Sayfa yolu
TELE1’e çökme operasyonunda son aşama: Satış hazırlıkları sürerken, emekçiler hak gasplarını anlattı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 21.04.2026 , 18:05 Güncelleme Tarihi: 21.04.2026 , 18:46
TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın "casusluk" iddiasıyla 24 Ekim’de tutuklanmasının ardından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) el koyduğu kanal 28 milyon liraya satışa çıkarıldı.
Tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ, satış ilanının ardından cezaevinden paylaştığı mesajında, yapılanı bir yağma olarak niteleyerek “TELE1’in yağmalanmasına engel olalım, bize sahip çıkın” dedi.
Kanalda halihazırda çalışan emekçiler, kayyım sürecinden bu yana yaşananları soL'a anlattı.
'Kayyım verdiği hiçbir sözü tutmadı'
İktidarın atadığı kayyım İbrahim Paşalı’nın göreve gelmesi ile 19 Kasım’da 20’ye yakın, 1 Mart’ta da 12 kişi tazminatsız işten çıkarıldı. Çalışma koşullarında hiçbir iyileştirme yapılmadığına dikkat çekilirken yılbaşında da yapılması beklenen zamdan emekçiler yararlanamadı. Maaşların ödenmesinde de bazı güçlükler yaşandığına dikkat çekildi.
Kanalda çalışanlar yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
Bazı arkadaşlarımız kayyım atandıktan sonra kanaldan istifa etti ve bilindiği gibi TELE2 Haber’i kurdular. Çok sayıda çalışanla birlikte TELE1’de çalışmaya devam ettik. Kayyım İbrahim Paşalı ise verdiği hiçbir sözü tutmadı.
Paşalı bir açıklamasında, çalışanların ayrılması durumunda tazminatlarını alınacağını ifade etti. Başka bir iş bulup ayrılan arkadaşlarımız oldu. Ama tazminatlarını alamadılar. İbrahim Paşalı, ilerleyen süreçte birçok zor durumdaki arkadaşımızı hiç acımadan tek kalemde işten çıkarmaya devam etti. Onlar da aynı şekilde tazminatlarını alamadı. Ve bizler şu an zamsız çalışıyoruz. Zamsız maaşlarımız bile ay içinde parçalanarak yatıyor.
'TELE1 sayesinde oturttuğum düzenim paramparça oldu'
Ankara'da ofisinde kayyım yönetimi tarafından işten çıkarılan bir basın emekçisiyse, TELE1'in hayatındaki rolünü şu sözlerle ifade etti:
"Tek başına çocuk büyüten bir kadına uzanan eldi TELE1. Yıllar önce eşimden boşanmaya karar verdim ve oğlumla birlikte bir düzen kurmaya çalıştım. İşsizlikle baş ederken yolum TELE1 ile kesişti. Hiç unutamam, Ankara ofisimizdeki haber müdürümüze durumumu anlattığımda 'Hadi gel başla' demişti. 4 sene önce bu emekçi ve mücadeleci kadına kapısını açan TELE1, bir çocuğa da gelecek oldu.
Hayatımdaki zorluklarımı bilen yöneticilerim bana daima destek oldu. Oğlum, mesai arkadaşlarımı dayıları, teyzeleri gibi bildi. Bizler dostluk, ağabeylik, kardeşlik bağlarıyla çalışırken 'kayyım' haberiyle yerle bir olduk.
Kayyım yönetimi devraldıktan 2 ay sonra bir telefonla işime son verildi. Maaşlarımız geç yatıp birkaç parçaya bölünüyordu. TELE1 sayesinde oturttuğum düzenim aylar içerisinde paramparça oldu. Kiramı ödeyemediğim için evimi kapattım, oğlumu kreşten aldım.
Zorunluluklarımız yüzünden çalışmaya devam ettiğimiz TELE1, soğuk bir kuruma dönüştü. Hiçbirimizin mağdur edilmeyeceği ve tazminatlarımızın ödeneceği söylenmişti. Ancak şimdi anlıyorum ki bu sözler sadece bizi yumuşatmak içinmiş."
'Somut ve acil bir çözüm bekliyoruz'
Kanalın teknik kısmında görev alan bir basın emekçisi ise şunları anlattı:
Kanalımıza kayyım atanmasıyla başlayan belirsiz süreç ne yazık ki çalışanlar olarak bizleri ciddi bir maddi darboğaza sürükledi. En son geçen yılın Temmuz ayında maaş artışı almış olmamıza rağmen yılbaşında yapılması gereken zam uygulanmadığı için beş aydır eski ücretlerimizle ayakta kalmaya çalışıyoruz.
