Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İBDA-C’ci, Nakşi ve AKP kurucusuydu: Haşim Kılıç nasıl muhalif oldu?

Adı şimdilerde yeni kurulacak parti için dahi geçiyor. Sert bir AKP muhalifi gibi açıklama üstüne açıklama yapıyor. İBDA-C, Nakşibendi ve AKP kurucusu olduğu yönündeki iddiaları unutuldu. AKP'yi kapatılmaktan kurtaran ismin de o olduğu artık gündem bile olmuyor. Hafızasını kaybedenler için soL hatırlatıyor.

Orhan Gökdemir

Yayın Tarihi: 17.06.2026 , 00:01 Güncelleme Tarihi: 17.06.2026 , 01:00

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.


Haşim Kılıç eski Anayasa Mahkemesi Başkanı. İBDA-C üyesi olduğu iddia ediliyordu. AKP’ye pek yakındı. Hatta bu partinin kurucusu olduğu da artık kabul ediliyor. 

Şimdilerde pek muhalif. Ankara’da düzenlenen bir konferansta konuştu, mevcut yargı düzeni ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştirdi. Anayasa Mahkemesi ürkek davranıyordu, AİHM kararlarını cesaretle uygulanması gerekiyordu.

Hakimlerimiz korkutuldu, iş adamı korkutuldu, üniversite hocaları korkutuldu. Korkutulmayan alan kalmadı. Bir tarafta Maliye Bakanı körfez ülkelerinde para isterken TÜSİAD'ın başkanını gözaltına alındı bu ülkede… Hiçbir yatırım da bu ülkeye gelmez” dedi.

Mutlak butlana da karşı, “Bütün partiler bu yolla etkisiz hâle getirilebilir”di ona göre. Yani bir anlamda parti kapatma yolu da butlan kararıyla yeniden açılmıştı. 

Bu kadar muhalif olunca adı da CHP’de dışarıda bırakılanların kuracağı söylenen partinin kurucuları arasında geçmeye başladı.

Neden olmasın? CHP yönetimi de onun kadar muhalif. Hukuk olmayınca yatırım gelmeyeceğine inanıyorlar birlikte. Halbuki yatırımın, sermayenin hukuka değil kâra baktığı bir sır değil. Hem artık nerede hukuk var ki?

Özal'ın adamı

Haşim Kılıç 1950’li. Memleketi Kırşehir Çiçekdağı. 1968 yılında Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisine girmiş, 1972’de mezun oldu. İki yıl sonra Sayıştay Başkanlığı'nda denetçi yardımcısı olarak göreve başladı. Denetçi, baş denetçi unvanlarını aldıktan sonra 1985 yılında Sayıştay üyeliğine, 1990’da Turgut Özal tarafından Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi üyeliğine atandı. AYM’nin ilk badem bıyıklı üyesi oldu. Sonra Anayasa Mahkemesi Başkanvekili. 2007'de Tülay Tuğcu'nun yaş haddinden emekliye ayrılmasıyla boşalan Anayasa Mahkemesi Başkanlığına seçildi.

AYM’nin aldığı bazı kararların ardından Kılıç’ın cumhurbaşkanlığı adaylığına ‘göz kırptığı’ iddia edilmiş, mahkeme kararlarına saygı duymadığını her fırsatta belirten Başbakan Erdoğan Kılıç’a “Siyaset yapmak isteyen cübbesini çıkarıp yapar” diyerek seslenmişti

Bu gelişmenin ardından Kılıç’ın İBDA-C lideri Salih Mirzabeyoğlu‘yla aynı karede yer aldığı fotoğrafları servis edildi.

Fotoğrafları yayınlayan İsmailağa cemaatinin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nun yeğeni Saadet Ustaosmanoğlu’nun da yazarları arasında olduğu Furkan Haber sitesi, Kılıç’ın eskiden İBDA’cıların çıkardığı Gölge dergisinin Ankara temsilcisi olduğunu da iddia etmişti. Sitede, ‘makam sevgisi’ nedeniyle İBDA-C lideri Salih Mirzabeyoğlu’nu terk eden Kılıç’ın şimdi de aynı hırsla Başbakan Erdoğan’ı terk ettiği öne sürülüyordu.

