilmek isteniyor.
Bu günlere gelmemizin gerçek sorumlusu, 20 yıllık AKP iktidarı ve onu yaratan sermaye düzenidir. AKP, iktidara gelir gelmez kamu kurumlarını “babalar gibi satarım” diyerek özelleştirme furyasını başlattı. Özelleştirmeler sonucunda patronlar karlarına kar katarken işçiler hem işten atıldı hem de yoksullaştı. 
Kamu işletmelerinin satışıyla yetinmeyen piyasacı AKP iktidarı, bir avuç sermayedarın çıkarını gözeterek doğada büyük bir tahribata neden oldu. Derelerimizi, kamusal alanlarımızı şirketlere satarak köylülerin yaşam ve geçim alanlarını yok etti. Karadeniz’de, Batı Anadolu’da HES çılgınlığı ve maden arama şirketlerinin halkın yaşam alanlarına olan saldırısı hukuki kararlara rağmen acımasızca sürdürüldü. Bugün mücadelesini sürdürdüğümüz Kanal İstanbul Projesi de AKP’nin bu gözü dönmüş rant zihniyetinin bir sonucu olarak görülmelidir.  

AKP’nin sermayenin çıkarlarını başa yazan ekonomi politikalarının yarattığı tahribat, pandemi koşullarında iyice perçinlendi. Sokağa çıkma yasakları getirilirken işçiler zorla çalışmaya mahkûm edildi. İşçiler birçok fabrikada bir yandan üretti diğer yandan ölüme terk edildi. Pandemi adeta hem ülkemizin hem de dünyamızın asalak kapitalist sömürücü güçlerinin silahına dönüştü.   

Tarımda kendi kendine yettiği söylenen ülkemizde, gıda kıtlığı tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz, sebze ve meyve almanın iyice güçleştiği bir döneme girmiş bulunuyoruz. Artan fiyatlardan dolayı bugün emekçiler gıda ihtiyaçlarını karşılayamaz durumdadır.

Hayat pahalılığı nedeniyle barınma, gıda, giyim gibi birincil insani ihtiyaçlara ulaşım iyice zorlaşmış, emekçiler ve çocukları yetersiz beslenmeye mahkûm edilmiştir. 

Ekonomik krizin derinleşmesiyle toplumsal alandaki gücünü kaybetmeye başlayan AKP-MHP iktidarı, kötü gidişatın bir siyasi krize evrilme olasılığını bertaraf etmek için baskı ve şiddet politikalarının dozajını iyice yükseltiyor. Burjuva hukuk kurallarının ve anayasal hakların baskı ve zor yoluyla ayaklar altına alındığı günümüzde toplumsal muhalefete dönük faşist politikaların dozu arttırılarak harami düzeninin ömrü uzatılmak isteniyor. 

15 Temmuz sonrası alınan OHAL kararıyla sistemli bir şekilde arttırılarak sürdürülen baskı süreci, KHK’lar ve kayyum atamalarıyla doruk noktasına ulaşmıştı. Anayasal hakların dahi yok sayıldığı bu günlerde AKP’nin politikalarına teslim olmayan gençlerin, işçilerin ve kadınların öncülüğünde tüm topluma yayılan ve milyonlarca yurttaşın katıldığı Gezi Direnişi’ni mahkûm etme çabası ise sürüyor. AKP-MHP iktidarı, adeta bir sopaya dönüştürdüğü yargı eliyle Gezi direnişini mahkûm etmeye çalışıyor. AKP yargısının verdiği müebbet hapis ve 18’er yıllık hapis cezaları, tek adam yönetimini reddeden toplumu baskı altına almayı ve susturmayı hedefleyen beyhude bir girişimdir. Halkın yağma, sömürü, işbirlikçilik ve gericiliğe karşı direnişi sonuna kadar meşrudur.

Bir kez daha ilan ediyoruz ki; Gezi direnişi yargılanamaz! Gezi hapsedilemez!

