Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

TKP: Cumhuriyet ancak emekçilerin iktidarında yeniden mümkün olacak

Türkiye Komünist Partisi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı "Çalınan cumhuriyeti geri almak zorundayız!" başlıklı açıklamada, Cumhuriyet’in yeniden inşasının sermaye sınıfıyla hesaplaşmaktan geçtiğini hatırlattı. TKP, “Cumhuriyet, sermaye düzeni sürdüğü müddetçe yenilmeye mahkûmdur” dedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 27.10.2026 , 11:08

Türkiye Komünist Partisi (TKP), 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla “Çalınan Cumhuriyeti Geri Almak Zorundayız!” başlıklı bir açıklama yayımladı. Açıklamada Cumhuriyet’in halkın refahı, emekçilerin hakları ve eşitlik temelinde yeniden kurulması gerektiği vurgulandı.

Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi olarak değil, halkın yaşam koşullarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirten TKP, “Cumhuriyet; halkımız alın teri ile evine ekmek götürebilirse, hakkını alabilirse, kendisine ve ailesine mutlu bir yaşam inşa edebilirse, çocuklarımızın ve yaşlılarımızın yüzleri gülerse var olacak” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, holdinglerin bayramlarda yayımladığı reklamlarla Cumhuriyet’e övgüler yağdırırken halkın yaşadığı sorunların üzerini örttüğü kaydedildi. TKP, “Gerçek şu ki onlar Cumhuriyet’i çaldılar” diyerek sermaye sınıfına işaret etti.

'Cumhuriyet, emekçilerin Cumhuriyet’i olmalı'

Cumhuriyet’in yeniden inşasının emekçilerin talepleri etrafında şekillenmesi gerektiğini belirten TKP, işçilerin, emeklilerin, öğrencilerin, çiftçilerin ve esnafın ortak bir siyasi program etrafında birleşmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, “Haramilerin saltanatı yerine halkın iktidarının kurulduğu bir siyasi programa” ihtiyaç olduğu ifade edildi.

TKP, Cumhuriyet’in tasfiyesinden büyük sermayenin yarar sağladığına dikkat çekerek, Cumhuriyet’i savunmanın yolunun sermaye sınıfıyla hesaplaşmaktan geçtiğini hatırlattı. 

Açıklamada, “Makul burjuvazi ya da ‘ehlileştirilmiş’ kapitalizm yalanını bütünüyle mahkûm etmek zorundayız” denildi.

t

'Sınıf mücadelesi belirleyiciydi; bu yalın gerçek ıskalandı'

AKP iktidarı döneminde Cumhuriyetçi direncin bastırıldığını ve Cumhuriyet değerlerinin tasfiyesine karşı güçlü bir toplumsal direniş kurulamadığını kaydeden TKP, bu başarısızlığı sınıfsal bir perspektifin eksikliğine bağladı.

Cumhuriyet devrimini koruma görevinin ordu, yargı ve bürokrasi gibi sınıflar üstü olduğu varsayılan kurumlara bırakılamayacağını ifade eden TKP, karşı devrimin ancak toplumsal alanda ve sınıf mücadelesi içinde durdurulabileceğini belirtti.

Açıklamada, AKP’ye alternatif arayışında olan Cumhuriyetçi kesimlerin kaygılarının anlaşıldığı belirtilirken, sermaye düzeninin sınırları içinde Türkiye’yi kurtaracak yeni bir kurucu iradenin bulunmadığına işaret edildi. TKP, “Cumhuriyet, sermaye düzeni sürdüğü müddetçe yenilmeye mahkûmdur” ifadelerini kullandı.

'Halk için bir Cumhuriyet inşa edebiliriz'

TKP, açıklamasının devamında gerici karanlığın ve toplumsal çürümenin durdurulabileceğini, emekçilerin sırtından geçinen sermaye sınıfının iktidarına son verilerek halk için yeni bir Cumhuriyet kurulabileceğini söyledi.

Cumhuriyet’in emekçilerin ortak mücadelesiyle yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirten parti, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

Ülkemiz için, işçi sınıfımız için, davamız için sonuna kadar Cumhuriyet istiyoruz ve biliyoruz, siz de bilin: Cumhuriyet ancak ve ancak emekçilerin iktidarında yeniden mümkün olacak.

TKP, 29 Ekim’in yarattığı umutsuzluk duygusuna karşın Cumhuriyetçi bir program etrafında mücadele için güç biriktirmeye devam ettiklerini belirterek, Kurtuluş Savaşı’nın ve Cumhuriyet’in kuruluşunun kahramanlarını, yoksul Anadolu köylüsünü, yurtsever aydın ve subayları ve Mustafa Kemal Atatürk’ü selamladı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

"Çalınan Cumhuriyeti Geri Almak Zorundayız!

Cumhuriyet; halkımız alın teri ile evine ekmek götürebilirse, hakkını alabilirse, kendisine ve ailesine mutlu bir yaşam inşa edebilirse, çocuklarımızın ve yaşlılarımızın yüzleri gülerse var olacak.

Yaşadığımız hayat, holdinglerin bayramlarda yayımladığı yaldızlı reklam filmlerine benzemiyor. Bu reklamlarda bir grup para babası ve vurguncu; halkımızın acıları üzerine inşa ettikleri dünyaları göze batmasın diye büyük fedakârlıklarla kurulan Cumhuriyet’e arkası boş övgüler yağdırıyor. Gerçek şu ki onlar Cumhuriyet’i çaldılar.

