Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Sessiz bir tarihin görünür kılınışı: 'Gizli Teknik İşler ve Atılım Gazetesi'

Bir mühür basarken, bir matbaa kurarken, bir kimliği değiştirirken... Tarihimizin görünmeyen yüzünü onlar taşıyor, bazen adları bile anılmadan. İşte bu kitap, o görünmeyenlerin hikâyesini kayda geçiriyor.

Turgut Yıldız

Yayın Tarihi: 09.11.2025 , 01:27

Tarihi genellikle sonuçlarıyla biliriz; kongre kararları, bildiriler, dönüm noktalarıyla. Her toplantının, her kararın, her bildirinin arkasında görünmez bir emek vardır: yazan, çoğaltan, gizleyen, koruyan eller. Hikâyenin önemli bir bölümü sessizce çalışan insanların ellerinde şekillenir. Onların hikâyesi olmadan tarihimiz eksik kalır. Bu kitap, o görünmeyen emeğin izini sürüyor. “Gizli Teknik İşler ve Atılım Gazetesi”, tam da bu görünmeyen alanı, Türkiye Komünist Partisi’nin illegal çalışma dönemindeki teknik örgütlenmesini merkeze alan bir tanıklık kitabı.

Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı’nın (TÜSTAV) Sosyal Tarih Yayınları tarafından 2025 Şubat’ında yayımlanan eser, Berdan Dere’nin editörlüğünde, Doğan Azkan’ın anıları ve yine Berdan Dere ve Aliye Uçar’ın 2007 tarihli sözlü tarih görüşmeleri temelinde hazırlanmış. Bu iki katmanlı yapı, hem bireysel bir tanıklığı hem de kolektif hafızayı bir araya getiriyor.

Bir anı defteri değil, örgütsel belleğin iz düşümü

Kitabın ilk bölümünde, 2009 yılında yaşamını yitiren Doğan Azkan’ın kendi kaleminden yazdığı anılar yer alıyor. Azkan, 1970’lerin ortalarından 1981’e kadar yurt içinde TKP’nin “gizli teknik işleri” olarak adlandırılan alanda çalışmış bir kadro. Ardından 12 Eylül saldırganlığı karşısında mücadelesini sürdürmek için yurtdışına çıkışı ve yurtdışındaki faaliyetini anlatıyor. Anlatısı, kişisel bir anı defterinden çok, örgütsel belleğin titizlikle tutulmuş teknik bir kaydı niteliğinde.

Anılar, 1975 sonbaharında alınan bir parti kararıyla Azkan’ın teknik işlerde görevlendirilmesiyle başlıyor. Bu kararın, TKP’nin yaygın olarak “73 Atılımı” olarak bilinen yeniden yapılanma sürecine girdiği bir dönemde, parti içi lojistik ve kimlik güvenliği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu ilerleyen bölümlerde görüyoruz.

Azkan’ın şahsında cisimleşen, bir devrimci kuşağın, hiçbir teknik altyapısı olmadan, her şeyi yeniden öğrenme, deneme ve inşa etme çabası kitabın ilk bölümlerinin ana temasını oluşturuyor. Azkan, kendisine “Sıfırdan başlayacaksın” denildiğini yazıyor. Kitabın giriş bölümünde Berdan Dere de aynı noktaya dikkat çekmiş;

“Yoldaş çalışmaya başladığında partinin teknik olanakları hemen hemen hiç yoktu. Gizli teknik işler konusunda devredilen bilgi birikimi de bulunmuyordu.

Ne yazık ki gizli teknik işler konusunda uluslararası deneyim aktarımı desteği de yoktu. Oysa kardeş partilerde bu işle uğraşan birimler, her türlü teknik ayrıntıyı, deneyimi aktaracak yerler vardı. Gizlilik koşullarında çalışan komünist partilerin, devrimci demokrat hareketlerin deneyimleri de bu birimlerde yer alıyordu. Hiç kuşkusuz bu örgütler deneyim aktarımı desteği de alıyordu. Görüldüğü kadarıyla TKP bu olanaklardan yararlanamamıştı. Yoldaşın yetenekleri ve emeğiyle bu konudaki eksiklik kapatılabilmişti.”

