Sayfa yolu
Sokak sokak iş arayan, 'hiçbir hayalim yok' diyen çocuklar: Sermaye düzeni çocukluğu çalıyor
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 08.08.2026 , 11:33 Güncelleme Tarihi: 08.08.2026 , 11:34
Eğitimden koparılan, temel ihtiyaçlara ulaşamayan ve ailelerinin geçim derdine ortak olmak zorunda bırakılan yüz binlerce çocuk, ucuz işgücü olarak sermayenin insafına terk edilmiş durumda.
Oksijen gazetesinden Mine Şenocaklı, sokak sokak gezerek iş arayan çocukları ve uğradıkları sömürüyü kaleme aldı. Şenocaklı'nın aktardığı hikayeler, Türkiye'de çocukluğun nasıl yok edildiğinin en acı kanıtlarından biri oldu:
Kimi gelecek yıl okula devam edip edemeyeceğini bile bilmiyor. Kimi 'Çırak olabilmek için bir tanıdığın olması lazım' diyor. Kimi de haftada 2 bin lira kazanmak için günde 10 saat ter döküyor. O ter döken akranlarına gıptayla bakan çocukların çoğunun hayali ne biliyor musunuz? Bir berberde çırak olabilmek! 13 yaşındaki Harun, 'İki yılda işi öğrenirim, 15 yaşımda para kazanmaya başlarım. 25 yaşımda evimi de alırım, arabamı da' diyor...
'Ne iş olsa yaparız abi!'
Haberde aktarılan tablolardan biri, Ankara'da bir kafede yaşanıyor.
Camındaki "Eleman aranıyor" ilanını gören 11-12 yaşlarında iki çocuk, utana sıkıla içeri girip "Abi ilanı gördük, biz de iş arıyoruz. 6. sınıfa geçtik, ne iş olsa yaparız. Mutfakta da çalışırız" diyerek adeta yalvarıyor. Dükkan sahibinin yanıtı ise durumu özetliyor:
"Çocuklar geç kaldınız. Yanımdaki çırağın babası okullar açılmadan gelip iş istedi, onu aldım."
MESEM çarkında 12 saat mesai: 'Hiçbir hayalim yok'
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) gerçeği de Şenocaklı'nın haberinde bir kez daha yüzümüze çarpıyor.
Habipler'de bir oto tamircisinde yüzü gözü yağ içinde çalışan 15 yaşındaki Arif, bir MESEM öğrencisi. Sabah 08.00'den akşam 20.00'ye kadar, tam 12 saat çalışıyor. Kazandığı paranın tamamını babasına veren ve haftada yalnızca 1000-1500 lira harçlık alabilen Arif'in "Gelecek için ne hayal ediyorsun?" sorusuna verdiği yanıt:
Hiçbir hayalim yok!
'İş veriyorum' diyerek 14 yaşındaki çocukla dalga geçtiler
İş arayan çocukların karşılaştığı tek şey ağır sömürü değil; aynı zamanda patronların acımasızlığı.
Babası cezaevinde olan 14 yaşındaki İsmail G., ailesine bakmak için dükkan dükkan geziyor. Tekstilde çalışıp ücretini alamadığını belirten İsmail, yaşadığı bir olayı şu sözlerle anlatıyor:
Bir lastikçi 'Yarın sabah gel başla' dedi. Sabah 6'da kalktım, Kıraç'tan Bağlarçeşme'ye 10 kilometre yol gittim. Adam beni görünce gülerek, 'Ben sana şaka yaptım, eleman aramıyoruz' dedi. Mahvoldum abla...
Sadece bu da değil. Annem, ablam, yengem ve ben üç ay bir tekstil atölyesinde çalıştık. Hâlâ paramızı alamadık. Büyüklere bile iş yok abla. Bize nasıl olsun? Benim hayalim berberlik ama nasıl olacak bilmiyorum ki?
Bu yıl 8. sınıfa geçen İsmail, okula devam edip edemeyeceğini bilemiyor.
Şenocaklı’nın “Daha büyük hayallerin yok mu peki?” sorusuna, “Var ama olmuyor ki!” diyor, hayalinin ne olduğu sorulunca da yanıtı şöyle oluyor:
O da bende kalsın abla!
Verilerle çocuk emeği ve güvencesizlik
Bugün okul çağında olmasına rağmen 1 milyon 584 bin çocuk eğitim dışında.
"Meslek öğrensinler" ambalajıyla sunulan MESEM'ler aracılığıyla bugün 1,5 milyona yakın çocuk ve genç, haftanın 4-5 günü asgari ücretin üçte biri karşılığında patronlara ucuz işgücü olarak sunuluyor. MEB’in kendi verilerine göre bugün en az 505 bin çocuk MESEM kapsamında çalışıyor.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi verilere göre, 2025 yılında Türkiye genelinde en az 94 çocuk işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Hayatını kaybeden çocukların 13’ü kız, 81’i ise erkek çocuklardan oluşurken, yaş dağılımında 26 çocuğun 14 yaş ve altında, 68 çocuğun ise 15-17 yaş aralığında olduğu belirtildi. Raporda ayrıca 4’ü Suriyeli ve 1’i Afganistanlı olmak üzere toplam 5 göçmen çocuğun da çalıştırılırken hayatını kaybettiği kaydedildi.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.