Sayfa yolu
Tarlabaşı Sahne açıldı: ‘Bu daha başlangıç’
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 19.06.2026 , 23:44
Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da "tercih edilen kaynak" olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
Tarlabaşı Semt Evi’nin yeni kültür-sanat alanı Tarlabaşı Sahne, 16 Haziran'da düzenlenen etkinlikle açıldı. Açılışta Tarlabaşı Semt Evi’nden Elif Uzer, TKP Parti Meclisi Üyesi Ahmet Batur ve TKP Merkez Komite Üyesi Selahattin Kural konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından piyanist Yiğit Özatalay sahne aldı. Açılış etkinliği Tarlabaşı Band’ın konseriyle sürdü.
‘Okumuş insan halka karşı sorumludur’
Tarlabaşı Semt Evi adına açılış konuşmasını yapan Elif Uzer, semt evinde bugüne kadar yürütülen çalışmalara değindi. Spor turnuvalarından edebiyat atölyelerine, kütüphane çalışmalarından sağlık taramalarına kadar pek çok başlıkta mahallede dayanışma ilişkilerinin büyütüldüğünü söyledi.
Uzer, spor turnuvalarının ardından gençlerin sokaklarda kendi aralarında turnuvalar düzenlemeye başladığını, edebiyat atölyesi ve kütüphane sayesinde çocukların mahallede kitaplarla buluştuğunu anlattı. Semt evinde yürütülen çalışmalarda üniversite öğrencilerinin, sağlık emekçilerinin ve toplumcu psikologların da yer aldığını belirten Uzer, “Okumuş insan halka karşı sorumludur” anlayışıyla mahallede sağlık taramaları yapıldığını söyledi.
Uzer, bu taramalar sırasında erken tanı ve müdahale kapsamına alınan kadınların olduğunu da aktararak, semt evinin yalnızca bir etkinlik alanı değil, mahallede dayanışmanın ve kamusal sorumluluğun büyütüldüğü bir merkez olduğunu vurguladı.
‘Tarlabaşı Sahne devrimci bir çözümdür’
TKP Parti Meclisi Üyesi Ahmet Batur, konuşmasında emekçi halkın kültür ve sanat faaliyetlerine erişiminin büyük ölçüde ortadan kalktığını söyledi. Kültür-sanat alanının hem maddi olarak erişilmez hale geldiğini hem de içerik bakımından emekçi halkla arasındaki mesafenin açıldığını belirten Batur, Tarlabaşı Sahne’nin bu tabloya karşı devrimci bir yanıt olduğunu ifade etti.
Batur, “Bizim temel motivasyonumuz emekçi halkla sanatı buluşturmaktır” dedi.
Kübalı sanatçı Silvio Rodríguez’in mahalle mahalle sürdürdüğü konserleri ve bu konserleri konu alan belgeseli hatırlatan Batur, sanatın dönüştürücü gücüne işaret etti. Batur, Tarlabaşı Sahne’nin de aynı anlayışla, sanatın mahallelerde, emekçi halkın yaşamının içinde üretildiği ve paylaşıldığı bir alan olacağını söyledi.
Tarlabaşı Semt Evi’nde yürütülen okuma yazma çalışmalarından bir örnek veren Batur, üç ayda okuma yazma öğrenen bir kadının “50 yıldır ben bu çileyi neden çekmiştim?” sözlerini aktardı. Aynı kadının ilk kez kendi başına hastaneye gidebildiğini ve otobüs tabelasını okuyarak doğru otobüse binebildiğini söylediğini belirten Batur, bu deneyimde hem öfkenin hem de gururun bulunduğunu ifade etti.
Batur, “Burada devrimcileşebilir bir duygu var. Bize düşen görev bu duyguyu ortaya çıkartmak, devrimcileştirebilmek” dedi.
Beyoğlu’nda çocuk hakları mücadelesi büyütülecek
Açılışta yapılan konuşmalarda Tarlabaşı Sahne’nin yeni dönem gündemlerinden birinin çocuk hakları olacağı da duyuruldu. Türkiye Komünist Partisi Beyoğlu Örgütü’nün sahne açılışıyla birlikte çocuk hakları başlığını temel mücadele gündemlerinden biri haline getirdiği belirtildi.
Konuşmada çocuk haklarının eğitim, beslenme, barınma, oyun, ifade ve yaşam hakkı gibi pek çok başlığı kapsadığı vurgulandı. Türkiye’de çocukların bilimsel, laik ve kamusal eğitim hakkından uzaklaştırıldığı, MESEM gibi uygulamalarla çocuk işçiliğine mahkum edildiği belirtildi.
