Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Suç duyurusu yok, soruşturma yok, ifadesi bile alınmadı: Fatma Betül Sayan Kaya 2,2 milyarı verip kurtulabilir mi?

Borsa vurgununda adı geçen AKP'li Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi hakkında ne SPK suç duyurusunda bulundu, ne savcılık soruşturma başlattı. Kaya çifti, borsadan elde ettikleri 2,2 milyar lirayı bugün devlete vererek, suçlarını dolaylı olarak itiraf etti. Buna rağmen henüz ifadeye bile çağırılmadılar.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 29.09.2026 , 16:38 Güncelleme Tarihi: 29.09.2026 , 17:01

Fon krizi büyük bir gürültüyle patladı. Geride parasına ulaşamayan yüz binlerce mağdur kaldı. 

Krizin nasıl çözüleceği sorusu yanıt beklerken, vurguna adı karışan eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'dan dikkat çeken bir hamle geldi.

Kaya ve eşi, şaibeli bir hisseden sadece aylar içinde elde ettikleri yaklaşık 2,2 milyar lirayı iade etti.

Suçun itirafı niteliğindeki bu hamle yeni soruları da beraberinde getirdi.

Kaya çiftinin malvarlığına tedbir uygulanmamış mıydı? Para iadesi kimin talebiyle, neyin karşılığında yapıldı? SPK'nın hakkında suç duyurusunda bile bulunmadığı çift etkin pişmanlıktan yararlanabilecek mi? Ve en önemlisi, suçunu dolaylı da olsa kabul eden biri nasıl oldu da bugüne dek ifadesine bile başvurulmadı.

Olay nasıl ortaya çıktı?

Önce olayın başına dönelim.

Özata Denizcilik hisseleri borsada çok hızlı yükseldi. Sonra soruşturma başladı. Bu hisselerde işlem yapanlar arasında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya da vardı. O sırada AKP'de Genel Başkan Yardımcısıydı.

Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, bir ilçe kongresinde rakamları tek tek anlattı. Emre'ye göre Kaya, 8 Nisan'da hisse almaya başladı. Hisse başına 255 lira ödedi. Eylül'de hisseleri 4 bin 482 liradan sattı. Eşi İlyas Kaya da aynı fiyattan alıp aynı fiyattan satmıştı.

Çift toplam 163 milyon 46 bin lira yatırdı, satıştan yaklaşık 2 milyar 170 milyon lira elde etti. Bu işlemler sadece 4 ayda oldu.

Emre bir şey daha söyledi: "Birileri kulağına fısıldamış, peş peşe paraları çekmişler." Yani olay sadece kazançtan ibaret değil. İddia, kriz patlamadan önce bilgi sahibi olunduğu yönünde.

Kaya iddialara yanıt vermedi. Ardından AKP'deki Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etti.

İstifa mektubu da dikkat çekiciydi. "Sürecin selameti" dedi. "Siyasi sorumluluk" dedi. Ama tek bir iddiaya tek bir cevap vermedi.

Malvarlığı tedbiri uygulandı mı, uygulanmadı mı?

İstifadan sonra ikinci haber geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaya'nın, eşinin ve çocuklarının mal varlığına kısıtlama getirilmesini talep etti.

Satış, devir ve para transferleri savcılık onayına bağlanacak, menkul kıymetler dondurulacaktı.

Burada bir ayrım yapalım. "Tedbir talep edildi" ile "tedbir kararı verildi ve uygulandı" aynı şey değil. Haberde bu iddia olarak geçti. Kesin bir açıklama yapılmadı.

Para iadesi nasıl yapılabildi?

Ekonomim'in haberine göre Kaya ve eşi yaklaşık 2,2 milyar lirayı iade etti. Paranın Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bildirdiği banka hesabına aktarıldığı öne sürüldü.

Bu hamle soruları da beraberinde getirdi.

İlk soru basit. Mal varlığına tedbir konulduysa bu para nasıl çıktı?