İlk mühür denemelerinden, ofset filmciliğe, pasaport basımına ve gizli matbaa düzenine uzanan sayfalar, hem teknik ayrıntıların hem de tarihsel bir akışta politik bağlamın iç içe geçtiği bir anlatıya sahip. Ayrıca Azkan’ın anlatısında, sürekli bir üretim halinin yanı sıra gizlilik koşullarında çalışan bir komünistin gündelik hayatı, etik sorumluluk ve örgütsel disiplin de iç içe geçiyor. Kitabın arka kapağına da yansıyan çarpıcı bir değerlendirmeyi paylaşmak isterim;

İllegal çalışmak zorunda bırakılan ki buna gizli teknik işlerin yapılması da dahildir, bir komünist partinin bu alandaki faaliyeti gönül rahatlığıyla savunulacak bir faaliyettir. 

Hukukun üstünlüğünü ilkesel olarak her zaman savunmak gerekir, buna uymak gerekir, ama demokrasinin var olması koşuluyla!

Sözlü tarih: Bireysel anlatıdan kolektif hafızaya

Kitabın ikinci bölümü, 2007 yılında Berdan Dere ve Aliye Uçar tarafından gerçekleştirilen “Atılım ve Teknik İşler Sözlü Tarih Çalışması”na dayanıyor.

Sarkis Çerkezyan, Ohannes Çerkezyan, Bektaş İngin, Vahap Ünseven, Bektaş Satılmış, Sevan Akol, Muharrem Kahraman, Remzi Öztürk, Rüstem Aziz ve Merih Kudsal (Akseymen) ile yapılan görüşmeler, yalnızca olayların doğrulayıcı tanıklıkları değil; aynı zamanda kuşaklar arası bir aktarım niteliği taşıyor.

Gedikpaşa’daki marangozhaneden Tepecik ve Kısırmandıra’daki çiftliklerde kurulan matbaalara uzanan tanıklıklar kolektif bir emeğin farklı yüzleri olarak karşımıza çıkıyor. Kitapta da belirtildiği üzere bu emek, yüzlerce kişinin gizlenmesini, mücadeleyi sürdürmesini, güvenli alanlara ulaşmasını sağlamıştır. TKP’nin tarihinde bu emeğin silinmez izleri vardır.

Tarih, emek, etik

Azkan’ın ve diğer tanıkların anlatıları, bir örgütün iç işleyişine duyulan romantik nostaljiden ziyade, örgütlü mücadelenin insanî yüzünü gösteriyor. İllegal koşullarda yürütülen mücadelenin etik meşruiyetini, bir kuşağın politik bilinci ve inancının gücüyle aktarıyor. Kitap yalnızca TKP tarihinin değil, Türkiye’deki sol hareketlerin tamamının görünmeyen damarlarını anlamak isteyen herkes için bir kaynak. Tanıklıkları ve sessiz kahramanlarıyla bu kitap, bir partinin değil, bir düşünme ve dayanışma biçiminin kaydı.

Bugünün genç kuşakları için bu anlatılar, uzak bir geçmişin romantik hikâyeleri değil; emekle, sabırla, ortaklaşmayla başka bir dünyanın kurulabileceğini gösteren somut deneyimlerdir. Bir dönemin “gizli teknik işleri”, bugünün devrimci kuşaklarına örgütlü yaşamın ne kadar incelikli, ne kadar insani bir şey olduğunu hatırlatıyor. Her Atılım’ın, her mühür kalıbının, her baskı makinesinin ardında bir hayat, bir umut, bir ısrar vardı.

1

"TKP'lilerin Tanıklıkları: Gizli Teknik İşler ve Atılım Gazetesi", Berdan Dere, 120 sf., Sosyal Tarih Yayınları, 2025. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.