“Kaybedecek çocuğumuz yok” denilen konuşmada, çocukların korunması, eğitilmesi ve eşitlikçi, özgür, ilerici bir toplumun yurttaşları olarak yetiştirilmesinin toplumsal bir sorumluluk olduğu ifade edildi.
Çocukların boş zamanlarını ücretsiz spor tesislerinde, bilim merkezlerinde, sanat atölyelerinde, kütüphanelerde ve kültür merkezlerinde geçirebileceği bir düzen kurulmadığı sürece bu boşluğun tarikatlar, cemaatler ve çeteler tarafından doldurulduğu vurgulandı. Tarlabaşı’nda çocuklar için kreş, beslenme, eğitim ve yaşam hakkı mücadelesinin sürdürüleceği belirtildi.
Konuşmada, semt evinde okuma yazma öğrenen kadınların kendi öğrendikleri harflerle kumaş parçalarına “NATO’ya hayır” yazdığı da hatırlatıldı. Tarlabaşı Sahne’nin bir STK merkezi ya da sıradan bir sahne olmadığı, işçilerin, emekçilerin ve geleceğini ellerine almak isteyen yurtseverlerin sahnesi olduğu ifade edildi.
Selahattin Kural: 15-16 Haziran bugün de yol gösteriyor
TKP Merkez Komite Üyesi Selahattin Kural ise konuşmasında 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin yıldönümüne değindi. Kural, 15-16 Haziran’ın Türkiye işçi sınıfının ve emekçi halkın tarihinde onurla sahiplenilmesi gereken büyük bir mücadele olduğunu söyledi.
Tarlabaşı Sahne’nin açılışının yalnızca bir mekan açılışı olmadığını belirten Kural, sahnenin mahallede emekçi halkı bir araya getirme ve mücadeleyi büyütme çağrısı olduğunu ifade etti.
Kural, 1960’lardan sonra Türkiye’de siyasi alanda varlığını gösteren en önemli güçlerden birinin işçi sınıfı olduğunu hatırlattı. 15-16 Haziran’ın da işçi sınıfının toplumsal ve siyasal bir güç olarak ayağa kalktığı tarihsel bir örnek olduğunu belirtti.
Bugün Türkiye’de ve dünyada yoksulluk, işsizlik ve savaşların derinleştiğini söyleyen Kural, buna karşı eksik olanın işçi sınıfının örgütlü gücü olduğunu vurguladı.
Kural, 15-16 Haziran’a giden süreçte sermaye sınıfının işçi sınıfının örgütlülüğünü kırmak istediğini, DİSK’i hedef alan sendika yasası girişiminin işçiler tarafından “örgütlülüğümüzü yıkıyorlar” diye anlaşıldığını söyledi. Bunun üzerine İstanbul’da fabrikalardan çıkan on binlerce işçinin kenti kilitlediğini hatırlattı.
Kural, sermaye sınıfının bu direnişten büyük ders çıkardığını belirterek, 12 Eylül’e giden süreçte işçi sınıfının örgütlülüğünün hedef alındığını, işçi önderlerinin katledildiğini söyledi. DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler’in katledilmesini de hatırlatan Kural, bu saldırıların yalnızca Türkiye’deki patronların değil, NATO güdümlü yapılarla birlikte uluslararası sermaye düzeninin de müdahalesiyle gerçekleştiğini ifade etti.
AKP’li yıllarda kamusal hakların piyasaya açıldığını belirten Kural, sağlık ve eğitimin parayla satın alınan hizmetlere dönüştürüldüğünü, kamu kaynaklarının ve fabrikaların patronlara devredildiğini söyledi.
İlk konser Küba halkına ithaf edildi
Tarlabaşı Sahne, açılış etkinliğinin ardından yaptığı paylaşımda ilk konserini ABD’ye karşı direnen Küba halkına ithaf ettiğini duyurdu.
Paylaşımda, sahnenin ilhamını Kübalı sanatçı Silvio Rodríguez’in yıllardır mahalle mahalle sürdürdüğü “Bitmeyen Turne”den aldığı belirtildi. “Sanat, en güçlü sesini insanların yaşadığı mahallelerde, dayanışmanın ve mücadelenin içinde bulur” denilen açıklamada, ilk adımda sahneyi yalnız bırakmayan Yiğit Özatalay’a, Tarlabaşı Band’a ve salonu dolduran dostlara teşekkür edildi.
Tarlabaşı Sahne açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
Bu daha başlangıç. Müzikle, tiyatroyla, sinemayla ve dayanışmayla Tarlabaşı’nda üretmeye, paylaşmaya ve çoğalmaya devam edeceğiz.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.