Sayfa yolu
SÖYLEŞİ | 'Giderlere yetişemiyorum, hiçbir şey yapmaya vaktim kalmıyor bazen...'
Kocamustafapaşa KDK
Yayın Tarihi: 01.06.2022 , 12:22 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Önce Rusya Moskova sonra Türkiye’de hayatını kazanmaya çalışan Özbek göçmen Şirin, Türkiye’de bir tek oğluyla yaşantısını sürdürürken en çok da yalnız bir kadın olarak tacize uğramaktan şikayet ediyor.
Hayat pahalılığından da yakınan Şirin, "Çok çok yoğun çalışıyorum, çünkü yetişemiyorum giderlere. Para kazanmak zorundayım. Hiçbir şey yapmaya vaktim kalmıyor bazen. Arada oğlumla sinemaya tiyatroya gidiyoruz ama bunun için çok kısıtlı vakit oluyor" diyor.
Kadın Dayanışma Komiteleri'nin ülkemizdeki göçmen kadınların sesini duyurmak adına gerçekleştirdikleri söyleşilerin sonuncusunu soL okurlarıyla paylaşıyoruz.
Ne zamandır Türkiye’desin?
2011 senesinde gelmiştim.
Bize biraz ailenden bahsedebilir misin?
Annem, babam ve 6 kız kardeşiz, kardeşlerimin hepsi de evli. Ben ise dulum.
Oradaki kardeşlerinin öğrencilik hayatı oldu mu peki?
Tabii ki hepsi de okudu.
Buradaki ailenden de bahsedebilir misin?
Pandemi döneminde eşimi kaybettim. Aynı sene içerisinde kayınvalidemi, en son da annemi kaybettim. Burada bir tek çocuğumla kaldım.
'Hayatımın en zor dönemleriydi'
Pandemi gibi zorlu bir süreçte insanlar çeşitli sorunlarla uğraşırken üst üste şeyler yaşamışsın. Bir yandan da ülkenin içinde bulunduğu kriz durumunun da ortasında kaldın. Seni nasıl etkiledi, bu süreçten bahsedebilir misin biraz?
Bu süreç hayatımın en zor dönemleriydi. Bir yandan eşimin ölümünü oğluma anlatamazken, kayınvalidemi kaybettim, sonra annemi. Çocuğuna bunu nasıl anlatırsın ki, kendime bile anlatamazken. Bir bakıyorsun evde yoklar. Oğlumun hepsiyle bir bağı vardı, sürekli onlarla bir şeyler yapıyordu, ama bir anda yok oluyorlar. Oğlum için psikolojik destek aldım. Benim de durumum atlatmam çok zordu tabii ama işte bunu kaldıracak ekonomik gücüm de yoktu. Önceden eşim bize bakıyordu, onu kaybedince her şey altüst oldu. Bir de sokağa çıkma yasakları var, iş bulamıyorum. Duvarlar üstüme üstüme geliyordu. Evdeyim ama uyuyamıyorum. Bir saat uyumak için sokaktan yalvararak birilerini getirmek istiyordum. Çünkü korkuyordum sürekli bir şey olacak diye.
'Oğlumun eğitimi aksadı'
Bu süreçte en çok zorlandığım şeylerden biri de oğlumun eğitimi oldu. Bir tanıdığımın yardımıyla bir restoranda işe başladım. İşe giderken de oğlumu yanımda götürmek zorundaydım. Çünkü bırakacak kimsem yoktu. Okullar da online olduğu için bir yandan çocuğun internetten derse girmesi gerekiyordu. Ama o ortamda çocuk nasıl derse girsin. Sabah 9’da işe başlıyorum, 6’da çıkıyorum. Hiç uygun bir ortam değildi. Bu yüzden eğitimi de aksadı.
Devletten herhangi bir yardım alabildin mi?
Özbek vatandaşı olduğum için devletten herhangi bir yardım alamadım. Bunun için oğlumu gösteriyorum ama sen oğlunu kullanıyorsun yardım almaya çalışıyorsun gibi şeyler söylediler. Zaten ev kiramız arttı, her şeye zam geliyor, sokağa çıkamıyorsun, çok kötü bir dönemdi.
'Giderlere yetişemiyorum, hiçbir şey yapmaya vaktim kalmıyor bazen...'
İşyerindeki çalışma koşullarından biraz bahsedebilir misin?
Bir kahvaltıcıda çalışıyorum. Sabah kalkıp tek tek ürünleri hazırlıyorum, sonrasında müşterilere onları satıyorum. Eşim ölmeden önce ev hanımı olduğum için çalışma hayatına bir anda girmek beni yoruyor haliyle. Ama buna da alışıyorum. Oğlum için çalışmak zorundayım yapacak bir şey yok. Çok çok yoğun çalışıyorum, çünkü yetişemiyorum giderlere. Para kazanmak zorundayım. Hiçbir şey yapmaya vaktim kalmıyor bazen. Arada oğlumla sinemaya tiyatroya gidiyoruz ama bunun için çok kısıtlı vakit oluyor. Bunun dışında çalışma koşullarından çok şikayetçi değilim. Sadece çok yoğun çalıştığım için yoruluyorum, çalışma iznim ve sigortam olmadan çalışıyorum, bir de ‘ne zamana kadar bekâr yaşayacaksın gel benimle evlen' diye taciz edenler oluyor, bunun dışında bir şikayetim yok.
