Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Somaliland tavizleri açıkladı, ABD göz kırptı: Yaşananlar krizin habercisi mi?

Somaliland tanınmak için vereceği tavizleri deklare ederken, Afrika Boynuzu'ndaki konumunu güçlendirmeye çalışan ABD ise aylıkçı hükümete göz kırptı. Sadece bunlar bile tartışmalara neden olurken, Somaliland’le varılacak herhangi bir anlaşma bölgede büyük krizlere neden olabilir.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 17.08.2025 , 18:31 Güncelleme Tarihi: 17.08.2025 , 19:07

1991 yılında Somali'den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland'in en büyük amacı tanınmak. Tanınma karşılığında birçok farklı ülkeye çeşitli "fırsatlar" sunan Somaliland el yükselterek ABD'ye çağrıda bulundu. Vereceği tavizleri şöyle sıraladı: Zengin maden yataklarını kullanıma açmak, Aden Körfezi’nde liman ve askeri üsse izin vermek, hatta yerinden edilmesi planlanan Filistinlileri kabul etmek…

Bu zamana kadar "tek Somali" politikası yürüten ABD ise ülkelerin Afrika Boynuzu'ndaki yer kapma mücadelesinde konumunu güçlendirmek için Somaliland'e göz kırptı.

ABD Senatosu Dış İlişkiler Afrika Alt Komitesi Başkanı tarafından Trump'a yazılan mektupta, Somaliland'in ABD çıkarları için devlet statüsüne sahip olması ve bu nedenle de Somaliland'in tanınması gerektiğine yönelik çağrı krize neden oldu. Çin'den, Çin'den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Tayvan'dan, Somali'den ve Somaliland'den peş peşe açıklamalar geldi.

ABD her ne kadar şu anda Somali'nin toprak bütünlüğünü tanısa da Somaliland’le varılacak herhangi bir anlaşma bölgede büyük krizlere neden olabilir.

Somaliland'in en büyük hedefi tanınmak: Birçok tavize hazır

1991 yılında Somali’ye karşı tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland, bu süreçte anayasa hazırladı, kamu kurumlarını faaliyete geçirdi ve para birimini belirledi. Ancak tüm bu çabalara karşın Afrika Boynuzu’ndaki bu bölge hiçbir ülke tarafından tanınmadı.

Topraklarının kuzeyi, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu'nu birbirine bağlayan Aden Körfezi'yle çevrili olan Somaliland’in, hala en büyük uğraşı tanınmak. Ayrılıkçı yönetim bunun için yabancı ülkelere birçok taviz vermeye de hazır: Zengin maden yataklarını kullanıma açmak, Aden Körfezi’nde liman ve askeri üsse izin vermek, hatta yerinden edilmesi planlanan Filistinlileri kabul etmek…

Bu zamana kadar Etiyopya, İsrail ve çeşitli ülkelere teklif ettiği “fırsatlar” karşılığında tanınma pazarlığı yapan Somaliland, el yükseltti ve ABD’ye çağrıda bulundu.

ABD'ye teklifler: Askeri üs, liman, maden, Gazzeliler...

Yıllardır “Tek Somali” politikası yürüten ABD’nin geçtiğimiz aylarda bürokratları aracılığıyla Somaliland’le çeşitli görüşmeler gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Görüşmelerin basına yansımasından kısa bir süre sonra “Somaliland Devlet Başkanı” Abdirahman Mohamed Abdillahi Cirro, tanınmaya karşılık ABD'ye stratejik liman kenti Berbera'da bir askeri üs ve lityum da dahil olmak üzere değerli mineral kaynaklarına erişim hakkı verilebileceğini duyurdu.

Bu süreçte Somali’de aktif olan cihatçı Eş-Şebab’ın elde ettiği kısmi kazanımların, ABD’de, Somali’nin terörle mücadele operasyonlarına dair soru işaretlerini artırdığı haberlere yansıdı. ABD personelinin geri çekilmesi ve Somali'nin başkenti Mogadişu'daki ABD büyükelçiliğinin kapatılması gündeme geldi.

Daha sonrasında ABD Başkanı Donald Trump’ın gündeme getirdiği, Gazzelileri yerinden etme ve çeşitli ülkelere yerleştirme planına dair iddialar gündeme gelmeye başladı. İsrail basınının iddialarına göre Trump yönetiminin Gazzelileri yerleştirme planında üç nokta öne çıktı: Fas ve Somali’den tek taraflı bağımsızlığını ilan etmiş olan Somaliland ile Puntland.