İddialar üzerine Kılıç fotoğraftaki kişinin kendisi değil Hüsnü adında biri olduğunu söyledi. Dönemin İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Özbey bir basın açıklaması yaparak hakkında İBDA-C tarafından çıkarılan Görev adlı yayın organının Ankara temsilciğini yaptığına ilişkin iddialar olan Haşim Kılıç'ın "yalan söylediği"ni iddia etti. Özbey, "bazı sayılarda açıkça Haşim Kılıç yazıyor, Anayasa Mahkemesi Başkanı yalan söyleyemez" dedi.

Bu iddiaları bir TV kanalında Tuncay Özkan da dile getirmiş ancak Haşim Kılıç canlı yayına bağlanarak Özkan'ı sert bir dille yalanlamıştı. 

AKP'yi kapatılmaktan o kurtardı

Haşim Kılıç, 2008 yılındaki AKP'ye yönelik kapatma davasında partinin kapatılmaması yönünde oy kullanarak kritik bir rol oynamıştı. Halbuki AKP’nin laikliğe karşı kalkışma içinde olduğu apaçık ortadaydı. 

Kılıç oylamada AKP'nin kapatılmasına karşı ret oyu veren 6 üye arasında yer alınca partinin kapatılması için gereken 7 oy sağlanamamış ve AKP kapatılmaktan kurtulmuştu.

Kılıç, başsavcı tarafından sunulan 487 delilden 450'den fazlasının geçerli olmadığını, büyük çoğunluğunun gazete kupürlerinden ibaret olduğunu ve bu durumun delil niteliği taşımadığını belirtmişti. Halbuki AKP iktidarında gazete küpürleri parti kapatma, butlan ve mahkûmiyet için yeterli sayılıyor. 

Cumhuriyet gazetesinin yer verdiği bir iddiaya göre Haşim Kılıç, 2001 yılında Gül, Erdoğan ve Arınç’ın da bulunduğu AKP’nin kuruluş toplantılarına katıldı.

Kılıç’ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın AKP’nin Anayasa Mahkemesi’ndeki kapatma davasındaki karara saatler kala yaptığı toplantıya da katıldığı iddia edilmiş ancak bu iddia Kılıç tarafından yalanlanmıştı.

Nakşibendi tarikatı mensubu

Hakkındaki iddialar dava konusu da oldu. Vural Savaş, 2010 yılında yazdığı köşe yazısında Kılıç ile ilgili olarak 1990 yılında Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçildiği dönemde ileri sürülen iddiaları yeniden gündeme getirdi. 

Savaş, o tarihte yapılan bazı açıklamalar ve haberlere de atıf yaparak Kılıç ile ilgili "Televizyon izlemeyi günah sayan", "Nakşibendi tarikatı mensubu", "Atatürk düşmanı", "Devletin tarif edilmiş niteliklerini reddeden zihniyet", "Kediye ciğer teslim etmek" gibi ifadeler kullandı.

Kılıç, bu ifadeler nedeniyle Savaş aleyhine Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtı. 

Savaş savunmasında, kullandığı ifadelerin 1990'da başkaları tarafından dile getirildiğini belirterek "Bu yazılar, bildiriler, raporlar ve açıklamalar Haşim Kılıç tarafından da haklı bulunmuş veya eleştiri hudutları içinde görülmüş olmalı ki; hiçbirini dava konusu yapmamıştır" dedi. Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2011'de verdiği kararında Kılıç'ın talebini reddetti. Mahkeme, "bulunduğu makamdan dolayı toplumun dikkatini çeken kişilerin geçmiş yaşamları ile ilgili her türlü olayın gündeme getirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını" belirtti. 

Aradan zaman geçti, İBDA-C, Nakşibendi, AKP kurucusu iddiaları unutuldu. Kılıç artık ülkenin önde gelen muhalifleri arasında. Hatta Yeni CHP’nin kurucuları arasında sayılıyor. Neden olmasın? Ülkenin bütün sağcıları CHP’nin paltosunda çıkıyor artık. Haşim Kılıç’ın Ahmet Davutoğlu veya Ali Bebecan’dan ne eksiği var?


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.