Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Seçimler, Erdoğan sonrası AKP ve Cumhurbaşkanı adayı tartışmaları: 'Türkiye’nin kavşağı seçimli bir demokrasi ile monarşi arasında olmayacak'

Cumhurbaşkanlığının yeniden sembolik bir makama dönüştürülmek istendiğini ve asıl ağırlığın AKP Genel Başkanı ve Başbakan’a kaydırılacağı bir modelden söz edilmeye başlandığını belirten TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP yönetilmez hale getirilirken AKP'nin de yalpaladığına dikkat çekti. "Türkiye’nin kavşağı seçimli bir demokrasi ile, seçimsiz biri monarşi arasında olmayacak" dedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 19.06.2026 , 14:37 Güncelleme Tarihi: 19.06.2026 , 14:47

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da "tercih edilen kaynak" olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.


İktidar Erdoğan sonrasına hazırlığa devam ederken, son yıllarda pek çok isim de Cumhurbaşkanlığı için zikrediliyordu.

CHP'ye mutlak butlan kararıyla yeni bir döneme girildiğinin işaretini veren iktidar cephesinden seçimle ilgili açıklamalar da gelmeye başladı. 

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, "Türkiye’nin bir kez daha Erdoğan’a ihtiyacı var" diyerek, "seçimlerin yenilenmesi" için 16 Nisan 2028'i işaret etti.

'AKP’ye yeni bir Genel Başkan arıyorlar'

Öte yandan Erdoğan'ın yerine konuşulan isimlerin Erdoğan'la arasındaki açı, AKP'yi içerisinde yeni çözümlere ittirdi.

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan da bu konuya dikkat çekerek, AKP'ye yeni bir Genel Başkan arandığını söyledi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Okuyan, "İktidara yakın bazı gazeteciler Cumhurbaşkanlığının yeniden sembolik bir makama dönüştürüldüğü ve asıl ağırlığın AKP Genel Başkanı ve Başbakan’a kaydırılacağı bir modelden söz etmeye başladılar. Yani AKP’ye yeni bir Genel Başkan arıyorlar" dedi.

Ülkeyi yönetenlerin toplumu ikna edemediğinin altını çizen Okuyan, şöyle yazdı:

Tek yaptıkları, yerli ve yabancı sermayeyi AKP dışı arayışlardan uzak tutacak ve düzen içi seçenekleri seçenek olmaktan çıkaracak operasyonlar yapmak. CHP’yi yönetilemez hale getirdiler ama AKP’yi yönetebiliyorlar mı, bu gerçekten kuşkulu.

Önümüzdeki dönemin pek çok açıdan belirleyici olabileceğinin sinyallerinin verildiğini kaydeden Okuyan, uluslararası sistemdeki dağınıklığı vurguladı, "Sürekli yeni hamleler, yeni inisiyatifler, yeni bloklaşmalarla karşılaşıyoruz" ifadelerini kullandı.

'Siyaset alanına dönük hoyrat müdahalelerin sistemin inandırıcılık sorununu derinleştirmemesi mümkün değil'

"Devlet aklı" gibi üstten yapılan söylemlere rağmen "Siyasetin iç dinamikleri kuruma eğiliminde" diyen Kemal Okuyan, AKP’nin 24 yıllık iktidarının düzen siyasetini çok hırpaladığını belirtti. Ve ekledi: "Bu kadar ağır sorunlarla yüz yüzeyken toplum, siyaset alanına dönük hoyrat müdahalelerin sistemin inandırıcılık sorununu derinleştirmemesi mümkün değil."