Üstelik bu süreçte ne bir yol yardımı ne de herhangi bir ek maddi destek aldık. Halihazırdaki maaşlarımızın da üçte biri henüz hesaplarımıza yatırılmadı. Uzun süredir devam eden bu hak kayıpları ve ekonomik belirsizlik profesyonel hayatımızı ve temel geçimimizi sürdürülemez bir noktaya getirdi. Mevcut mağduriyetimizin giderilmesi adına somut ve acil bir çözüm bekliyoruz.
'Bilinmezlik ve güvencesizlik içindeyiz'
Bir başka çalışan ise Merdan Yanardağ yönetiminde maaşlarının tam vaktinde ödendiğini ancak kayyım yönetiminin kendilerini nasıl mağdur ettiğini şu sözlerle anlattı:
"TELE1’e kayyım atanana kadar her şey yolundaydı. Her ayın 5’inde maaşlarımız aksatılmadan ödenirdi. Kayyım atandıktan sonra ise zam yapılmadı. Eksik yatan geçen aya ait maaşların yanı sıra bu ayın maaşlarının da ne zaman ödenip ödenmeyeceği meçhul. Sonuç olarak tüm çalışanlar mağdur edildi ve edilmeye devam ediliyor. Kayyım yönetimi çalışanlara herhangi bir açıklama yapmadan, mağduriyetimizi giderici hiçbir adım atmadan yoluna devam ediyor. Satış sonrası da biz emekçilerin neyle karşılaşacağını bilmiyoruz. Büyük bir bilinmezlik ve güvencesizlik içindeyiz."
'TELE1'e çöktüler, yok pahasına satılığa çıkardılar'
Kayyım ile birlikte yayın politikası değişen kanalda bugün ağırlıklı olarak sağlık ve kültür sanat programları ile diziler gösteriliyor. Bu süreçte halkın haber hakkının da engellendiğine dikkat çeken bir çalışansa şu ifadeleri kullandı:
Ülkede ve dünyada olan biteni objektif bir biçimde haber yapan TELE1'e çöktüler. Şimdi de yok pahasına satılığa çıkardılar. Dokuz yıldır bin bir emekle oluşturulan, yüzden fazla gazetecinin çalıştığı, evine ekmek götüren bizler işsiz kaldık. Türkiye’de ve yurt dışında gün boyu gerçekleri TELE1 vasıtası ile öğrenen insanlar bundan yoksun kaldı.
Yanardağ: Bize sahip çıkın
TELE1, TMSF’nin belirlediği 28 milyon liralık bir bedel üzerinden açık artırma usulüyle satılacak. Açık teklif usulüyle yapılacak ihalede son teklif verme tarihi 16 Haziran 2026 olarak duyuruldu.
“Casusluk” iddiasıyla altı aydır tutuklu bulunan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ kamuoyuna bir açıklama ve çağrı yaptı. Yanardağ cezaevinden gönderdiği mesajda, “Bütün namuslu insanlara, medyadaki dostlarımıza, iş dünyasını, Cumhuriyetçilere ve topluma çağrı yapıyorum; TELE1'in yağmalanmasına engel olalım, bize sahip çıkın” dedi.
“TELE1 yağmalanıyor” diyen Yanardağ, “Hepimizin alın terini, emeğini, akıl ve irade ile yarattığımız değeri yok pahasına yandaşa transfer etmek istiyorlar” dedi.
İletişim emekçilerinden tepki: Bu siyasi bir müdahale
TELE1’e kayyım atanmasına ve Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasına tepki gösteren Patronların Ensesindeyiz İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı, yaşananları iktidar tarafından uygulanan siyasi bir müdahale olarak değerlendirdi.
Dayanışma ağından yapılan açıklamada “25 yıllık AKP iktidarının ifade ve haber alma özgürlüğüne yönelik baskı ve müdahalesine sık sık maruz kaldık. Basın emekçileri, medyada ağır koşullar altında çalışırken sansür, gözaltı ve tutuklamalarla sınandı. Ancak boyun eğmeyen gazeteciler, halka gerçekleri anlatmaya devam etti. İktidar da yargı sopası ile halktan yana olan basını dizayn etmeye çalıştı. Merdan Yanardağ’a ve TELE1’e yapılan müdahale doğrudan bunun örneğidir. Merdan Yanardağ ve tutuklu tüm gazeteciler derhal serbest bırakılarak TELE1 üzerinde oynanan oyunlara da son verilmelidir” ifadeleri yer aldı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.