Sayfa yolu
SÖYLEŞİ | 'Sansür yasasına karşı tüm basın emekçilerini örgütlenmeye çağırıyoruz'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 16.06.2022 , 13:07 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
AKP ve MHP’nin "dezenformasyon yasası" adı altında Meclis'e sunduğu sansür yasası Yargıtay'ın "muğlak" ve "yüzde 99 basını ilgilendiriyor” uyarısına ve basın emekçilerinin tüm itirazlarına rağmen AKP-MHP oy çokluğuyla Adalet Komisyonu’ndan geçti.
Patronların Ensesindeyiz İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı, AKP ve MHP’nin hazırladığı istibdat dönemi uygulamalarını aratmayan 40 maddelik sansür yasasının TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçmesine ilişkin soL’un sorularını yanıtladı.
Patronların Ensesindeyiz İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı'ndan Ayçin Özoktay, yasanın kabulüne ilişkin “Bu saldırı karşısında sessiz kalınması, medyanın icazetli gazetecilerin ısmarlama haberleriyle dolması anlamına geliyor” açıklamasını yaptı.
'Bu yasa, ifade hürriyetimize ve bilgi alma hakkımıza doğrudan bir saldırı teşkil ediyor'
AKP'nin sansür yasası dün akşam TBMM Adalet Komisyonu'ndan geçti. Basın meslek örgütleri tehlikeyi duyurmaya çalıştı ancak bu kamuoyunda pek yankı bulamadı. Siz ne düşünüyorsunıuz? Bu yasanın doğurduğu tehlikeler neler?
Bu yasa, AKP'nin alışıldık torba yasalarıyla aynı mantıkta, tepeleme doldurma biçimiyle hazırlandı. Biz uzun süredir torba yasalarla, bir gecede geçirilen kanunlarla ülkenin ranta açıldığını, talan edildiğini, özgürlüklerimizin kısıtlandığını biliyoruz.
Bununla birlikte TBMM yasa tekliflerinin hazırlığında ve incelenme sürecinde ilgili meslek örgütlerine ve uzmanların görüşlerine başvurabilir. Bu Meclis İçtüzüğü’nde yazıyor. Ancak bu yasanın hazırlanış aşamasında herhangi bir meslek örgütünün görüşüne başvurulmadı. Zorlukla basın örgütleri komisyona katıldılar ancak burada da sözleri kesildi, görüşleri dikkate alınmadı.
Bu yasanın hazırlanma süreci bile önümüzdeki günlerin neler getireceğine işaret ediyor. Bu yasa, ifade hürriyetimize ve bilgi alma hakkımıza doğrudan bir saldırı teşkil ediyor.
Gazetecilere hapis cezası tehdidi
Yasa sansür ve baskıyı ne şekilde tahkim edecek?
Bu yasa ile soyut kavramlardan yola çıkarak suç üretiliyor. Yasayla birlikte 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçu icat edilmiş oldu. Fakat içeriğe bakılacak olursa 'dezenformasyon' ya da 'yanıltıcı bilginin' ne olup olmadığı konusunda net bir tanımlamanın olmadığı görüyoruz.
Yasayla 'Dezenformasyon' suçunun cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve bu ceza, 'failin kimliğini gizli tutması' durumunda, yani ismini belirtmek istemeyen kaynaklarla yürütülen habercilik faaliyetinde yarı yarıya artıyor.
'Alaturka Propaganda Bakanlığı...'
Bu yasa duyurulurken, internet basınında çalışan gazetecilere basın kartı 'müjdesi' de verildi. Yeni basın kartı düzenlemeleri hakkında düşünceleriniz neler?
Yasanın internet mecralarına basın kartı sunma vaadi bir ödül değil. Danıştay'ın Basın Kartı Yönetmeliği'ne ilişkin yürütmenin durdurulması kararını iptal ettiğine geçen ay şahit olmuştuk. Alaturka Propaganda Bakanlığı denilebilecek İletişim Başkanlığı, zaten basın kartının kime, hangi koşullarda verileceğini ya da hangi durumda iptal edileceği konusundaki yetkiyi elinde tutuyor.
Dolayısıyla biz gazetecilerin ağzına bir parmak bal çalmayı kabul etmiyoruz. Tehdidin sürekli arttığı, gazeteciliğin bütünüyle iktidarın tekeline sokulmaya çalışıldığı ve ifade hürriyetinin iğdiş edildiği karanlık bir dönemdeyiz. Bu yasa teklifi baskı karşısında sessiz kaldıkça geriye sadece ısmarlama iş yapan habercilerin kalacağını anlatıyor. Bu basın kartı düzenlemesini de buradan bağımsız görmüyoruz.
'Ve elbette tüm basın emekçilerini örgütlenmeye çağırıyoruz'
İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı ne talep ediyor?
Çağrılarımızda da sürekli dile getirdiğimiz gibi, bu ayıptan derhal dönülmesi gerektiğini söylüyoruz. Ayrıca tüm basın emekçileri ve habercilik faaliyeti üzerindeki ağır baskının derhal sonlandırılmasını talep ediyoruz. Son 20 yılda ifade hürriyeti zaten yeterince yara aldı. Ve elbette tüm basın emekçilerini örgütlenmeye çağırıyoruz. Bu saldırı karşısında sessiz kalınması, tüm medyanın icazetli gazetecilerin ısmarlama haberleriyle dolması anlamına da geliyor. Biz kamuya karşı sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Mesleğimizi yapmaya, kamuyu bilgilendirmeye devam edeceğiz. İstibdat artıkları bizi hiçbir zaman durduramadı, durduramayacak.
Biz zaten oldukça zorlu koşullarda mesleğini sürdüren basın emekçilerine aba altından sopa gösterilmesine karşı ses çıkarılmasını istiyoruz. İşini layıkıyla yaptığı için tehdit edilen tüm basın emekçilerini bir araya gelmeye çağırıyoruz.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