Memleketinden ayrıldıktan sonra ilk geldiğin ülke burası mıydı?
Yok. Moskova oldu. 2007 senesinde gitmiştim. 4-5 sene kaldım orada. Oradan da Türkiye’ye geldim.
'Komünizmden sonra geçinmek daha da zorlaştı'
Moskova’ya göç etme sebebin neydi?
Çalışmak için gittim. Komünizmden sonra geçinmek daha da zorlaştı ve Moskova’nın, Rusya’nın ekonomik koşulları daha iyi olduğu için çalışmaya gittik. Ailecek gittik daha doğrusu.
Türkiye’ye gelme sürecin nasıl oldu?
Türkiye’ye giriş çıkış yapmak için geldim. O esnada eşimle tanıştım, sonra da gelin geldim.
Burada oğlundan başka kimsen var mı peki?
Aile olarak bir oğlum var zaten, bir de ben varım. Eşim rahmetli oldu 2020 senesinde.
'Komşularımla sıkıntım olmadı'
Komşuluk ilişkilerin var mı, komşularınla aran nasıl?
Evet çok fazla komşularım var. Hepsiyle de aram iyi.
Göçmen olduğun için komşularından veya başka insanlardan bir ayrımcılığa uğruyor musun?
Yok aynı semtte oturduğum için tüm komşuları da tanıyorum. O yüzden tüm ilişkilerimi buradan geliştiriyorum. O konuda sıkıntım olmadı şimdiye kadar.
Sağlık desteğinden yararlanabiliyor musun, haklarını biliyor musun?
Tabii haklarımı biliyorum. Ben eşimin sigortasından yararlanıyorum. Yani tüm devlet hastanelerine gidebiliyorum. Özele de gidiyorum.
Şu anda hastanelerden randevu almak zorlaştı. Bu konuda ekstra bir zorluk yaşıyor musun?
Ya tabii ki sıra beklemek, randevu almak, saatlerce beklemek yani.
'Faturalar kış aylarında 1000 liraya dayanıyordu'
Yaşadığın ev koşullarıyla ilgili seni en çok zorlayan şey ne?
Mesela bodrum katta oturduğum için faturayı fazla ödedim. 500 lira doğalgaz ödedim ama doğru düzgün ısınamadım. Elektriği de fazla ödedim. Yani faturalar 1000 liraya dayanıyordu özellikle kış aylarında. Aldığımız asgari ücretle de giderler denkleşmiyor bu durumda. Yetmiyor hiçbir şekilde.
'21 yaşına kadar müzik öğretmenliği yaptım'
Memleketinde çalışıyor muydun?
Tabii. Ben üniversite mezunuyum normalde. Orada müzik öğretmenliği yaptım 21 yaşına kadar. Sonra Moskova’ya geldim, orada kuaförlük yaptım, sonra da buraya geldim. Burada da ev hanımıydım. Toplamda 2 senelik çalışma hayatım oldu.
'Maaşımı alamadım'
Çalışırken seni burada en çok ne zorladı?
Çevre baskısı zorladı diyebilirim, sonra maaşımı alamamak zorladı. Geçen sene benim 7 buçuk milyar maaşım içerde kaldı. Yani 2 buçuk ayımı alamadım. Battı sonra zaten şirket.
Çalıştığın şirketlerde patron senin için çalışma izni çıkardı mı hiç? Ya da çıkarmasını ister miydin?
Evet Karaköy’de çalıştığım yerde çıkarttı ama sigortamı 11. ayda yaptı. Ben yabancı olduğum için sigorta masrafım daha yüksek çıkıyor, bu yüzden geç yaptı sigortamı. Şu anki çalıştığım yerde çalışma iznim yok. Çünkü sigortam asgari ücretin üstünde. Yani benden o kadar kâr edemez ki. Hem bana 5000 verip, hem de 5000 binin üstünde sigortamı yapamaz. Çok büyük bir para. En azından Türk vatandaşını çalıştırırsa sigortasıyla birlikte 6 buçuk milyara falan denk gelir. Bana niye 4 milyar fazla ödesin ki.
Türkiye’de kadın olarak haklarını biliyor musun?
Hepsini bilmiyorum. Normalde sigortasız çalışmamam gerektiğini biliyorum ama şartlar bu yönde yani yapacak bir şey yok.
Peki bu konuda bir şeyler yapmayı denedin mi?
Ama bunu hiç kimse kabul etmez ki. Kimse bana boşu boşuna sigorta için ekstradan para vermez. Bu yüzden de sigortasız çalıştırıyorlar.
'Onlara göre bir kadın erkek olmadan yapamaz...'
Seni bir kadın olarak bu ülkede en çok ne zorladı?
Çevre baskısı. Dul olduğum için herkes beni evlendirmeye çalışıyor. Onlara göre bir kadın erkek olmadan yapamaz. "Ne zaman kadar tek mücadele edeceksin, evlendirelim seni" diyorlar. Sonra tacizler oluyor. Türkiye’de bu hep oluyor zaten, artık normalleşmiş bir şey. İşyerinde, dışarda, her yerde karşılaşıyoruz. Diğer yandan zaten çalışma iznin yok, sigortan yok, yani bir de kadın olunca tamamen güvencesiz hissediyorsun kendini.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