2022 1 Mayıs’ına ekonomik krizin yanı sıra baskıcı ve anayasal hakların askıya alındığı böylesi bir tabloda gidiyoruz. 

İşçilerin, emekçilerin her türlü kötülüğe maruz kaldığı bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemde emekçilerin, kadınların, gençlerin, emeklilerin omuzlarına her gün yeni yükler ekleniyor. 

Emekliler “yaş haddi” gibi bir ucube düzenlemenin altında eziliyor, kadına yönelik şiddet ve cinayetler hız kesmeden devam ederken kadınlar gerici uygulamalara biat etsin, gençler işsizliğe ve geleceksizliğe boyun eğsin isteniyor. 

Sömürünün kol gezdiği ülkemizde emeğiyle geçinen milyonlarca insan açlığa itilerek, baskı altına alınarak sömürü sürsün isteniyor. 

Anayasal bir hak olan grev hakkına rağmen işçilerin grevleri yasaklanıyor, grev hakkı yok sayılıyor. 

Köylerimize, doğamıza, akarsularımıza, haklarımıza göz dikiliyor. Sadece halka değil memleketin dağına, taşına, ovasına, deresine savaş açmış bir yağma iktidarı ve ortaklığıyla karşı karşıyayız. Bu yağma ve talanın yolu ise artık millet bahçesi adıyla açılmaktadır. Son örneklerinden biri de hemen yanı başımızda Aydos ormanlarında yaşanmaktadır. Onlarca çeşit endemik bitkiye ve mantar türüne ev sahipliği yapan ve balıkçıl kuşlarının da konakladığı Aydos ormanları bir yağma girişimiyle karşı karşıyadır. Kartal halkını Millet bahçesi projesi için mart ayında iş makinalarıyla gerçekleşen ağaç katliamını durdurma ve Aydos ormanlarını savunma mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz.

Şunu çok iyi biliyoruz ki; AKP-MHP iktidarı gücünü sermaye sınıfından almaktadır. Bu iktidar sayesinde ülkeyi mülkü haline çeviren patronlar ise sömürü zincirini büyüterek saltanatını daha güçlü bir şekilde sürdürmek istemektedir. 

‘’Bu düzen böyle devam etmez’’ demenin tam zamanıdır.

Ne bu memleket sahipsiz ne de bu ülkenin emekçileri yalnızdır! 

Emekçi halk; krizin bedelini ödemeyeceğini, yoksulluğun kaderleri olmadığını, gerici politikalara karşı laikliği, yağmaya karşı doğasını ve memleketini, emperyalizme karşı yurtseverliği savunacağını ve ülke tarihinin en onurlu direnişi Gezinin yargılanamayacağını 1 Mayıs alanlarında en yüksek sesle haykıracaktır.

İşçiler, gençler, kadınlar, emekliler, işsizler, ezilen halkımız! Çağrımız sizedir;  

Böylesi bir düzene mahkûm olmadığımızı haykırmak, burjuvaziden ve onun baş temsilci AKP-MHP iktidarından hesap sormak, patronların sömürüsünü kırmak, çevremize, doğamıza sahip çıkmak için, kadınların özgürleşmesi, gençlerin geleceğini kazanması ve insanca bir yaşam için bütün Kartal halkını 1 Mayıs’ta Maltepe sahil alanına davet ediyoruz! 

Şimdi zamlara, hayat pahalılığına, yoksulluğa, baskıya, adaletsizliğe, eşitsizliğe ve gericiliğe karşı onurlu bir ayağa kalkış için 1 Mayıs’ta meydanları doldurma zamanıdır.

Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın işçi sınıfının birliği, mücadelesi ve dayanışması!

Yaşasın devrimci dayanışma!

EMEK PARTİSİ
SOL PARTİ
TÜRKİYE KOMÜNİST HAREKETİ
TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.