Sayfa yolu
Sudan'da ayrılıkçı hükümet kuruldu: BAE yalanladı, Türkiye sustu, Kolombiyalı paralı askerler öldü...
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
dış haberler
Yayın Tarihi: 13.08.2025 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 13.08.2025 , 00:09
İki yılı aşkın süredir devam eden Sudan savaşında yeni gelişmeler yaşanıyor.
Paramiliter Hızlı Destek Güçleri (HDG) öncülüğündeki koalisyon, kontrolündeki bölgede hükümet kurduğunu ilan etti ve çeşitli atamalar gerçekleştirdi.
Uzun sürenin ardından başkent Hartum’da kontrolü yeniden sağlayan Sudan yönetimi ise yeni hükümeti “terörist milislerin ilan ettiği gayrimeşru oluşum” olarak tanımladı. Ayrıca tek taraflı ilan edilen hükümetle işbirliği yapan ülkelerin, Sudan hükümetine ve egemenliğine yönelik saldırıyla suçlanacağı bildirildi.
Sudan’daki savaşa resmi olarak hiçbir yabancı güç katılmamış olsa da çeşitli devletlerin Sudan topraklarındaki rekabeti de sürüyor.
HDG’yi desteklediği iddia edilen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), koalisyon tarafından ilan edilen hükümetle bağlantısını reddetti, ancak kısa bir süre sonra BAE’ye ait olduğunu belirtilen ve onlarca Kolombiyalı paralı askeri taşıyan bir uçak, Hızlı Destek Güçleri’nin kontrolündeki Güney Darfur eyaletinde düşürüldü.
Sudan yönetimini destekleyen Türkiye’nin ise “hükümet ilanına” ve düşürülen uçağa dair açıklama yapmaması dikkat çekti.
Hızlı Destek Güçleri önderliğinde ‘hükümet’ ilan edildi
Hızlı Destek Güçleri önderliğindeki ittifak, başkent Hartum'daki askeri yönetime meydan okumak amacıyla 26 Temmuz'da, kontrolünde bulunan bölgelerde alternatif bir hükümet kurduğunu duyurdu. Kendisine "Sudan Kurucu İttifakı Liderlik Konseyi" adını veren yeni "hükümet", Hızlı Destek Güçleri lideri Muhammed Hamdan Dagalo'nun, bölge valilerinin de yer aldığı 15 üyeli hükümet konseyine başkanlık edeceğini açıkladı.
"Sudan Kurucu İttifakı Liderlik Konseyi" tarafından yapılan açıklamada Sudanlı siyasetçi Muhammed Hasan Osman el-Taişi'nin de başbakanlık görevini üstleneceğini duyuruldu. Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) lideri Abdülaziz el-Hilu ise başbakan yardımcısı olarak atandı.
Sudan Kurtuluş Hareketi-Geçiş Konseyi lideri El Hadi İdris Yahya, Darfur bölgesinin valisi ilan edilirken, Özgür Aslanlar Partisi lideri Mabruk Mübarek Salim, Doğu Sudan'a, bağımsız siyasetçi Faris el-Nur ise Hartum eyaletine vali olarak atandı.
Açıklamada, "Bu tarihi başarı vesilesiyle liderlik konseyi, onlarca yıldır yıkıcı savaşların alevlerine göğüs geren Sudan halkına selam ve tebriklerini iletiyor" denildi.
Ayrıca açıklamada, "Sudan Kurucu İttifakı Liderlik Konseyi özgürlük, adalet ve eşitlik ilkeleri üzerine kurulu, laik, demokratik, ademi merkeziyetçi ve gönüllü olarak birleşmiş bir Sudan inşa etme taahhüdünü de yeniliyor" ifadesine yer verildi.
Konsey Sözcüsü Alaa Eldin Avad Naqd ise "Ülkedeki her hizmet sektöründe altı aylık acil durum planlarımız var ve tüm sektörlerde stratejik planlar var" dedi. Plana ilişkin ayrıntı vermeyen Naqd, komisyonun bir sonraki adımının bakanlar kurulunun oluşturulması olacağını söyledi.
