Sayfa yolu
SİHA'larla ilgili doğrular ve yanlışlar
Yayın Tarihi: 20.10.2020 , 13:01 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:12
Başta Dağlık Karabağ olmak üzere sıcak çatışma bölgelerinde sıkça görülmeye başlayan ve “game-changer”
SİHA’lar çok ucuz olduğu için erişim kolaylığı mevcut
SİHA’lar geleneksel hava kuvvetleriyle karşılaştırıldığında maliyet olarak ucuz gözükse de sürdürülebilirlik, ekipman, yedek parça, yer istasyonu veya özel üs yatırımı gözönüne alındığında hiç de ucuz bir yatırım değildir. Ayrıca istasyondan kumanda görevini yerine getirecek yetiştirilmiş personel ihtiyacına sahiptir.
SİHA’lar adeta hiç kayıp vermeden faaliyetlerine devam ediyor
Böyle bir durum söz konusu değil. SİHA teknolojisi geliştikçe SİHA karşıtı savunma sistemleri de buna göre gelişiyor. Bu savunma sistemlerini genel olarak kinetik olanlar ve olmayanlar olarak ikiye ayırmak mümkün. Kinetikten kasıt SİHA’nın ya başka bir SİHA ile, lazerle veya geleneksel füze sistemleriyle vurularak imha edilmesidir. Bu yöntemin sahada diğer yönteme göre daha etkili olduğu görülmüştür. Kinetik olmayan savunma sistemleri de SİHA’nın komuta aldığı istasyonla arasındaki iletişimin kesilmesi-bozulmasını amaçlar ancak otonom yani bir kez havalandıktan sonra kendi aldığı kararlarla görevine devam eden silahlarda etkisiz olur.
Türkiye’nin ürettiği SİHA’lar rakiplerinden üstündür
Türkiye tarafından üretilen silahlar özellikle ABD, Rusya, İsrail gibi ülkelerin ürettiği silahlardan daha “üstün” değildir. Ancak gündemde olan sıcak çatışma bölgelerine uygun sıklette ve görece ucuzluğu sayesinde hem satın alınmak istenen silahlardan olmuş, hem de silahları kullanan personelin deneyimiyle etkili bir silah haline gelmiştir. Türkiye’nin ürettiği SİHA’larda bu anlamda sektörde “çığır açan” teknolojik bir yenilik mevcut değildir.
Türkiye SİHA’larla ilgili olarak bölgesinde önemli bir etkiye sahiptir
Kısmen doğrudur, bölgede emperyalist hiyerarşinin tepesindeki ülkeler dışında Çin, İran ve Türkiye bu konuda etkiye sahiptir. Bu değerlendirmenin doğru olduğu ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından ve insansız hava sistemlerinin ihracını kolaylaştıran kararla da görülür. 24 Temmuz 2020 tarihli kararda
SİHA satışı asla sadece SİHA satışı değildir
Özellikle yüksek teknoloji içeren işletim sistemleri düşünüldüğünde ihracatçı ülke ve ithalatçı ülke ordu personeli arasında yakın işbirliği gerektiren bir alışverişten bahsediyoruz. Burada da kapitalist ilişkiler belirleyicidir. Ekonomisi ve konumu güçlü olan ihracatçı ülkenin kendi sistemini satın alan ülkenin silahlı kuvvetlerinde belirleyici konuma geçmenin ilk adımlarını atmış sayılacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Bu anlamda bir önceki başlıkta ABD’nin geç kalınmış adımı çatışma bölgelerindeki varlığını pekiştirme çabası olarak da görülebilir.
Ucuz SİHA satışları çözülmemiş bölgesel sorunların yeniden sıcak çatışmalara dönüşmesine yol açıyor
Bu yorumun kısmen doğru olduğu Dağlık Karabağ örneğinde görülüyor. Ancak askeri harekâtın kalıcı kazanımlar elde etmesinin sadece SİHA eliyle yapılamayacağı unutulmamalıdır. SİHA teknolojisinin varlığının genel olarak silahlanmayı tetiklediği ise kesinlikle söylenebilir. Bu anlamda en kazançlı olan genel olarak kapitalist silah şirketleridir.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.



