Sayfa yolu
SDG Komutanı Abdi'den İsrail gazetesine ABD vurguları: 'Trump Suriye'yi yeniden harika yapmak istiyor'...
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 08.12.2025 , 10:38
İsrail merkezli The Jerusalem Post'tan Qanta Ahmed, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Komutanı Mazlum Abdi ile görüşmek için SDG kontrolündeki Suriye kenti Haseke'ye gitti.
İsrail gazetesine konuşan Abdi, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Suriye'yi yeniden harika yapmak istediğini" öne sürdü, "Şam'daki istikrarın sağlanması için ABD'nin Kuzeydoğu Suriye'de kalması gerekiyor" dedi.
ABD'nin HTŞ lideri Ahmed Şara'ya "koşulsuz destek verdiğini" iddia ederek bu durumu eleştiren Abdi, "Amerikalılar daha dengeli bir rol görmeli" çağrısında bulundu.
'IŞİD saldırılarında hâlâ asker kaybediyoruz'
Abdi, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'nın yardımda kesintiye gitmesi nedeniyle IŞİD bağlantılı Suriyelilerin kaldığı El-Hol Kampı'nı yönetmek için çok daha az insanı gücü kaldığını söyledi. Kampın ihtiyaçlarının artık kendileri tarafından karşılandığını aktaran Abdi, "Kendi savunmamız için daha az kaynağa sahip olmamıza rağmen, SDG bütçesinden güç sağlamak ve kampı korumak zorundayız" diye konuştu.
Konuşmasını IŞİD tehdidi üzerinden devam eden Abdi, şunları söyledi:
Küresel koalisyondan önce, Kuzeydoğu Suriye'de IŞİD tehlikesiyle karşı karşıyaydık. Şimdi burada hâlâ faaliyet gösteren birçok gözaltı merkezi, IŞİD ailesi ve IŞİD'in gizli hücreleri var. IŞİD'in Rakka, Deyrizor ve diğer bölgelerde SDG'ye yönelik saldırılarında hâlâ asker kaybediyoruz.
26'dan fazla gözaltı merkezimiz ve toplamda 10 bine kadar erkek IŞİD mahkumunun tutulduğu üç ana hapishanemiz var. Ana hapishaneler burada, Haseke'de... Her birinde 3 bin veya 4 bin mahkum var. Rakka'daki diğer hapishanelerde ise 1500 mahkum ve Kamışlı'da 1000 mahkum var. Bunlar son derece tehlikeli savaşçılar.
'Trump Suriye'yi yeniden harika yapmak istiyor'
ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'yi "yeniden harika yapmak istediğini" öne süren Abdi, "Bunu yaparken SDG'yi desteklemeli. SDG, IŞİD'e karşı küresel koalisyona ve Suriye'nin yeni hükümetine dahil edilmeli" dedi. Abdi, Suriye'deki gücün merkezden uzaklaştırılması konusunda ABD'nin yardımına büyük bir ihtiyaç duyulduğunu savundu.
Abdi, HTŞ yönetimi ile SDG arasında askeri ve sivil yapıları yeni devlete entegre etmeyi ve kapsamlı ateşkesi sağlamayı amaçlayan anlaşmaya atıfta bulunarak, "Yerel olarak 10 Mart anlaşması olarak bilinen bir ön anlaşmamız var" dedi. Abdi, "ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD ordusu ve yerel güvenlik güçleriyle bir araya geldik. Suriye Savunma Bakanlığı, Suriye Ulusal Ordusu ve Suriye İçişleri Bakanlığı'na entegrasyonumuz hakkında konuştuk" diye açıkladı.