Sudan yönetiminden kınama: ‘Terörist milislerin ilan ettiği gayrimeşru oluşum’
Sudan Dışişleri Bakanlığı ise “hükümet ilanının” ardından Komisyonun açıklamasını kınadı ve diğer hükümetleri "terörist milislerin ilan ettiği bu gayrimeşru oluşumla" etkileşime girmekten kaçınmaya çağırdı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Dışişleri Bakanlığı, milislerin sosyal medya sayfalarında sahte hükümet ilan etmesinin, tüm oluşumları ve askeri teşkilatlarıyla yiğit silahlı kuvvetlerimizin karşısındaki yenilgisinin ve hezimetin en açık kanıtı olduğunu teyit etmektedir. Bu sahte ilana sivil unsurların katılımı, bu ittifakların gerçek yüzünü ortaya koymakta ve terörist milislerle tam koordinasyon içinde iktidarı zorla ele geçirmek için kurgulanan komploya dahil olduklarını teyit etmektedir.”
Komisyonun hükümet ilanından önce Kenya’nın başkenti Nairobi’de yapılan hazırlık toplantılarına da değinilen açıklamada, “isyancı milislere olanak sağlaması şiddetle kınandı ve durumdan endişe duyulduğu” belirtildi. Açıklamada, “Bu durum, Sudan'ın egemenliğinin ve içişlerine karışmama ilkesinin açık bir ihlalidir. Ayrıca, Birleşmiş Milletler, Afrika Birliği ve Afrika Kalkınma Ajansı'nın (IGAD) Sudan'ın birliğini ve toprak bütünlüğünü destekleyen ilke ve tüzüklerine de aykırıdır” denildi.
Açıklama şu ifadelerle noktalandı:
“Sudan Hükümeti, tüm komşu ülkeleri, uluslararası toplumu, bölgesel ve uluslararası örgütleri, tüm hükümet organlarını ve diğer kuruluşları bu bildiriyi kınamaya çağırıyor ve terörist milisler tarafından ilan edilen bu yasadışı örgütü tanımamalarını veya bu örgütle işlem yapmamalarını talep ediyor. Ayrıca, bu bildiriyle herhangi bir şekilde işlem yapmanın Sudan Hükümeti'ne ve tüm toprakları üzerindeki egemenliğine bir saldırı olarak değerlendirileceğini ve Sudan halkının hak ve yeteneklerinin açık bir ihlali olduğunu belirtiyor.”
Afrika Birliği’nden çağrı: ‘Paralel hükümeti tanımayın’
Afrika Birliği Barış ve Güvenlik Konseyi de hükümet ilanına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, "Afrika Birliği üye devletlerini ve uluslararası toplumu, Sudan'ın bölünmesini reddetmeye ve barış çabaları ile ülkenin varoluşsal geleceği üzerinde ciddi sonuçlar doğuracak sözde paralel hükümeti tanımamaya" çağırdı.
Afrika Birliği'nin açıklamasında ayrıca "Sudan'daki çatışmayı körükleyen her türlü dış müdahaleyi kesin bir dille kınadıkları" belirtildi.
BAE de açıklama yaptı: Bağlantı reddedildi
Sudan Güvenlik ve Savunma Konseyi, Birleşik Arap Emirlikleri’ni “saldırgan ülke” olarak ilan etmiş ve diplomatik ilişkileri kesmişti.
Hızlı Destek Güçleri’ne maddi ve askeri mühimmat yardımı yapmakla suçlanan, ancak söz konusu suçlamaları reddeden Birleşik Arap Emirlikleri de gelişmelere ilişkin açıklama yaptı.
“Birleşik Arap Emirlikleri, Sudan halkının barış, istikrar ve onurlu bir gelecek arayışının yanındadır” ifadelerine yer verilen Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, ülkenin “diyaloğu teşvik etmek, uluslararası desteği harekete geçirmek, insani krize çözüm getirecek ve sürdürülebilir barışın temellerini atacak girişimlere katkı sunma konusunda sarsılmaz bir kararlılığa sahip olduğu” öne sürüldü.
BAE’nin Hızlı Destek Güçleri’ni desteklediğine yönelik iddiaların “uydurma haber” ve “propaganda faaliyeti” olarak nitelendirildiği açıklamada, algı yönetimine karşı dikkatli olma çağrısında bulunuldu.
