Sayfa yolu
Tarihi yeniden yazma çabası: AKP'yi kapatılmaktan kurtaran isim Veysel Eroğlu muydu?
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 01.09.2026 , 12:52
Bir dönem AKP’nin en öne çıkan kadrolarından biriydi Veysel Eroğlu, bakanlık görevinde dahi bulunmuştu.
Şu anda Cumhurbaşkanı Irak Özel Temsilciliği görevinde bulunuyor.
Eroğlu’nun kendisini yeniden hatırlatması, Irak görevindeki faaliyetlerinden dolayı değil, AKP’nin 2008’deki kapatma davasına dair açıklamalarıyla oldu.
Önce bu açıklamaları, sonra da gerçekleri hatırlatalım:
“Bize bir haber geldi. AYM üyeleri karar vermiş, parti kapatılacak ve bir Cuma günü ilan edilecekti. Kapatma yönünde oy vermeyi düşünen Ahmet Akyalçın benim Afyon Lisesi'nden arkadaşımdı ama vesayetten dolayı görüşemiyorduk. Tek çare Ahmet Akyalçın'ın ikna edilmesiydi. Ahmet Akyalçın'ın kayınpederi de bizim Afyonlu mermerci Mehmet Halimoğlu. Onu da tanıyorum. Ben dedim ki, Mehmet Halimoğlu'na gidelim, damadını ikna etmesini isteyelim. Kapatma davasının kararından 1 hafta önce Sayın Erdoğan'la bir açılış için Konya'ya gittik. Orada İl Başkanlığı'nda arka odaya geçtik, ses yapsın diye musluğu açtık, 'Sayın Başbakanım, kapatmaya karar vermişler, tek çare böyle böyle bir şey var, eğer izin verirseniz ben gideyim, Mehmet Amca'yı ikna edeyim' dedim. O da 'Git' dedi. Ben de sivil bir arabayla Mehmet Amca'nın mermer fabrikasına gittim. 'AK Parti kapatılırsa ne olur, sen iş adamısın' dedim, 'Türkiye'nin şeyi değişir' dedi. O zaman dedim damadına gideceksin 'AK Parti'nin kapatılması kararında oy kullanırsan, seni evlatlıktan reddederim, kızımı da alıp giderim' diyeceksin dedim. Sonra Ahmet Akyalçın emekli olunca beni ziyarete geldi, 'Bir gün kayınpederim geldi, benden ne istedi biliyor musun' diye bu olayı anlattı, ben de bilmiyormuş 'Ya öyle mi dedi' falan dedim.”
Evet, eski bir bakan, açıkça suç olan bir eylemi, büyük bir rahatlıkla anlatıyor.
Anlattıkları, yani yüksek yargıdan bir ismin kararını değiştirmek için yaptığı girişim muhtemelen doğru ancak öykünün bu kadar büyütülmesinin de bir hükmü yok.
Çünkü kapatma davasını engelleyen Eroğlu’nun bu müdahalesi değil, ABD emperyalizmi, Cemaat ve patronlar olmuştu.
soL hatırlatıyor
soL’da daha önce, AKP’nin kapatılmasına yönelik davanın öne çıkan ayaklarını hatırlatmış, şimdilerde “AKP muhalifi” gibi görünen isimlerden Haşim Kılıç’ın o dönem oynadığı kritik role de işaret etmiştik.
Bunun yanı sıra, yine o dönem Cemaat'in attığı adımları da “Unutulan tarih: AKP’yi kapatılmaktan kim kurtardı?” başlıklı yazıda gündeme getirmiştik.
Bu vesileyle o yazının bir bölümünü yeniden hatırlatıyoruz:
“Şimdilerde herkes unutmuş durumda, gelin o süreçteki Cemaat payını kısaca hatırlatalım.
AKP’nin kapatılması sadece bir oy farkıyla engellenmiş, aradan yıllar geçtikten sonra Cemaat’in o dönem oy kullanacak tüm AYM üyelerini dinlediği ortaya çıkmıştı.
Cemaat önce AYM’ye soktuğu kendi adamları üzerinden AKP’nin kapatılmasına karşı bir duvar örmüş, sonra da en klasik yöntemiyle, hukuksuz dinlemelerle AYM üyelerinin özel hayatlarına dahil olup, bunları da çok muhtemeldir ki kapatmaya karşı pozisyon almaları için kullanmıştı.
Peki, bunu yapan Cemaatçiler bu nedenle yargılandı mı? Tabii ki hayır…
Sonrası mı?
Önce elbirliğiyle Cumhuriyet'i tasfiye ettiler, sonra ülkeyi kanlı bir iç hesaplaşmaya sürüklediler. 15 Temmuz aynı zamanda bunun da zeminidir ve ölüp giden Gülen kadar, AKP iktidarı, patronlar ve ABD’nin de doğrudan eseridir.
Gülen ölse de hesaplaşılması gerekenler orta yerde duruyor, yeniden inşa edilmesi gereken de…”
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.