Sayfa yolu
Sermayenin doyumsuz sömürü iştahı: Asgari ücrette 'hedeflenen enflasyon' tartışması
Oğuz Oyan
Yayın Tarihi: 16.11.2023 , 12:06 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Malum, sermayenin kâr marjları ile emeğin ücret hadleri ters orantılıdır. Kârların sürekli artması için ücretlerin (reel olarak) gerilemesi gerekir. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, sınıfının sözcülüğünü yapıyor, asgari ücret artışını gerçek enflasyon artışının altında tutmak istiyor. Bu konuda siyasi iktidarın temsilcileriyle arasında hiçbir fark yok.
Esasen Orta Vadeli Program'da (2024-2026) her şey açık seçik yazılmış durumda. IMF’nin geleneksel reçetesinin bilindik sihirli sözcükleriyle: İstikrar için enflasyon hedeflemesi ile gelirler politikası izlenecek.
Tercümesi şöyle: Faizler cari enflasyonun üzerine çıkarılacak (yani parasal sıkılaştırma ile talep kısılacak); gelirlerse enflasyonun altında tutulacak (yani gelirler baskılanarak gene talep kısılacak). Dolayısıyla, bunlar Haziran’dan beri açıkça beyan edilen hedefler. 6 Eylül’de de OVP ile resmiyete kavuşmuş durumda.
Uygulama zaten başladı
Uygulama da zaten başladı: Memur maaşları için yapılan toplu görüşmelerden 2024 için yüzde 15 ve yüzde 10 oranlarında zamlar çıktı. Yani OVP’de hedeflenen yüzde 33 TÜFE oranı bile verilmedi! Şimdi Merkez Bankası 2024 TÜFE oranını yüzde 36’ya revize etti ama iktidar OVP’ye bakmayı tercih eder, hatta yapabilirse onun dahi altında kalmak ister…
Bunun bir yolu da asgari ücreti yeniden yılda bir kez düzenleme uygulamasına dönerek 12 ay boyunca enflasyonun aşındırmasına bırakmak olur. Ama sıra devletin alacaklarına gelince, maktu vergiler, harçlar, resimler için 2024 yılı Üretici Fiyat Endeksi 12 aylık ortalamasını uygular yani yüzde 58 oranında zam yapar!
Sermayenin ve iktidarın anlayacağı tek dil
Gelir dağılımının çok bozuk olmasını, daha özel olarak GSYH içinde ücret payının çok düşük olmasını hatırlatmak veya toplam talep içinde giderek artan sermaye gelirlerinin (kâr, faiz, rant) talebinin asıl hesaba katılması gereken unsur olduğunu dillendirmek çok fazla işe yaramaz. Sermayeye ve onun temsilcisi siyasal karar alıcılara yön veren vicdanları değildir, onların kolektif aklı böyle çalışmaz. Burada belirleyici olan sınıf mücadelesinin düzeyidir. Son 50 yıllık döneme bakıldığında, iki dönem bu açıdan öğretici derslerle doludur. Sınıf mücadelesinin yükseldiği dönemlerde (1970’lerin ikinci yarısı ile 1989-93 yılları), GSYH (ve Bütçe) içinde ücret ödemelerinin payı güçlü bir biçimde artmıştır.
Demek ki işçi-memur kitlelerine ve örgütlerine düşen, eşitsizlikleri vurgulayarak sızlanmak değil bu eşitsizlikleri vurgulayarak sınıf mücadelesine girişmektir. Sermayenin ve iktidarının anlayacağı tek dil budur.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.