‘Kolombiyalı paralı askerleri taşıyan BAE uçağı düşürüldü’
BAE her ne kadar Hızlı Destek Güçleri’ne destek sağladığını reddetse de kısa süre sonra yeni bir gelişme yaşandı.
Hızlı Destek Güçleri’nin, destekçilerinin teşvik ve finansmanıyla, giderek artan asker eksikliğini karşılamak için çeşitli ülkelerden paralı asker toplamaya başladığı iddiaları gündeme gelmişti.
Özellikle Kolombiya’dan getirildiği öne sürülen paralı askerler, Güney Amerika ülkesinin basınında uzun süre tartışılmıştı. Hızlı Destek Güçleri’nin başarısız bir operasyonunda ele geçirilen telefonda çıkan görüntüler ve sonrasında ülkesine geri dönen başka bir paralı askerin savaşmak üzere nasıl işe alındıkları, görevleri ve Batı Sudan'a ulaşmak için kullandıkları yöntemler hakkındaki açıklamaları Kolombiya basınına yansımıştı.
7 Ağustos’ta yaşanan bir olay, Kolombiya’dan savaşmak için getirilen paralı askerlerin varlığını kanıtladı ve BAE’nin açıklamalarını boşa çıkardı.
Sudan ordusuna ait hava güçleri, BAE’ye ait olduğunu belirtilen ve onlarca Kolombiyalı paralı askeri taşıyan bir uçağı, Hızlı Destek Güçleri’nin kontrolündeki Güney Darfur eyaletinde düşürdü.
Sudan Devlet televizyonunun aktardığına göre 40 Kolombiyalı paralı asker öldü, Hızlı Destek Güçleri’ne teslim edilecek mühimmat da yok edildi.
Buna karşılık Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, "Paralı askerliği yasaklayan yasa tasarısı için acil mesaj talep ettim. Bu aynı zamanda, insan kaçakçılığı gibi öldürmek için mala dönüştürülen insanlardır. Kolombiya içinde o kadar çok savaş istediler ki, ülkedeki savaş azalınca bunu dışarıda aramaya başladılar” açıklamasında bulundu.
"Gençleri öldürülmeye gönderen patronlar katildir" ifadelerini kullanan Petro, "Mısır'daki büyükelçimize, kaç Kolombiyalının öldüğünü araştırması talimatını verdim, teyit edilmemiş 40 kişiden bahsediliyor. Cesetlerinin geri getirilmesini başarabilir miyiz? Göreceğiz" ifadesini kullandı.
Çoğu eski ordu mensubu ve gerilla olan Kolombiyalı paralı askerler, diğer küresel çatışmalarda da boy göstermiş ve daha önce BAE tarafından Yemen ve Körfez'deki operasyonlar için işe alındıkları iddia edilmişti. Hızlı Destek Güçleri’yle birlikte savaşan yaklaşık 80 Kolombiyalının olduğu tahmin ediliyor.
Öte yandan BAE iddiaları asılsız olarak nitelendirdi. Ayrıca Sudan yönetimini desteklediği bilinen Türkiye’nin “hükümet ilanına” ve düşürülen uçağa dair açıklama yapmaması dikkat çekti.
Savaşta iki yıl: 150 binden fazla insan hayatını kaybetti
Sudan'da askeri darbeyle yönetime gelen General Abdel-Fattah Burhan yönetimindeki ordu ile General Muhammed Hamdan Dagalo komutasındaki paramiliter Hızlı Destek Güçleri (HDG) arasında çıkan savaş 2023 yılında başladı.
Sudan ordusunun, HDG'nin 2 yıl içerisinde tamamen orduya entegresini istemesi, HDG'nin ise sivil bir hükümetin ardından yaklaşık 10 yıla yayılan bir süreçte bunu kabul edebileceğini açıklamasıyla başlayan gerginlik, taraflar arasında silahlı çatışmaya dönüşmüştü.
Sudan Silahlı Kuvvetleri resmi komutayı elinde tuttu, ancak HDG de oldukça hızlı aksiyon aldı. HDG militanları, başkent Hartum'u ele geçirmek için kentsel savaş ve sokak taktikleri kullandı, böylelikle başkent haftalar içinde yönetilemez hale geldi.