'ABD'nin Kuzeydoğu Suriye'de kalması gerekiyor'
Kuzeydoğu Suriye'de 70 bini savaşçı, 30 bini polis olmak üzere 100 bin kişilik bir güce sahip olduklarını söyleyen Abdi, sözlerine şöyle devam etti:
SDG'nin üç tümenini ve iki özel taburunu korumayı kabul ettik. Bunlardan biri sınır güvenliğine odaklanacak, diğeri ise kadın taburu olacak ve hepimiz Savunma Bakanlığı'nın bir parçası olacağız. Amerika Birleşik Devletleri artık ulusal orduyla iş birliği yaparken bütünlüğümüzü korumamızın bizim için önemli olduğunu anlıyor.
Abdi, "Şam'daki istikrarın sağlanması için ABD'nin Kuzeydoğu Suriye'de kalması gerekiyor" diye ekledi.
'ABD desteği koşulsuz olmamalı'
"ABD Kongresi'nin ABD ordusunu desteklemesi gerekiyor. Sezar yaptırımlarının daha geniş bir şekilde tartışılmasına ihtiyacımız var. Desteğin koşullu olması gerekiyor. ABD desteği koşulsuz olmamalı. Şu anda Ahmed Şara'ya herhangi bir koşul yok" dedi.
Abdi, "Ahmed Şara'yı HTŞ'ye liderlik ettiği dönemde tanıyoruz" diye devam etti. "Daha önce birlikte deneyimlerimiz oldu ve güçlerinin yapısını çok iyi biliyoruz.
Abdi, "Şu anda Şara, Batı'yı Suriye'ye yeni bir şans vermeye ikna etmeye çalışıyor, ancak sahada hala ciddi endişeler var. Lazkiye'de 2 bin Alevi öldürüldü. Süveyda'da 1000 Dürzi öldürüldü. Dürzi toplumuna karşı bu vahşetler işlenirken bile videolar dolaşıyordu ve mesaj şuydu: Sırada Kürtler var" diye konuştu.
SDG'nin Kürtler, laik Araplar, Hristiyanlar ve farklı etnik kökenlerden oluşan bir koalisyon olduğunu söyleyen Abdi, "Çeşitliliğimiz nedeniyle daha az iç sorun, daha az çatışma, daha az anlaşmazlık ve kuvvetlerimizde daha az mezhepçilik yaşıyoruz" dedi. "Kuvvetleri entegre etmekte büyük zorluklar var. Kadın taburunu nasıl entegre edebiliriz? Hiç kadın taburu yok ve kadın savaşçılarımızı ayıramayız" diye ekledi.
'Hizbullah Kürt davasına zarar veriyordu'
Abdi, Qanta Ahmed'in İran ve Türkiye'nin bölgeye etkisine dair sorusuna şu yanıtı verdi:
"2013-2014 yılları arasında Hizbullah, Kuzeydoğu Suriye'de ciddi bir savaş gücüydü. Kürt davasına zarar veriyorlardı. İran artık zayıflamış olsa da, hâlâ vekil gruplarını yeniden inşa etmeye çalışıyor. SDG, Suriye'yi korumak için ABD ve diğer aktif güçlerle çalışmaya hazır. Bazı eski rejim subaylarının yurt dışında olduğunu ve muhtemelen vekalet grupları oluşturma girişimleri kapsamında kendileriyle temasa geçildiğini biliyoruz.
Abdi'nin soruya verdiği yanıtta Türkiye'ye değinmemesi dikkat çekti.
'Amerikalılar daha dengeli bir rol görmeli'
Abdi, Şara'nın geleceğine yönelik soruya ise "Güçlenecek mi yoksa zayıflayacak mı henüz bilmiyoruz. Bu ona bağlı. Eğer aklı başındaysa ve Suriye halkının ihtiyaçlarını karşılamak istiyorsa, başarılı olabilir. 2026 belirleyici bir yıl olacak" yanıtını verdi.
"Amerikalılar daha dengeli bir rol görmeli. SDG'nin alternatifi yok; Ahmed Şara'dan sadece vaatler değil, gerçek bir değişim görmemiz gerekiyor" dedi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.