İki ihtimal var. Birincisi, tedbir hiç uygulanmadı. Talep edildi ama karar çıkmadı ya da hesaplar bloke edilmedi. Öyleyse "mal varlığı donduruldu" diye anlatılan şey yanlıştı.

İkincisi, tedbir vardı ve ödeme savcılığın onayıyla yapıldı. O zaman da şunu açıklamak gerekir: Bu ödeme hangi işlem için onaylandı? Onay veren kim?

Hangisi doğru, bilmiyoruz. Çünkü kimse açıklamadı.

Ama şunu biliyoruz, bir insan 2,2 milyar lirayı kısa sürede toplayıp hesaba yatırabiliyorsa, paranın kontrolü hâlâ onun elinde demektir. 

Peki bu para hangi kapsamda iade edildi? Bir insan para öderken bir gerekçeyle öder. Borcu vardır, ceza almıştır  ya da bir yasal hüküm öyle gerektirmiştir. "Öylesine" iade olmaz.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın hesap numarası vermesi de dikkat çeken bir detay. Yani kimse bu paranın nereye yatırılacağını bilmeden, kendiliğinden yatırmadı. Bir yerden "şuraya yatırın" denmiş. Kim dedi? Ne karşılığında dedi?

‘Etkin pişmanlık’tan faydalanabilir mi?

Sermaye Piyasası Kanunu'nda "etkin pişmanlık" diye bir hüküm var. 

Bu hüküm gereğince SPK, bazı kişiler hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Bu kişiler, elde ettikleri menfaatin iki katı parayı 15 gün içinde geri öderse ceza almaktan kurtulabiliyor. Yani kanun diyor ki, "Vurgundan elde ettiğin paranın iki katını öde. Sana ceza vermeyelim."

Ancak burada bir şart var. Bu kişiler hakkında önce SPK'nın suç duyurusunda bulunmuş olması gerekiyor.

Şimdi Kaya çiftine bakalım. SPK'nın bugüne kadar yayımladığı suç duyuruları listesinde Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin adı yok. SPK, Özata Denizcilik hisseleri için 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Kaya çifti bu 11 kişi arasında değil. Bu nedenle listede belirtilen madde kapsamında etkin pişmanlıktan faydalanmaları mümkün değil. Çünkü haklarında suç duyurusu yoksa 15 günlük süre de başlamamıştır.

Bir hesap daha var. Kaya çiftinin yatırdığı yaklaşık 163 milyon lira. Sattıkları yaklaşık 2,17 milyar lira. Aradaki kazanç yaklaşık 2 milyar lira. Kanuna göre "menfaatin iki katı" ödenecekse rakam yaklaşık 4 milyar lira eder.

İade edilen tutar ise yaklaşık 2,2 milyar lira. Yani bu rakam, kazancın iki katı değil. Satıştan gelen paranın yaklaşık kendisi.

Bu da etkin pişmanlık hesabına uymuyor. Peki ne bu?

Suçunu kabul etti ama ifadesine bile başvurulmadı 

Bir tarafta yüz binlerce mağdur var. Parasına ulaşamayan, hesabında rakamı görüp çekemeyen insanlar. Öbür tarafta iddiaya göre 4 ayda 163 milyon lirayı 2 milyar liraya çeviren bir çift var.

Bu çift, hakkında suç duyurusu bile yokken milyarlarca lirayı iade ediyor. Hangi kapsamda olduğu belli değil. Tedbir olup olmadığı belli değil. Kim "öde" dedi, belli değil.

Ancak bu ödeme bir şeyi ortaya koydu. İstifa metninde dahi masum olduğunu açıkça savunamayan Fatma Betül Sayan Kaya, 2,2 milyar lirayı geri vererek vurguna karıştığını itiraf etmiş oldu.

Peki, suçunu dolaylı olarak ikrar eden biri hakkında nasıl oluyor da gözaltı kararı verilmiyor, ifadesine dahi başvurulmuyor?

Bu sorunun cevabı şu anda bir tek yerde var. Savcılık dosyasında. O dosya da kapalı.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.