Bu durum ülkeyi parçalara bölmekle kalmadı, aynı zamanda yeni bir düzenlemeyi de zorunlu kıldı. Bu süreçte Port Sudan fiili başkent olurken, ülkenin batısı etnik katliamlara sahne oldu.
Sudan yönetimi Mart ayında Hartum'u yeniden kontrolü altına aldı, ancak bu süreçte 150 binden fazla insan öldürüldü ve 13 milyondan fazla insan yerinden edildi.
Türkiye Sudan’da ne yapıyor?
Türkiye de 2017 yılında Port Sudan’ın hemen güneyinde bulunan Sevakin kentindeki limanı rehabilite etmek amacıyla 99 yıllık bir kira sözleşmesi imzalamıştı. Söz konusu kiralama işleminin nedeni ise Kızıldeniz’de stratejik bir dayanak noktasına sahip olmaktı. Ancak Sudan'daki siyasi çalkantılardan nedeniyle bu plan rafa kaldırılmak zorunda kalındı.
Türkiye Sudan’da savaş patlak verince başlangıçta arabuluculuk yapmaya çalıştı, ancak Abu Dabi HDG’yi silahlandırmaya başlayınca dengeler değişti ve görüşmeler çöktü. Buna karşılık, Türkiye taktik değiştirdi ve yasal Sudan hükümetini destekleyerek, BAE’ye karşı “denge” unsuru olarak konumlandı.
Ardından devreye AKP hükümetinin destekleriyle büyüyen Baykar sokuldu ve 2024 yılında Sudan Silahlı Kuvvetleri’yle 120 milyon dolar değerinde İHA anlaşması imzaladı. Kamuoyuna yansıyan haberlere göre teslimat, kargo kayıtları, uydu görüntüleri ve sızdırılan gümrük verileriyle onaylandı. Zaten teslimat haberlerinden kısa bir süre sonra Baykar’a ait İHA’lar HDG kontrolündeki hava sahasında görülmeye başlandı.
Bu süreçte her iki tarafın da askeri danışmanlarını, lojistik ekiplerini ve istihbarat görevlilerini Sudan ordusuna ve HDG militanları arasına yerleştirmeye başladığına dair iddialar gündeme gelmeye başladı. Ancak iki ülke de bu süreçte birbirlerinin ayaklarına basmamaya ve işleri tırmanma eşiğinin altında tutmaya özen gösterdi.
Ta ki 3 Mayıs’ta Sudan ordusu içinde savaşan Türk personeller tarafından işletilen İHA’lar, Nyala Havaalanı’ndaki bir askeri kargo uçağına saldırana kadar. Uçağın HDG için dronlar, mühimmat ve radar sistemleri taşıdığından şüpheleniliyordu, fakat edinilen istihbarat eksikti. Uçak, silahların yanı sıra BAE'den subaylar ve askerler de dahil olmak üzere yabancı paralı askerler taşıyordu. Saldırı sonucu düzinelerce HDG milisinin yanı sıra 4 BAE vatandaşı da hayatını kaybetti.
Saldırıya bir gün sonra yanıt geldi. Port Sudan, 3 günden uzun süren bir dizi hassas saldırıyla vuruldu. Sudan'ın tek uluslararası havalimanı, bir askeri hava üssü, bir elektrik santrali, insani yardım için ana limanı ve yabancı diplomatların kaldığı bir otel hasar gördü. Saldırıda ayrıca Türkiye yapımı insansız hava araçlarının depolandığı askeri hangarlar hedef alındı ve Türk destek ekibinden üyelerin yaralandığı bildirildi.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin Türkiye’nin savaşa müdahalesinden rahatsız olduğunu ve Port Sudan saldırılarının ardından gerilimin tırmanmasına olası gözle bakıldığı belirtiliyordu. Fakat saldırıların ardından HDG ile Sudan arasındaki çatışmalar devam etse de BAE ve Türkiye bu çatışmalarda geri planda durdu.
| Sudan ve yabancı güçlere dayanan iç savaş: BAE ve Türkiye nasıl birbirinin ayağına bastı? |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.