'Türkiye’nin kavşağı sömürü düzeninde bilinmezlik ve yıkım içinde sürüklenmekle emekçi halkın temsil ettiği yeni bir kurucu irade arasında olacak'

Yaklaşmakta olan bir kriz olduğunu ve bu krize uygun stratejiler geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken TKP Genel Sekreteri, "Türkiye’nin kavşağı seçimli bir demokrasi ile, seçimsiz bir monarşi arasında olmayacak. Türkiye’nin kavşağı açgözlülüğün akılsızlaştırdığı bir sömürü düzeninde bilinmezlik ve yıkım içinde sürüklenmekle emekçi halkın temsil ettiği yeni bir kurucu irade arasında olacak" dedi.

Kemal Okuyan'ın paylaşımının tamamı şöyle:

"AKP’de Erdoğan sonrasına ilişkin tartışmalar bir kez daha yoğunlaştı. Eski isimlere yenileri eklendi, hatta Akın Gürlek’in adını da görmeye başladık Hakan Fidanlı, Bilal Erdoğanlı, Berat Albayraklı listede.

Henüz Erdoğan’ın adaylığı ilan edilmiş değil. İktidarın iddia ettiği gibi seçimler 2028’de yapılacaksa, 2033 yılına kadar sürecek bir dönemden söz ediyoruz demektir. Zor.

Bu açıdan bakıldığında tartışma belli ki sadece bir sonraki dönemle ilgili değil. O yüzden iktidara yakın bazı gazeteciler Cumhurbaşkanlığının yeniden sembolik bir makama dönüştürüldüğü ve asıl ağırlığın AKP Genel Başkanı ve Başbakan’a kaydırılacağı bir modelden söz etmeye başladılar. Yani AKP’ye yeni bir Genel Başkan arıyorlar.

Peki iktidar cephesinde bu geçişi olanaklı kılacak ve toplumu ikna edecek bir heyecan, bir iddia var mı?

Anayasa deniyor. İçeriğe dair tık yok hâlâ; takırtı tukurtu var. Yeni Osmanlı’ya anayasal bir düzlemde meşruiyet sağlamak sanıldığı kadar kolay değil. Bekliyorlar.

Yeni çözüm süreci. Orada da bekliyorlar.

Tek yaptıkları, yerli ve yabancı sermayeyi AKP dışı arayışlardan uzak tutacak ve düzen içi seçenekleri seçenek olmaktan çıkaracak operasyonlar yapmak. Hedefleri CHP’yi yönetilemez hale getirmek demiştik, bu noktaya şimdiden gelmiş durumdayız.

CHP’yi yönetilemez hale getirdiler ama AKP’yi yönetebiliyorlar mı, bu gerçekten kuşkulu. CHP operasyonları bir açıdan AKP’yi rahatlatıyor ama diğer açıdan AKP’yi de krize sokuyor. Krizin nerede kontrol altına alınacağını, hatta kontrol altına alınıp alınmayacağını kimse bilemez.

İlginç bir döneme giriyoruz. Uluslararası sistem de son derece dağınık, sürekli yeni hamleler, yeni inisiyatifler, yeni bloklaşmalarla karşılaşıyoruz.

Açık olan bir şey var. 'Devlet aklı' filan deniyor, geçiniz. AKP’nin 24 yıllık iktidarı düzen siyasetini çok ama çok hırpaladı. Siyasetin iç dinamikleri kuruma eğiliminde. Baksanıza hâlâ Abdullah Gül’lü aile fotoğraflarına bel bağlayanlar var!

Bu kadar ağır sorunlarla yüz yüzeyken toplum, siyaset alanına dönük hoyrat müdahalelerin sistemin inandırıcılık sorununu derinleştirmemesi mümkün değil.

Yaklaşmakta olan krizi iyi okumak ve ona uygun stratejiler geliştirmek zorundayız. Türkiye’nin kavşağı seçimli bir demokrasi ile, seçimsiz bir monarşi arasında olmayacak. Türkiye’nin kavşağı açgözlülüğün akılsızlaştırdığı bir sömürü düzeninde bilinmezlik ve yıkım içinde sürüklenmekle emekçi halkın temsil ettiği yeni bir kurucu irade arasında olacak."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.