Sayfa yolu
soL yazarlarına sorduk: Yılbaşı için film, müzik, kitap önerileri
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 30.12.2023 , 22:10 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Geride bırakılası bir yıl oldu, 2023. Yine de, umudumuzu hiç yitirmedik. Yeni bir yıla kimimiz dostlarımızla, kimimiz kendimizle baş başa, ama diliyoruz ki, umudumuzu tazeleyerek gireceğiz.
soL’un köşe yazarlarına, bu vesileyle, soL okurları için film, kitap ve müzik önerilerini sorduk. Yanıtları sizin için derledik.
Anıl Çınar
Müzik: Hiromi Uehara - Move
Kitap: Charles Dickens - Bir Noel Şarkısı
Film: Danny Boyle - Sunshine
Ali Rıza Aydın
Film: Eisenstein - Potemkin Zırhlısı
Kitap: Volkan Algan - Birbirimizden Yansır Suretimiz
Şarkı: Dmitri Dmitriyeviç Şostakoviç - 7. Senfoni
Aydemir Güler
Film: Ettore Scola - Varennes Gecesi
Kitap: Asaf Güven Aksel - Çocuk, buğu, bir de biz
Şarkı: Ane Brun – One (It all starts with one)
soL okurlarına 2024 için film, kitap ve şarkı önerilerim istendiğinde, bu tür soruların ne denli zor yanıtlanır olduğunu bir kez daha hissettim.
Ettore Scola bir İtalyan komünisti, sinemacı. Bir dostum benim tavsiyem üzerine Varennes Gecesi’ni izlediğinde “insanlar ne muazzam şeyler yapmışlar” demişti. Scola da artık iyi şeyler yapmanın neredeyse olanaksız olduğu şu karanlık çağda piyasanın ele geçirdiği sinemayı, ancak artık film üretmeyerek savunabileceğini düşünmüştü. Neyse ki 2011 yılında bu kararı aldığında seksen yaşındaydı ve geriye olağanüstü eserler bırakmayı çoktan garantilemişti. 2016’da ölen Scola’nın Varennes Gecesi’ne eğitimlerde çok başvurdum, çeşitli defalar hakkında kısa tanıtım yazıları yazdım. 1982 yapımı bu Fransız Devrimi anlatımını kaç kere izlediğimi ise saymadım… İnternet üstünden erişilebiliyor.
Sevgili Asaf’ın Çocuk, Buğu, Bir de Biz’ini başka nedenlerin yanı sıra, Türkiye solunun bir kesiminin ve kesitinin benzersiz bir anlatımını temsil ettiği için önereceğim. 1970’lerin devrimci demokratlarıyla ilgili olarak o geleneklerin sürdürücüleri efsane yaratmakla küfretmek arasında salınan yaklaşımlar sergilerler. Asaf’ın gerçekçiliği, sevecenliği ve eleştirelliği sadece o yılları politik mücadele içinde geçirenler için çarpıcı değil. Solun tarihini merak edenler için bir o kadar öğretici… 2021 yılından, Yazılama’dan…
Norveçli Ane Brun’un One, yani Bir isimli şarkısı 2011 tarihli albümüne adını vermiş. Ben galiba 2015’te tanıştım. Bir arkadaşıma seçim şarkımız bu olmalıymış demiştim! “Her şey bir yerden başlar – Her şey bir’le başlar” Gerekirse baştan başlardık. “Bir, iki, üç… daha - Daha fazlasını yapabiliriz – Daha fazlasını yapabiliriz – Çok daha fazlasını, yapalım – çok daha fazlasını, daha fazlasını diyelim – Şimdi daha fazlayız” ve Her şey birden başlar ya, “taşlar tozdan – öfke korkudan – şiir kalp atışlarından – devrim düşlerden”
Çağdaş Gökbel
Film: Manchester by the Sea (Yaşamın Kıyısında) Bir insanın yaşamına gerçekçi yaklaşabilen ve bunu başarabilen ender filmlerden biri. Benim gibi gerçek hayat hikayesinden alınan bu tür filmleri sevenleri kesinlikle sarsabilecek ve etkileyecek bir film olduğuna inanıyorum.
Kitap: Burada teori ya da felsefe önermek yerine edebiyattan devam etmek istiyorum. John Steinbeck'in “Kaygılarımızın Kışı” harika bir olay örgüsüyle toplumsal gerçekçiliğe çok önemli ve özel bir örnek sunuyor bence. Kış mevsiminin verdiği o kasvetli hava içerisinde sarsıcı bir etki yapabilir diye düşünüyorum.