Yeniden Cumhuriyet diyenler, bugün en başta bu hırsızlarla mücadele etmeli. Yeniden Cumhuriyet, emekçilerin Cumhuriyet’i olmalı. Cumhuriyet; artık lokma hesabına başlayan işçi sınıfımızın, emeklimizin, öğrencimizin, çiftçimizin, esnafımızın etrafında kenetlendiği, haramilerin saltanatı yerine halkın iktidarının kurulduğu bir siyasi programa dönüşmeli. Bu program, yurttaşlarımızın huzurunu ve refahını doğar doğmaz mutlak olarak garanti altına almalı.

Elden kaybettiğimiz güvenliğimizi, güvencemizi ve yarınlarımızı ancak Cumhuriyet’i yeniden inşa ederek geri alabiliriz.

Büyük bir silkiniş yaşamak, gerçeklerle yüzleşmek zorundayız.

'Makul' burjuvazi ya da 'ehlileştirilmiş' kapitalizm yalanını bütünüyle mahkûm etmek zorundayız.

Üzerinde yaşadığımız dünya; alın teri dökenler, emekçiler için büsbütün bir cehenneme dönüştürülüyor.

Emperyalist Batı’dan medet umarak, patron sınıfıyla köprüleri atmadan Cumhuriyet’in yıkımı durdurulamaz.

AKP, iktidarı boyunca cumhuriyetçi direnci bastırmak ve sindirmek için çok ağır darbeler indirdi; ne yazık ki bu saldırılardan sonuç da aldı. Cumhuriyet değerlerinin asıl kaynaklarına, halkın kazanımlarına, eşitlik fikrine yaslanan güçlü bir direnç kurulamadı. Cumhuriyetçiler, AKP’nin yarattığı suni taraflaşmalara sıkıştı; kavgayı onların belirlediği eksenlerde vermeyi kabullendi. 

Biz ise Cumhuriyeti savunmanın tek yolunun; cumhuriyet kazanımlarının tasfiyesinden fayda sağlayan büyük sermaye ile hesaplaşmaktan geçtiği gerçeğini ne yazık ki geniş toplumsal kesimlere benimsetemedik.

Bu geriye gidiş yaşandı; çünkü kurulan bu direnç, sınıfsal bir bakış açısından yoksundu.

Karşı devrim ancak toplumsal alanda, sınıf mücadelesinin içinde durdurulabilirdi. Cumhuriyet devrimini koruma görevi; sınıflar üstü olduğu varsayılan kurumlara, sözgelimi orduya, yargıya, bürokrasiye teslim edilemezdi.

Sınıf mücadelesi belirleyiciydi; bu yalın gerçek ıskalandı.

Bugün de bu yalın gerçek ıskalandığı, iktidarın ve karşı devrimin sınıf karakteri görmezden gelindiği için çaresizlik içinde düzen siyasetinden medet uman cumhuriyetçi yurttaşlarımızın kaygı ve öfkelerini anlıyoruz. Ancak birbirimize doğruları söylemek zorundayız: Sermaye düzeninin sınırları içinde Türkiye'yi kurtaracak bir yeni kurucu irade veya AKP'ye gerçekten alternatif olabilecek bir siyasi çizgi bulunmamaktadır. Cumhuriyet, sermaye düzeni sürdüğü müddetçe yenilmeye mahkumdur.

Oysa biz bu yenilgiyi durdurabiliriz. Geriye gidişi sonlandırabiliriz.

Toplumu bütün katmanlarıyla içine alan çürümeyi, gerici karanlığı ve yozlaşmayı durdurabiliriz. 
Hep birlikte, halk için bir cumhuriyet inşa edebiliriz.

Emekçilerin sırtından geçinen ve halkın büyük çoğunluğu ile en ufak bir ortak duygusu kalmamış, çıkarları bütünüyle ayrışmış sermaye sınıfını başımızdan defedebiliriz.

Bir ülke inşa ederiz; o ülkede yaşayanlar bir bütün olarak aynı mücadelenin parçası olur ve hep birlikte kurtulurlar. Kardeşliğin mayası bu ortak kurtuluşta yeniden karılır. Barış bir daha bozulmayacak şekilde kurulur.

Ülkemiz için, işçi sınıfımız için, davamız için sonuna kadar Cumhuriyet istiyoruz ve biliyoruz, siz de bilin: Cumhuriyet ancak ve ancak emekçilerin iktidarında yeniden mümkün olacak.

Bu 29 Ekim hepimizi biraz öksüz hissettirebilir. 

Ancak cumhuriyetçi program etrafında her gün daha fazla enerji biriktirmeye devam ediyoruz. Birlik olup mücadeleye atıldığımızda; cumhuriyetimizi, onun yegâne muhafızı olan emekçi halkımızın ellerinde yeniden inşa etmeye başlayacağız.

Bu kararlılıkla, Kurtuluş Savaşı’nın ve Cumhuriyet’in kuruluşunun bütün kahramanlarına, yoksul Anadolu köylüsüne, yurtsever aydın ve subaylara ve bu kavganın önderi Mustafa Kemal Atatürk’e selam olsun!"


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.