Bu haberler sonrasında Cirro daha da el yükseltti ve hızlıca ABD merkezli Bloomberg’e çeşitli açıklamalarda bulundu. Cirro’nun ABD’ye askeri üs ve madenlerden sonraki teklifi, yerinden edilmesi planlanan Gazzelilerin Samaliland’e yerleştirilmesi oldu.

Hızını alamayan Cirro, ABD yönetimiyle yakın bir şekilde çalışabileceklerini ve "iş odaklı bir lider” olarak nitelendirdiği Trump’la ilişki kurmak için hevesli olduklarının mesajını verdi. Cirro, Somaliland'in hem ABD Savunma Bakanlığı hem de Dışişleri Bakanlığı ile "iyi ilişkiler" kurduğunu, Washington’la olan bağlarının her geçen gün güçlendiğini söyledi. Cirro, ABD'nin Somaliland'ı tanıyan ilk ülke olmasını umduğunu da sözleri arasına ekledi. 

Trump ilk defa Somaliland hakkında konuştu: 'Üzerinde çalışıyoruz'

Cirro’nun son vaadinin ardından Trump ilk defa Somaliland hakkında konuştu. Geçen hafta Azerbaycan ve Ermenistan’ın ABD arabuluculuğunda imzaladığı barış anlaşması sonrasında basın açıklaması yapan Trump’a, “Somaliland, diplomatik olarak bağımsızlıklarını tanımanıza ilgi gösteriyor. Siz de buna istekli misiniz?" sorusu yöneltildi. 

Trump ise "Şu anda bunu araştırıyoruz. Aslında iyi bir soru; bildiğiniz gibi karmaşık bir konu ama şu anda bunun üzerinde çalışıyoruz” yanıtını verdi.

Trump’ın sözlerine dair açıklama yapan “Somaliland Dışişleri Bakanı” Abdirahman Dahir Adam ise "Somaliland, yasal ve gönüllü insani yardıma kendini adamış, barışçıl ve demokratik bir ülke olmaya devam ediyor. Dış politikamız uluslararası normlara saygılı ve ABD de dahil olmak üzere ortaklarımızla yapacağımız tüm görüşmeler şeffaf olacak ve egemenliğimizi ve demokratik değerlerimizi koruyacaktır" ifadelerini kullandı. 

Cirro’nun yakın bir zamanda Washinton’ın ziyaret etmesinin beklediğini duyuran Adam, Somaliland parlamentosunun da "resmi olarak tanınan bir ülke olma sürecinde oldukları için büyükelçilikler ve diplomatlara yönelik yeni bir yasayı” değerlendirdiğini kaydetti.

ABD'li senatörden mektup: 'ABD çıkarları için devlet statüsüne ihtiyacı var'

Tüm bu gelişmeler sonrasında ABD’de bir adım daha geldi. ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz, Trump’a bir mektup yazarak, Somaliland’in tanınması için çağrıda bulundu.

ABD Senatosu Dış İlişkiler Afrika Alt Komitesi'nin Başkanı Cruz, kamuoyuna açık şekilde yayımlanan mektubuna “Yönetiminizi, Somaliland Cumhuriyeti'ni bağımsız bir devlet olarak resmen tanımaya çağırmak için yazıyorum” diye başladı.

Somaliland’in 1991 yılından bu yana “istikrarlı, özyönetimli ve demokratik bir ülke” olarak faaliyet gösterdiğini savunan Cruz, bölgede 2003 yılından beri yüksek katılımlı seçimlerin düzenlendiğini ve iktidar değişikliklerinin barışçıl şekilde gerçekleştirildiğini belirtti.

Cruz, Somaliland’in ABD için güvenlik ve diplomatik açılardan kritik bir ortak olduğunu savundu, ABD’nin Afrika Boynuzu ve ötesindeki ulusal güvenlik çıkarlarını ilerletmesine yardımcı olduğunu ifade etti.

