Sayfa yolu
Savaşlar sürerken yeni rant sahası: Eskişehir’de Çin ve ABD kıskacında nadir elementler için 'acele' kamulaştırma
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 01.09.2026 , 15:49
Emperyalist merkezler arasındaki küresel teknoloji ile savaş sanayisi rekabeti, Türkiye’nin yeraltı kaynaklarını bir kez daha yağma ve rant zeminine dönüştürüyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’in maden tekelini kırmak için başlattığı hamleler ve uluslararası diplomasi trafiği sürerken, Eskişehir’in Beylikova ve Sivrihisar ilçelerindeki Nadir Toprak Elementleri (NTE) sahası için Cumhurbaşkanlığı kararıyla sessiz sedasız acele kamulaştırma adımı atıldı.
Halka "yerli ve milli teknoloji hamlesi" olarak sunulan proje, emperyalist bağımlılık ve sermayeye kaynak aktarımı ilişkilerini yeniden gündeme getirdi.
Karkın, Okçu ve Kızılcaören'de 249 hektarlık sahada kamulaştırma
Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre; Karkın, Okçu ve Kızılcaören mahallelerini kapsayan toplam 249 hektarlık alandaki 223 taşınmaz acele kamulaştırılacak. Kamulaştırma kararı yalnızca maden çıkarılmasını değil, endüstriyel üretim tesisleri, stok alanları, altyapı yatırımları ve maden atıklarının depolanacağı entegre tesislerin kurulmasını da kapsıyor.
Kamusal mülkiyetin ve yerel halkın yaşam alanlarının "acele" kılıfıyla gasp edildiği bu süreç, çıkarılacak cevherin kimin yararına ve hangi koşullarda işleneceği sorusunu beraberinde getiriyor.
Çin'e karşı Batı sermayesinin radarında: 694 milyon tonluk cevher potansiyeli
Beylikova maden sahası, 694 milyon tonluk cevher potansiyeliyle Çin’deki Bayan Obo sahasından sonra dünyanın en büyük ikinci rezerv alanı konumunda. Sahada yapılan sondajlarda, akıllı telefonlar ve elektrikli araçlar gibi sivil teknolojilerin yanı sıra radar sistemleri, füze teknolojileri ve savaş uçakları gibi savunma sanayisinin temel girdisi olan 17 farklı nadir toprak elementi tespit edildi.
Dünya genelinde bu elementlerin işlenmesinde Çin'in kurduğu üstünlük, ABD ve Batılı emperyalist blok için büyük bir bağımlılık tehdidi yaratıyor. Trump yönetiminin Çin kıskacından çıkmak için alternatif tedarikçilere yöneldiği bir dönemde, Eskişehir’deki rezerv doğrudan uluslararası sermaye odaklarının kapsama alanına giriyor.
Hammadde deposu mu, yeni bir yağma alanı mı?
Türkiye’deki maden rejimi çoğu zaman stratejik hammaddelerin emperyalist merkezlere ucuz hammadde olarak transfer edilmesi ve çevresel yıkımın Türkiye halkına bırakılması temelinde işliyor.
Nadir toprak elementlerinin yalnızca topraktan çıkarılması yetmiyor, bu elementleri ayrıştıracak yüksek karmaşıklıktaki teknolojinin ve kamusal işleme kapasitesinin kurulması gerekiyor. Aksi halde Beylikova’daki 694 milyon tonluk rezerv, Türkiye’yi teknolojik olarak bağımsız kılmak yerine, Batılı sermaye gruplarının ve yerli patronlarn iştahını kabartan yeni bir yağma alanı olmanın ötesine geçemeyecek.
Eskişehir’deki devasa atık depolama tesisleri ve işleme tesislerinin bölgedeki tarım alanlarına, su kaynaklarına getireceği yük ise "kamulaştırma" kararlarının arkasında gizleniyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.