Şarkı: Damien Rice/Volcano bu şarkıya önemli bir not eklemeliyim. Şarkının stüdyo kaydını dinlemelerini önermiyorum. İlginçtir bazı şarkıların canlı performansı stüdyo kayıtlarını aşıyor ve Damien Rice'ın sahne performansı bu şarkıya başka bir ruh veriyor. Dinledikleri ve karşılaştırdıkları zaman beni daha iyi anlayacaklardır. Elbette yine de takdir dinleyicinin diyelim. Tüm dostlarıma sağlıklı, mutlu ve sosyalizmin iktidar olduğu bir yılı görmeyi diliyorum.
Engin Solakoğlu
Kitap: Cangül Örnek, Türkiye’nin Soğuk Savaş Düşünce Hayatı - Antikomünizm ve Amerikan etkisi
Film: Ken Loach - Sorry we missed you
Müzik: Renaud Séchan - Mistral Gagnant
Erhan Nalçacı
Goethe'nin İnfazı diye bir kitap okudum geçenlerde. Viktor Glass'ın kitabı İş Bankası yayınlarından çıkmış. Sınıf kinini bileyleyen, feodal düzeni daha iyi kavramamızı sağlayan bir kitap.
Şu anda elimde Mehmet Bozkurt'un sol yazılarından oluşan Tarih Sohbetleri var. Birlikte yayınlanınca değeri artmış gerçekten.
Teo Angelopulos'un Yunanistan iç savaşını anlatan “Kumpanya”sını önerebilirim.
Fatih Yaşlı
Kitap önerim, "içimizdeki şeytanlar"ın iktidarının kökenlerini, mazisini anlamak için Sabahattin Ali'nin "İçimizdeki Şeytan"ı.
Şarkı önerim Tevfik Fikret'i de anarak ve tam da bugünleri anlattığı için Cem Karaca'dan "Yiyin Efendiler".
Film önerim de bu sene üzerine soL'da "anlatılan senin hikayendir" diyerek üzerine bir yazı da yazdığım "Leyla'nın Kardeşleri".
Kadir Sev
Kenize Mourad adlı bir yazarın "Saraydan sürgüne" adlı romanını şiddetle öneririm. Yazar, Türkiye'de pek tanınmıyor. Fransa'da yaşıyor. Türkiye'de 5 kitabı yayımlandı. Begüm adlı romanında Hindistan bağımsızlık mücadelesi konu ediliyor. Yazar 5. Murad'ın torunu sayılabilir. Ancak romanda, bilindik Osmanlı güzellemeleri yapılmıyor. Osmanlı'da ve Hindistan'da saraylı bile olsa kadına verilen değer, yakıştırılan işlev, belgesel tadında anlatılıyor. Dehşetle okuyorsunuz… Kadınlar, kendi topraklarında bile sürgünde gibi yaşıyorlar. Öylesine ki, Hindistan'da "burka" kadınların özgürlük nesnesi işlevi görüyor. Burka giymeden sokağa çıkamıyorlar. Böyle giderse aynı durum, tez zamanda Türkiye'deki kadınların başına gelecek.
Romanda tarikat-cemaatlerin kaynakları ve toplumda neden kabul gördüklerinin ipuçlarına da yer veriliyor. Olaylar ilmek ilmek örülmüş. Osmanlı ve hanedan övgülerinin ne kadar boş olduğu sergileniyor. Kitabın temel konusu, Osmanlı İmparatorluğu’nun ördüğü kozanın yırtılıp Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması. Ve hanedan üyelerinin sürgünü... Yazar, haksız sürüldüğünü düşünüyor. Ama Cumhuriyeti kınamıyor. Hanedan üyelerinden birinin sürgünde yaşadıklarından çok şey öğreniyoruz. Aydınlanmanın, laikliğin ne denli önemli olduğuna inancımız ve bilincimiz pekişiyor.
Kitapta anlatılan olaylar güncelliğini yitirmemiş. Tam tersi giderek güncelleniyor. Okurken, günümüz Türkiye'si anlatılıyor duygusuna kapılıyorsunuz.
Korkut Boratav
Kitap: John Reed, Dünyayı Sarsan On Gün. Edgar Snow, Çin Üzerinde Kızıl Yıldız.