Cruz, 14 Ağustos Perşembe günü yayımlanan mektuba şöyle devam etti:

“Aden Körfezi kıyısında stratejik bir konuma sahip olması, onu dünyanın en işlek deniz koridorlarından birine yakın kılmaktadır. Güçlü bir silahlı kuvvetlere sahiptir ve bölgesel terörle mücadele ve korsanlık operasyonlarına katkıda bulunmaktadır. Başkent Hargeisa'da bir Tayvan Temsilciliği açılmasını sağladı, İsrail ile bağları güçlendirmeye çalıştı ve İbrahim Anlaşmaları'na destek verdi. Aden Körfezi boyunca Kızıldeniz yakınlarında bir ABD askeri varlığına ev sahipliği yapmayı önerdi ve tedarik zinciri dayanıklılığımızı destekleyecek kritik mineraller anlaşmalarına açık. ABD-Somaliland ortaklığı güçlü ve derinleşiyor.”

ABD ve müttefiklerinin faydasına yönelik rolü nedeniyle Somaliland’in baskılarla karşı karşı olduğunu öne süren Cruz, mektubunu şöyle noktaladı:

Çin Komünist Partisi (ÇKP), Somaliland'i Tayvan'a verdiği destek nedeniyle cezalandırmak ve bu desteği baltalamak için ekonomik ve diplomatik baskı kullanıyor. Somali hükümeti bu çabalarda talihsiz bir rol oynadı: Nisan 2025'te ÇKP, Somali'nin Tayvan pasaportu sahiplerinin Somaliland'a geçişini yasaklamasını sağladı ve Çin'in Somali'ye verdiği destek, egemenliğini aşındırmaya çalışan Somaliland karşıtı gruplara fayda sağlıyor.

Bu tehditlere rağmen Somaliland, ABD ile daha yakın bağlar kurmaya kararlıdır ve askeri iş birliğini, terörle mücadele çabalarını, ekonomik ve ticari ortaklıkları aktif olarak geliştirmeye çalışmaktadır. Bunu, Amerikan ulusal güvenlik çıkarlarına en büyük etkiyi ve faydayı sağlayacak şekilde yapabilmek için bir devlet statüsüne ihtiyacı vardır. Sizden bu statüyü tanımanızı rica ediyorum.”

Somali’den mektuba ve Somaliland’e değinmeden toprak bütünlüğü açıklaması

Cruz’un mektubuna cevap ABD'deki Somali Büyükelçiliği’nden geldi.

Somali’nin ABD’nin kararlı bir güvenlik ortağı olduğuna yapılan vurguyla başlayan açıklamada, “Hem IŞİD hem de Eş-Şebab belasıyla mücadele etmek için Başkan Trump ve Amerikan ordusuyla yakın bir şekilde çalışıyoruz ve yalnızca 2025 yılında yirmiden fazla başarılı ortak operasyon gerçekleştirdik; bu, önceki yıllara kıyasla önemli ölçüde daha iyi bir koordinasyon seviyesidir” denildi.

Açıklamada, Cruz’un mektubu veya Somaliland anılmazken, Somali’nin toprak bütünlüğünün altı çizildi:

"Terörist gruplar ancak Somali'nin birliği ve toprak bütünlüğü zedelendiğinde güç kazanır. Somali egemenliğini zayıflatan herhangi bir politika, aşırılık yanlılarını cesaretlendirecek ve tüm Afrika Boynuzu'nun istikrarını tehdit edecektir."

Çin’den açıklama: ‘Çin-Somali ilişkilerine yönelik asılsız saldırı’

Çin'in Somali Büyükelçiliği de dün Cruz’un mektubuna karşı açıklama yayımladı. 

Açıklamada, Cruz’un Çin ve Çin-Somali ilişkilerine yönelik asılsız saldırılarda bulunduğu belirtildi. Cruz’un mektubu “suistimal” olarak nitelendirilirken, “Bu zorlayıcı mektup, Somali'nin iç işlerine ciddi bir müdahale teşkil ediyor ve bazı ABD'li politikacıların Somali halkına yönelik hegemonik ve zorba tutumlarını daha da açığa çıkarıyor” ifadelerine yer verildi.

“Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne saygı ve birbirlerinin iç işlerine karışmama, dünya barışını ve istikrarını korumak için uluslararası ilişkileri düzenleyen temel normlar olarak BM Şartı'nda yer almaktadır” denilen açıklamada, Çin’in hiçbir zaman başka ülkelerin iç işlerine karışmadığı ve hiçbir ülkenin de Çin’in iç işlerine karışmasını kesinlikle kabul etmeyeceği belirtildi.

