Breadcrumb
soL'dan Fatma Nur Çelik ve kızının ölümüne dair Bakanlığa zorunlu yanıt: Suçu basına atamazsınız
Yayın Tarihi: 03.03.2026 , 16:01 Güncelleme Tarihi: 03.03.2026 , 17:02
Kuran’a Hizmet Vakfı sorumlusu Ayhan Şengüler'in istismarına karşı yıllardır mücadele veren, sesini duyurmak için adliye önünde nöbet tutan Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra’nın cansız bedenleri Zeytinburnu sahilinde bulundu. Devletin koruma sağlamadığı, feryatlarına kulak tıkadığı anne ve kızı, tarikat kuşatması ve sistematik ihmal sonucu hayatını kaybetti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bir açıklama yayımladı. Açıklamada, çocuk için “Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri” uygulandığı ancak "sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığı” ve tedavi sürecinin aksamaması için çalışma yürütülse de “annenin reddedici” tutum sergilenmesi sebebiyle olumlu yanıt alınamadığı iddia edildi.
Ayrıca basın ve STK’ler şu ifadeyle suçlandı:
“Süreç boyunca, bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak Bakanlığımızın anne ve çocuğu korumaya yönelik girişimlerini ‘anne ile çocuğu ayırma çabası’ şeklinde yansıtması sorumsuz ve gerçek dışıdır.”
Anne hayatını kaybetmeden önce tam bir ay önce soL’a yaptığı açıklamada tam tersine çocuğu için “istikrarlı sağlık hizmeti” talebinde bulunduğunu ilan etmişti. Hatta anne çocuğun hastaneden hastaneye sevk edilip durmasının çocuğa ne kadar zarar verdiğini belirtmiş, psikolojik durumu da göz önünde bulundurulduğunda her yeni doktor ve hastane sürecinde istismar geçmişi bilmeden yapılan her müdahalenin kızına ne kadar zarar verdiğini anlatmıştı.
Neden zarar veriyordu? Babasının istismarına uğrayan Hifa, kimsenin ona dokunmasına tahammül edemiyor, bu da onun kriz geçirmesini tetikliyordu. Yani her yeni doktor, her yeni görevli çocuk için daha da yaralayıcı olduğundan anne “istikrarlı sağlık hizmeti” ısrarını dile getiriyordu.
Öte yandan yemek yemeyen, su dahi zor içen çocuğun durumu toparlanana kadar yatışının yapılmasının önemini hem anne hem de avukatları defalarca dile getirdi.
Bakanlık açıklamasının ikinci paragrafında 13 şubat 2026 tarihinde çocuğun özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı bilgisini paylaşıp süreci takip ettiklerini söylüyor ve şöyle devam ediyor:
“Sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceği belirtilmiştir. Buna rağmen annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediği uzmanlarca bildirilmiştir.”
Açıklamada özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı ve annenin tedaviyi reddettiği öne sürülüyor. Bir sanatçı vasıtasıyla çocuğun durumu çok ağır olduğu için özel bir hastaneye yatırılırken, neden bakanlık tarafından gerekli tedavinin uygulanması için harekete geçilmediği, bu kadar beklendiği sorusu yanıtsız.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı avukat Müjde Tozbey, bu yaşananların tek bir günün meselesi olmadığının altını çizerken, soL’un da dikkat çektiği bu soruya aylardır tedbir kararıyla çocuğun tedavi edilmesi için mücadele ettiklerinin altını çiziyor.
Bakanlık açıklamasının devamında “Çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 02.03.2026 tarihinde acil koruma kararı çıkartılmış ve konu adli makamlara intikal ettirilmiştir. Aynı gün adrese gidilmiş ancak kimseye ulaşılamamıştır. Akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisi alınmıştır” denildi.
Dernek avukatları durumu “ihmal” olarak değerlendirirken, “Dün çocuğu alıp gitmeleri gerekiyordu. Bize de o şekilde bilgi verdiler. Çocuğu alıp hastaneye sevkini sağmaları gerekiyordu” dedi. Vakıf hastanesi sürecinde de yetkililer tarafından annenin düzenli olarak korkutulduğunu belirten avukatlar “Bizim Çekmeköy'de özellikle İstanbul genelinde de üç senedir ulaşmadığımız kurum yoktur. İsmini bilmeyen yoktur. Siz de biliyorsunuz zaten hikayeyi” diyor.
soL’a konuşan Tozbey, “şüpheli ölümün” takipçisi olacaklarını vurgularken, “Fatma Hanım senelerdir büyük bir onurla ve dirençle adalet mücadelesi veriyordu. Onun bu uzun soluklu direnişinin sona ermesi, yalnızca bireysel bir çaresizlik değil, aynı zamanda kadınları yalnız bırakan, onları şiddet ve adaletsizlik sarmalında koruyamayan sistemin de acı bir özetidir” dedi. Bu kaybın ardında yatan o ağır yükün ve yıllara yayılan yorgunluğun da çok iyi farkında olduklarının altını çizdi.
Bakanlığın açıklamasının tamamı:
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.