Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Suriye'de devletin kontrolünde olmayan bölgelerin akıbeti belirsiz

Suriyeli gazeteci Sarkis Kassarjiyan, depremin Suriye'de yarattığı yıkıma ilişkin olarak 'Türkiye’nin de kontrolünde tuttuğu bu bölgelere yardım sağlamadığını görüyoruz' dedi.

Hakkı Hacınebioğlu

Yayın Tarihi: 09.02.2023 , 17:30 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:12

Kahramanmaraş merkezli depremler Türkiye ve Suriye’de büyük yıkımlara neden oldu. Deprem öncesinde savaşın yarattığı ağır yıkımla boğuşan Suriye’de insani kriz depremle birlikte derinleşiyor. ABD’nin hukuksuz yaptırımları Suriye’ye havadan yardım taşınmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Depremin Suriye’deki etkilerini Şam’da yaşayan Suriyeli gazeteci Sarkis Kassarjiyan ile konuştuk.

'Can kayıpları ve maddi hasarın kesinleşmesi zaman alacak’

Kassarjiyan, depremin Suriye’deki etkilerini şu şekilde anlattı:

"Deprem bütün Suriye’de hissedildi. En çok hasar gören bölgelerin Türkiye sınırına yakın bölgeler olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle İdlib, Halep ve Lazkiye en çok can kaybının yaşandığı bölgeler. Onları Hama takip ediyor. Tartus’ta can kaybı yok, sadece maddi hasar oluştu. Kayıp sayısının 2 bini aşacağı aşikâr. Can kayıplarının ve maddi hasarın kesinleşmesi zaman alacak. İdlib hükümet kontrolünde olmadığı için orayla ilgili bilgilerimiz çok sınırlı.

ABD yaptırımları uluslararası yardımları engelliyor

Donald Trump’ın ABD Başkanlığı döneminde Suriye’ye çok ağır yaptırımlar uygulanmaya başlandı. Savaşın ağır bir yıkıma neden olduğu ülkede yaptırımlar ciddi bir ekonomik yıkıma neden oldu. Suriye’nin büyük çoğunluğunda hükümetin kontrol sağlamasının ardından gerçekleşen yaptırım kararında ABD, Suriye’nin yeniden inşasını engelleme amacı taşıyor."

“Sezar Yaptırımları” adı verilen ABD yaptırımlarının depremle mücadeleye nasıl etki ettiğini sorduğumuz Kassarjiyan şu şekilde cevap verdi:

"Batı yaptırımlarının duruma etkisi çok boyutlu. Örneğin, belediyelerin elinde yeterli iş makinası ve ekipman olmamasının nedeni bu yaptırımlar. Eldeki araçların arama kurtarma, enkaz kaldırma faaliyetlerinde etkili kullanılamamasında da yaptırımların rolü var. Suriye’ye uygulanan petrol ambargosu nedeniyle bu araçlar akaryakıt kıtlığı yaşıyor. Gerekli malzemelere ulaşım da yaptırımlar nedeniyle zorlaşmış durumda. Yaptırımların Suriye ekonomisine olumsuz etkide bulunması sonucunda devletin aczi ile karşı karşıyayız. Devlet hazinesi çökmüş durumda.

Yaptırımlar uluslararası yardımların havayolu ile taşınmasına engel oluyor. Yaptırımlar nedeniyle sigorta şirketleri Suriye havaalanlarını kullanan uçaklara sigorta yapmıyor. Suriye’ye malzeme getiren gemiler de aynı şekilde sigorta yaptıramıyor. Yaptırımlar nedeniyle Suriye Hava Yolları’nın uçakları da uçabilir vaziyette değil. Haliyle o uçaklar da yardım getiremiyor. Tıbbi ekipmanların satın alınması da yaptırım engeline tıkanıyor. Açıkçası Suriye ne almak isterse yaptırıma takılıyor çünkü yaptırımlar bankacılık sektörünü de etkiliyor. Suriye bankalarından dünya bankalarıyla doğrudan işlem yapmak mümkün değil. Bu da araya aracıların girmesini ve satın alınan malzemelerin fiyatlarının artması sonucunu doğuruyor."

Sınırlı sayıda ülke yardım gönderebildi

Uluslararası yardım göndermede yaşanan sorunlara rağmen bazı ülkeler Suriye’ye bir şekilde yardım ulaştırmayı başardı. Kassarjiyan, uluslararası yardımların mahiyeti ile ilgili sorumuza şu yanıtı verdi:

"Yardım vaatleri veren birçok ülke oldu. BAE, Ürdün, Irak, İran, Rusya, Ermenistan ve Cezayir somut olarak yardım gönderen ülkeler. Lübnan ve Mısır’da sivil toplum kuruluşları yardım toplayıp gönderdi. İspanya, Fransa ve Çin’in yardım vaatleri var ama henüz ulaşmadı. Cezayir, Irak gibi ülkelerden arama kurtarma ekipleri geldi. BAE gibi ülkeler tıbbi yardım yolladı. Irak arama kurtarma çalışmalarının en acil ihtiyacı olan akaryakıtı karayolu ile gönderdi.

Yabancı güçlerin varlığı işleri zorlaştırıyor

Ülkede ABD ve Türkiye gibi yabancı güçler ve bu güçlerin kontrolündeki silahlı gruplar bulunuyor. Buralarda Suriye hükümetinin kontrolünün bulunmadığını biliyoruz. 

'Yabancı güçlerin ülkedeki varlığı depremle mücadeleyi nasıl etkiliyor?' diye sorduğumuzda Kassarjiyan, “ABD’nin Suriye petrollerine el koyması nedeniyle bir petrol krizi yaşanıyor. Eğer bu kuyular işgal altında olmasa akaryakıt sorunu olmaz. Türkiye ve Türkiye destekli grupların elindeki bölgelerde depremin neden olduğu yıkımın boyutlarına dair yeterli bilgi edinemiyoruz. Bu bölgelere Suriye hükümeti destek sağlayamıyor. Türkiye’nin de kontrolünde tuttuğu bu bölgelere yardım sağlamadığını görüyoruz” şeklinde cevap verdi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.