Cruz’un mektubunda Tayvan’a ilişkin yer alan ifadelere de değinilen açıklamada, “Tayvan, Çin topraklarının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu hem tarihi hem de gerçeğidir. Çin, ‘Tayvan bağımsızlığı’ ayrılıkçılığına ve dış müdahalelere kararlılıkla karşı çıkmakta ve ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmak için önlemler alma hakkına sahiptir” değerlendirmesinde bulunuldu.

Tayvan Temsilciliği de açıklama yaptı: ‘Baskı ve dezenformasyonu alışkanlık haline getiren Çin'dir’

Somaliland’deki tek yabancı temsilciliğe sahip olan Tayvan da Çin’in yaptığı açıklamaya karşılık verdi. 

“Somaliland Cumhuriyeti'nin Çin Cumhuriyeti (Tayvan) Temsilciliği” tarafından yapılan açıklamada, “Somaliland'in devredilemez kendi kaderini tayin hakkını ve Somaliland Cumhuriyeti ile Çin Cumhuriyeti (Tayvan) arasındaki meşru ortaklığı destekleyen ABD yasama organlarının ilkeli eylemlerinin” kınanmasının “endişeyle” takip edildiği ifade edildi.

Çin tarafından yapılan açıklamanın “temelsiz, zorlayıcı ve Somaliland Cumhuriyeti halkının demokrasi, egemenlik ve iradesinin temel ilkelerini hiçe sayan” bir nitelikte olduğu öne sürüldü.

Somaliland’in 1991 yılında tek taraflı bağımsızlığını ilan ettikten sonra “hükümeti, anayasası, silahlı kuvvetleri, bağımsız yargısı, ulusal para birimi ve düzenli, özgür ve adil seçimleriyle istikrarlı ve işleyen bir demokratik sistem” sürdürdüğünü iddia eden Tayvan Temsilciliği, “Bunun tam tersine, Somali kalıcı bir yönetim kuramamış, hayatta kalabilmek için yabancı birliklere ve uluslararası desteğe bağımlı kırılgan bir devlet olarak kalmıştır; başarısız bir devletin vücut bulmuş halidir” ifadelerini kullandı.

Açıklamaya şöyle devam edildi:

“Somaliland Cumhuriyeti ve Çin Cumhuriyeti (Tayvan), demokrasi, ortak değerler ve ortak barış, güvenlik ve refah arayışı temelleri üzerine kurulu, karşılıklı saygıya dayalı bir ortaklığa sahiptir. Bu iş birliği, iki demokratik halkın karşılıklı tanıma, fayda ve dayanışma ruhuyla birbirleriyle etkileşim kurma yönündeki egemen tercihidir.

Çin'in bu ortaklığı yanlış tanıtma girişimi hem yanlış hem de kabul edilemez. Somaliland ve Tayvan, otoriter söylemlerle yok edilemeyecek demokratik meşruiyet ve halklarının iradesini temsil etmektedir.

Çin'in açıklaması, başkalarını Somali'nin iç işlerine ‘müdahale etmekle’ suçluyor. Aslında, iradesini Afrika genelinde ve ötesinde dayatmak için baskı ve dezenformasyonu alışkanlık haline getiren Çin'dir.

Somaliland, Amerika Birleşik Devletleri, Tayvan ve tüm benzer düşünen ülkeler de dahil olmak üzere uluslararası ortaklarıyla eşitlik, saygı ve ortak demokratik değerler temelinde etkileşimini sürdürecektir.”

Çin’den ‘yasadışı temsilciliğe’ yanıt: ‘Tayvan hiçbir zaman bağımsız bir ülke olmadı’

Bunun üzerine Çin'in Somali Büyükelçiliği bir açıklama daha yaptı. “Yasadışı bir ‘Temsilcilik’ten gelen dezenformasyona yanıt” başlıklı açıklamada, Tayvan Temsilciliği’nin açıklaması “tarihi ve gerçekliği çarpıtmalarla dolu bir açıklama” nitelendirildi.

“Tek Çin” ilkesinin uluslararası ilişkileri düzenleyen temel norm olduğu, ABD dahil 183 ülkenin Çin ile diplomatik ilişkiler kurduğu ve Tayvan yönetiminin çeşitli bahanelerle "Tayvan bağımsızlığı" için ayrılıkçı faaliyetlerde bulunmakta olduğu vurgulandı.

