Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Savaş ve işgalin ardından Suriye depremi yaşıyor

Afet sonrası yapılacak yardımların önünü kesen en önemli etken Batı ülkelerinin Suriye hükümetine yönelik yaptırımları. Ülkeye uçuşların yapılmaması, hava yolu ile gelebilecek yardımları engelliyor.

EFE ARDIÇ

Yayın Tarihi: 08.02.2023 , 18:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Kahramanmaraş merkezli depremin üçüncü günü geride kalırken, Türkiye ve Suriye’de hayatını kaybedenlerin sayısı 10 bini aştı. Deprem öncesinde dahi ciddi bir insani krizin yaşandığı Suriye’de depremin yıkıcı etkileri yoğun bir şekilde hissediliyor.

Suriye’nin resmi haber ajansı SANA’nın paylaştığı verilere göre Suriye’de hayatını kaybedenlerin sayısı bin 200’ü geçti. Hayatını kaybedenlerin sayısının artması beklenirken ülkede depremden en çok etkilenen bölgeler Halep, İdlib, Tartus, Lazkiye ve Hama.

Kriz içinde kriz içinde yaşanıyor

Suriye’de depremden en çok etkilenen bölgelerin aynı zamanda savaşın en çok yıkıma neden olduğu bölgeler olduğu görülüyor. Depremden etkilenen bölgede yaşayan nüfusun yüzde 90’ı deprem öncesinde bile insani yardıma muhtaçtı. Altyapı eksikliği ile dondurucu soğuk ve kolera salgının yarattığı kriz depremle birlikte faciaya dönüştü. 

Enkaz altındaki depremzedeleri kurtarmak için yürütülen çalışmalar teknik yetersizlikler nedeniyle çok kısıtlı kalmaya devam ediyor. Bölgedeki insanların yiyecek, su, ısınma ve barınma sorunları ise dondurucu soğuğa rağmen çözümsüz kalmış durumda.

Suriye hükümetinin kontrol ettiği bölgelerde arama kurtarma çalışmalarına başlandı. Gönüllü üniversite öğrencileri harekete geçirildi, ordu görevlendirildi. Ayrıca Suriye halkı da imkanları yettikçe arama kurtarma çalışmalarının parçası olmaya çalışıyorlar. Ancak Suriyeli gazeteci Sarkis Kassarjian’ın aktardığına göre, ülkenin bu tarz afet durumları karşısında çok tecrübesiz olması ve ekipman eksikliği, çalışmaların çok yavaş ilerlemesine sebep oluyor. 

Hükümet uluslararası yardım için Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi başta olmak üzere bir takım insani yardım örgütlerine başvurdu. Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Çin, Kore, Cezayir ve Katar gibi birçok ülke yardımda bulundu veya yardım için hazırlıklara başladı. Ayrıca Birleşmiş Milletler alanda ekipleri olduğunu ve durumu analiz edip yardım sağlamaya çalıştıklarını belirtti. Halihazırda ülkede askeri bir varlık gösteren Rusya da yardım sağladı. 6 ve 7 Şubat’ta iki İran uçağı Şam Uluslararası Havalimanına 70 tonluk sağlık ekipmanı, gıda yardımı ve çadır ulaştırdı.

Afet sonrası yapılacak yardımların önünü kesen en önemli etken Batı ülkelerinin meşru Suriye hükümetine yönelik yaptırımları. Ülkeye uçuşların yapılmaması, hava yolu ile gelebilecek yardımları büyük ölçüde engelliyor. Karayolu ulaşımı ise Türkiye üzerinden sağlanabiliyor. Ancak Türkiye’de yine deprem kaynaklı yaşanan kriz ve karayollarının aldığı hasar, bölgeye bu şekilde ulaşımı neredeyse imkansız kılıyor. 

ABD yaptırımları insani krizi derinleştiriyor

Suriye hükümeti ABD ve AB’ye yaptırımları kaldırmaya yönelik çağrıda bulundu. Suriye hükümeti kendisiyle koordine bir şekilde yardım etmek isteyen bütün ülkelere sağlayabileceği bütün imkanları sağlayacağını açıkladı. Suriye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Büyükelçisi Bessam Sabbag konuyla ilgili BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşme gerçekleştirdi. Yaptırımların insani krizi derinleştirdiğini vurgulayan büyükelçi, BM’den yaptırımların kaldırılması ve insani yardım sağlanması için destek talep etti.

Batı medyası ise yaptırımları meşrulaştırıcı haberler yapmak ve yaptırımları kaldırmadan yardım iletmenin yollarını “aramak” ile meşgul. ABD Başkanı Biden, bölgedeki STK’ları destekleyerek insani çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Biden’ın bu açıklamasının ülkenin kesin çoğunluğunu kontrol eden hükümet yerine "Beyaz Baretliler" gibi haklarında ciddi kuşkular bulunan gruplarla yardımları koordine etmeye çalıştıklarını gösteriyor. Bu grupların teknik bilgi ve ekipman ile görevli sayılarının yetersiz olduğu açık. Yaptırımları bırakmadan “yardım” etme çabalarından bir diğeri de ABD destekli SDG'nin çalışmalarını ön plana çıkarmak olarak karşımıza çıkıyor. Ancak SDG’nin de bölgede, bu işe uygun yeterli bir gücü ve örgütlülüğü olmadığı görülüyor.

Bölgenin parçalı hali de insani çalışmaları zorlaştırıyor. Depremden etkilenen bölgede Suriye hükümetinin, SDG’nin, TSK’nın ve Türkiye destekli cihatçı örgütlerin kontrol ettiği topraklar var.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.