Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Şirketlerin yağmasına açılan coğrafyalar: Trump Kongo’da neyin peşinde?

Kongo-Ruanda Barış Antlaşması, son dönemde örnekleri artan Pax-Americana (Amerikan Barışı) modelinin artık belirgin bir şekilde işletildiğini ortaya koyuyor. Bu modelde emperyalizm kronik olarak sorun haline gelmiş tartışmalı bölgelerde askeri denetim sağlayarak tampon bölge oluşturuyor, ardından "bölgenin kalkındırılması" adı altında ilgili coğrafya Amerikan şirketlerinin yağmasına açıyor.

Ogün Eratalay

Yayın Tarihi: 06.12.2025 , 11:21 Güncelleme Tarihi: 06.12.2025 , 23:41

Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile Ruanda arasında 27 Kasım 2025 günü ABD'de iki ülke dışişleri bakanları tarafından imzalanan barış anlaşması, 4 Aralık günü adı Donald Trump ABD Barış Enstitüsü olarak değiştirilen merkezde iki ülke devlet başkanlarının metni onaylamalarıyla yürürlüğe girdi. 

Buna göre Ruanda, Kongo'nun doğusundaki askeri varlığını geri çekerken, Kongo da Ruanda devletine karşı mücadele eden FDLR (Forces démocratiques de libération du Ruanda, Ruanda'nın Bağımsızlığı için Demokratik Güçlere) örgütüne verdiği desteği kesecek.

Kongo’daki durum

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından başta Afrika olmak üzere Batılı ülkelere ait sömürgelerde bağımsızlık mücadelesi önemli adımlar attı. 

Belçika’dan bağımsızlığını kazanmak için mücadele eden Kongo’da, 1960 yılı Mayıs ayında seçimle başa gelen ilk başbakan Patrice Lumumba sadece bir ay başta kalabildi. Ülkede büyük çıkarları bulunan Belçika sermayesi ve yerli işbirlikçileri derhal bir ayaklanmayla iktidarı aldılar. Kongo halkının başı emperyalizm belasından hiç kurtulmadı. Sahip olduğu muazzam doğal kaynakların sermaye tarafından sömürülmesinin sürmesi için halkına nesiller boyu süren çileler layık görüldü. 

Bugün de doğu bölgelerinde benzer bir yağma kavgası sürüyor. 

Bölgede küresel sermayenin etkisi o kadar güçlü ki, Trump tarafından düzenlenen imza törenine davet edilen Burundi, Kenya, Angola gibi bölge ülkeleri dışında Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin olması çok dikkat çekici. Sahada savaşan çok sayıda unsurun bulunması planın uygulanmasını güçleştirse de ABD’nin askeri ve ekonomik müdahalesi tarafları uzlaşmaya ikna etmişe benziyor. 

Anlaşmaya göre savaşan taraflar geri çekilirken bölgenin ekonomik olarak kalkınması için ABD merkezli şirketler devreye girecek.

8 Ağustos 2025 günü Trump öncülüğünde Azerbaycan ile Ermenistan arasında Beyaz Saray’da imzalanan anlaşma.

Zengezur-Trump Koridoru

Hatırlanacağı gibi Azerilerle Ermeniler, Sovyetler Birliği döneminde sorunsuz şekilde bir arada yaşayabilmiş ancak birliğin dağılmasından sonra birbirlerini boğazlamaya girişmişti. 

Savaşın son aşamasında iki ülke arasında en büyük sorun olan Dağlık Karabağ, bölgeye sürpriz bir askeri harekât düzenleyen Azerbaycan tarafından alınmıştı. Savaşın sona ermesine rağmen bazı sorunlar çözülememiş durumdaydı. Bu konuların en başında ise ana Azeri topraklarının Nahçıvan bölgesiyle bağlantısının kesilmiş olmasıydı. 

Bu sorunu aşmak üzere 8 Ağustos 2025 tarihinde ABD gözetiminde iki ülke arasında anlaşma imzalandı. Böylece iki bölgeyi birbirine bağlayan 32 km uzunluğundaki Zengezur koridoru adı verilen yol ulaşıma açılacak. 

Yol Ermeni egemenliğinde kalacak, Azerbaycan sorunsuzca buradan faydalanacak ve ek olarak yolun çevresindeki bölge 99 yıllığına Amerikan şirketleri tarafından kullanılacak, geliştirilecek.

Yolun adı sürece katkılarından dolayı Trump Route for International Peace and Prosperity (Uluslararası Barış ve Refah için Trump Yolu) olurken, İran ve Rusya’nın da ticaret güzergahının değişmesinden ve bölgeye gelecek olan ABD varlığından rahatsızlık duyduğunu ekleyelim. Trump bu örnekte de bir çatışma bölgesine müdahil olarak ekonomik kalkınma adı altında Amerikan şirketleri için yeni rant kapıları açarken, kritik gördüğü bölgelere askeri olarak da sızmayı başarmış görünüyor.

Gazze’de İsrail katliamı sürerken Trump yapay zeka yardımıyla Gazze’ye dair planlarını bunun gibi görsellerle kamuoyuna açıklamıştı.

Benzer planlar gündemde…

Trump’ın benzer çatışma bölgelerinde bu senaryoyu tekrar etme peşinde olduğunu görüyoruz.

7 Ekim sonrasında Gazze’de soykırım yapan İsrail’e her türlü desteği veren Amerikan emperyalizmi ateşkes süreciyle beraber bölgeyi yine Amerikan şirketleri için kârlı bir yatırım alanı olarak görmek istiyor.

Sürmekte olan Ukrayna-Rusya Savaşında taraflar pek çok kez ateşkese yaklaşsalar da görülen, sorunun barış için hâlâ çok karmaşık olduğu. Ancak olası bir barış planında doğrudan askeri varlığıyla yer almasa da müttefikleri eliyle kurulacak bir barış gücü vesilesiyle ve savaştan harabeye dönen bölgelerin yeniden imarı kapsamında Amerikan şirketlerinin doğrudan yer aldığı bir “barış planı” olasılığı çok uzak bir ihtimal değil.

Sırada neresi var?

Trump iktidarında bazı ezberlerini değiştiren, işleyişinde bazı dişlileri belki de kırarak, parçalayarak ilerleyen emperyalizm makinası tüm sorunlarına ve çelişkilerine rağmen bir istim tutturmuşa benziyor. 

Bu plan uyarınca askeri çatışma bölgelerine müdahil olunuyor, taraflara askeri ve ekonomik çözüm dayatılırken, ilgili coğrafya Amerikan şirketlerinin yağmasına açılıyor. Amerikan şirketlerinin ABD Silahlı Kuvvetleri ile eş anlamlı olduğu düşünüldüğünde, bu sorunlu bölgelerde çıkarları olan diğer aktörler bertaraf ediliyor. 

Emperyalizm çağında benzer sayısız çatışmaya sahne olan dünyamız maalesef bu planın sahneye konmasına olanak tanıyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.