Açıklamada, “Ne söylerlerse söylesinler veya ne yaparlarsa yapsınlar, Tayvan'ın Çin'in bir parçası olduğu gerçeğini değiştiremezler, ancak Çin'in yeniden birleşmesi yönündeki baskın tarihsel eğilimi durdurabilirler. Dış destek arayarak ‘Tayvan bağımsızlığı’ elde etmeye çalışmak kesinlikle başarısızlıkla sonuçlanacaktır” ifadelerine yer verildi.

Açıklamanın devamında, “bağımsız Tayvan” iddiasının temellerine değinilerek, söz konusu iddianın gerçekliği olmadığı belirtildi. Birleşmiş Milletler’in Tayvan’ı ayrı bir statüsü olmayan, Çin’in bir eyaleti olarak tanımladığı hatırlatıldı.

Açıklama şöyle noktalandı:

“Çin'in egemenliği ve toprakları hiçbir zaman bölünmemiştir ve bölünmeyecektir. Tayvan'ın Çin topraklarının bir parçası olarak statüsü hiçbir zaman değişmemiştir ve değişmeyecektir. Tayvan hiçbir zaman, bir an bile bağımsız bir ülke olmamıştır ve gelecekte de olmayacaktır.”

Somali’de paylaşım savaşı: Çin, ABD, Türkiye, BAE…

Somaliland’de bir yandan IŞİD, Eş-Şebab gibi cihatçı örgütlerle çatışmalar devam ediyor, bir yandan da Somaliland ve Puntland bağımsızlık iddialarını güçlendirecek hamleler yapmaya çalışıyor. Diğer yandan da ABD, Çin, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler ise Somali’nin stratejik konumundan, doğal zenginliklerinden yararlanmak için rekabete tutuşmuş durumdalar. 

Bu durum istikrarsızlığı artırabilir; Amerikan birlikleri onlarca yıldır Mogadişu'nun İslamcı bir ayaklanmayla mücadelesine yardım ederken, komşu Etiyopya uzun zamandır okyanusa erişim arzusundaydı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) uzun zamandır, Somaliland’in kontrolünde olan ve Aden Körfezi’ne kıyısı bulunan Berbera kentinde güç biriktiriyor. BAE sermayesine ait DP World, Somaliland'i komşu ülkelerle bağlayan stratejik öneme sahip Berbera Limanı’nın ortaklığını yapıyor. Öte yandan Somaliland’de askeri üs kurma girişiminde olan BAE, bölgede altyapıya ve ekonomiye dair yatırımlarını da her geçen gün artırıyor.

Somali hükümetinin yanında yer alan Türkiye ise 2011 yılında dönemin AKP’li Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve patron heyetinin ziyaretiyle ülkeye giriş yaptı. Ülkenin deniz ve hava limanlarını Türk patronlar işletirken, Somali inşaat ve savunma sanayi alanlarında Türkiye’nin en büyük müşterilerinden biri oldu. Çeşitli devlet kurumları ve gerici oluşumların adeta çıkartma yaptığı Somali’de, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir de askeri üs bulunuyor.

ABD ise Çin’in de üssünün bulunduğu bir diğer Afrika Boynuzu ülkesi olan Cibuti dışında da varlık göstermek istiyor. Boynuz’da yeni ülke arayışına giren ABD’nin, bahse konu bölgeye yoğunlaşmasının iki nedeni var: Önemli ticaret güzergahı ve Yemen’deki Husilere karşı mücadele kabiliyetini artırabileceği stratejik konum.

Afrika’daki stratejik konumunu her geçen gün sağlamlaştıran Çin de Somali’deki gücünü zedeleyecek bir adıma karşı mücadele veriyor. Çin, Somali pazarını adeta eline geçirmiş durumda. Ülkenin en büyük ithalatçısı Çin.

Tüm bunlar bir arada değerlendirildiğinde; ABD her ne kadar şu anda Somali'nin toprak bütünlüğünü tanısa da Somaliland’le varılacak herhangi bir anlaşma bölgede büyük krizlere neden olabilir.

Türkiye'nin Afrika Boynuzu serüveni - 3: Etiyopya, Somali ve Türkiye'nin arabuluculuğu
fidan

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.