Mesut Odman
Film
Politik sinemanın iki ustasından iki eski film (Bulunabilir mi, nasıl bulunabilir, bilmem):
Queimada (Burn): Yönetmen, Gillo Pontecorvo. 1956’ya kadar İtalya Komünist Partisi üyesi. Asıl ününü “Cezayir Savaşı” filmiyle yapmış. Kolonyalizm döneminde siyahların yaşadığı bir adadaki ayaklanmayı anlatan bu filmiyse bizde “İsyan” adıyla gösterilmişti. Başrol oyuncusu Marlon Brando. İtalyan-Fransız yapımı film 1969 tarihli.
Kayıp (Missing): Costa Gavras’ın 1982 yapımı filmi. Pinochet darbesini izleyen günlerdeki Şili’de kayıp bir gazeteci olan yakınını arayan bir Amerikalıyı anlatıyor. Başrol oyuncusu, geçmiş filmlerine baktığımda beni şaşırtan performansı ile, Jack Lemmon.
Bir de bizim ülkemizde çok sevildiğini hatırladığım bir film:
Postacı (İl Postino): Hindistan doğumlu Britanyalı yönetmen Michael Radford’un 1994 yapımı filmi. Öyküdeki kahramanlardan biri, büyük şair Pablo Neruda. Filmin baş kahramanı sevimli postacıyı oynayan oyuncunun, çekimlerin tamamlanışından kısa bir süre sonra ölmesi, filmi izlemiş seyircileri çok üzmüştü.
Kitap
Varenka Olesova: Gorki’nin roman mı uzun öykü mü demekte kararsız kaldığım bir anlatısı. Az bilindiği ve az okunduğu kanısındayım. Benim 55 yıl kadar önce okuduğum, okuduğumda çok etkilendiğim bu kitabın Mehmet Özgül’ün Rusçadan yaptığı çevirisinin ilk Türkçe basımı 1968 tarihliydi. Nâzım’ın üvey oğlu Memet Fuat’ın sahibi olduğu “de yayınevi”nin cep kitapları dizisindendir. Yanılmıyorsam 2011’de yapılmış bir baskısından daha haberim var.
Şarkı/Türkü
Benim çok sevdiğim iki halk türküsünü önerebilirim. Eskiden sık sık da söylerdim; artık beceremiyorum.
Bilmem şu feleğin bende nesi var: Bizim Sinan (Cemgil), biraz Ruhi Baba’yı taklit ederek biraz kendi havasını katarak pek güzel söylerdi. O 67-68 yıllarında, bazen bizim ısrarlarımızı kıramayarak, bazen kendisi havaya girdiğinde… Şimdi de çok söyleniyor galiba. Ama ben dinlemiyorum. Benim tercihim, koroyu karıştırmadan söyleyen Ruhi Su. Hâlâ öyle.
Evlerinin önü mersin: Bunu da Ruhi Su’dan dinlemek gerekir. Madem türkülerden açıldı, yanıbaşımdan gelen ısrarlara dayanamayarak, yine aynı ustadan Acem kızı türküsünü eklemek durumundayım.
Bir de, dinlemek üzere önerilecekler şarkı/türkü ile sınırlanmamışsa, aynı insan soyundan gelmekle övünebileceğimiz Beethoven’in Pathétique adıyla bilinen 8 numaralı piyano sonatını ve Şostakoviç’in Caz süitlerini önermek isterim. Bunları dinlemek, öteki etkileri bir yana, daha ne güzellikler yaratılabileceğine inanmamızı kolaylaştırır.
Orhan Gökdemir
Müzik: Mohsen Namjoo - Nobahari
Kitap: Yalçın Küçük - Devlet ve Hürriyet
Film: Özcan Alper - Sonbahar
Rıfat Okçabol
Film: Guguk Kuşu (One Flew Over the Cuckoo's Nest)
Şarkı: Fakir bir şairim
Kitap: Malala Yusufzay’ın “Ben Malala” kitabı
Serdar Şahinkaya
Film: Senaryo Turgut Özakman, Yönetmen Ziya Öztan'in "Cumhuriyet" filmi.
Youtube'da TRTNostalji kanalında teknik restorasyondan geçmiş biçimi var.
Kitap: Ergun Türkcan (2023) Üç Tarz-ı Emperyalizm
Şarkı+ Dans: Kamarinskaya
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.