Sayfa yolu
Şantiye değil ölüm kampı: Dört işçinin yaşamını yitirdiği konteynerler sabitlenmemiş, hortum uyarısı yok sayılmış
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Fotoğraflar: Anadolu Ajansı
Serkan Düz
Yayın Tarihi: 27.10.2026 , 18:41 Güncelleme Tarihi: 27.10.2026 , 18:44
Antalya'da meydana gelen hortumda dört işçi yaşamını yitirdi. En ağır sömürü ve hak gasplarının dayatıldığı inşaat sektöründe şantiye alanlarındaki barınma koşulları ve işçi sağlığı ile güvenliği tedbirlerinin yetersizliği bir kez daha açığa çıktı.
Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'nde bulunan bir inşaat alanında meydana gelen hortum felaketinde, işçilerin barındığı iki konteyner parçalandı. Olay sırasında konteynerlerde bulunan 5 işçi çevreye savrulurken 2 işçinin olay yerinde, 2 işçininse kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybettiği belirlendi. Hafif yaralanan beşinci işçinin ise sağlık durumunun iyi olduğu ve tedavisinin ardından taburcu edildiği aktarıldı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün sarı kodlu sağanak uyarısında bulunduğu kentte ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Bölgede incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, yaşanan olayı "çok enteresan bir doğa olayı" olarak tanımlayarak, şehrin başka hiçbir yerinden fırtına ihbarı gelmediğini, civar binalarda hasar olmadığını ancak sadece bu alandaki iki konteynerin hortumla paramparça edildiğini açıkladı.
‘Enteresan doğa olayı’ diyen Valiye soru: Konteynerler sabitlenmiş miydi?
soL’un ulaştığı şantiyede çalışan işçiler konteyner alanıyla işçilerin cansız bedenlerinin bulunduğu yer arasında yaklaşık 100 metrelik mesafe bulunduğunu bildirdiler.
Yan konteynerde kalan işçiler olay sırasında maç izlediklerini ve komşu konteynerlerin sürüklendiğini ilk anda fark etmediklerini dile getirdiler.
Hortumun şiddetiyle şantiyedeki bir kule vinç devrilirken çevredeki binaların ve bir okulun çatısının da zarar gördüğü tespit edildi. Vali Şahin’se, şantiye sahasındaki can kayıpları ve yaralanmaların devrilen vinç nedeniyle gerçekleşmediğini vurguladı.

Güvenli bir şantiye kurulumunda konteynerlerin fırtına, rüzgar ve deprem gibi risklere karşı köşelerinden yere sabitlenmesi, beton platformlara bağlanması veya üst üste yan yana iseler birbirine kilitlenmesi gerekiyor.
Polis ve AFAD ekipleri Mevlüt Çetin İnşaat'a ait şantiye alanındaki incelemelerini sürdürse de konteynerlerin yerleştirildiği zeminde hava koşulları gözetilmeyip gerekli önlemlerin alınmadığı görüldü. Ancak bu konuda bir açıklama yapılmadı.
‘Şantiyelerde kullanılan konteynerler gelişigüzel yerleştirilemez’
İşçi sağlığı ve güvenliği uzmanı Elif Doğan Çiftçi soL’a yaptığı değerlendirmede hortum uyarılarının önceden yapıldığını hatırlatırken buna karşın neden önlem alınmadığının sorgulanması gerektiğini şu sözlerle vurguladı:
“Antalya’da dört işçinin yaşamını yitirdiği olayın yalnızca bir hortum felaketi olarak değerlendirilmesi doğru değil. Hortum bir doğa olayıdır ancak işçilerin bu tür risklere karşı korunması işverenin yasal sorumluluğudur.
Üstelik Meteoroloji Genel Müdürlüğü, olaydan yaklaşık 33 saat önce yayımladığı uyarıda Antalya için hortum riskini açıkça belirtmiş, olay günü saat 13.35’te bu uyarıyı tekrarlamıştır. Yani ortada önceden öngörülmüş bir tehlike bulunmaktadır.
Burada öncelikle işçilerin barındığı konteynerlerin hangi güvenlik koşullarında kurulduğunu sorgulamak gerekiyor. Şantiyelerde kullanılan konteynerler gelişigüzel yerleştirilemez. Zemin koşulları değerlendirilmeli, uygun temel üzerine kurulmalı, rüzgarın kaldırma ve devrilme etkilerine karşı mühendislik hesabı yapılmış ankraj sistemleriyle sabitlenmelidir. Konteynerlerin yalnızca zemine sabitlenmesi de yeterli değildir. Taşıyıcı sistemlerinin, çatı ve duvar bağlantılarının rüzgâr yüklerine karşı dayanımı doğrulanmalıdır. Ayrıca konteynerler, vinçlerin devrilme ve malzemelerin savrulma tehlikesi bulunan alanlardan uzak konumlandırılmalıdır.”

‘İşçilerin güvenli barınma hakkı, işverenlerin maliyet hesabına bırakılamaz’
Elif Doğan Çiftçi, alınmayan önlemlerin ve işçilerin güvenli bir şekilde tahliyesinin neden sağlanamadığının teknik incelemeyle ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti:
"Ancak şunu da vurgulamak gerekiyor, her konteyner hortum gibi şiddetli hava olaylarına dayanabilecek bir yapı değildir. Bu nedenle meteorolojik uyarılar doğrultusunda işçilerin önceden belirlenmiş güvenli yapılara tahliye edilmesini sağlayacak bir acil durum planı bulunmalıdır. Bu plan gece saatlerinde de uygulanabilir olmalıdır.
Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği, işçilerin barınma alanlarının dış etkilere karşı yeterli koruma sağlayacak nitelikte olmasını zorunlu kılıyor. Şimdi sorulması gereken sorular çok açık: Konteynerler zemine sabitlenmiş miydi? Rüzgâr dayanımları hesaplanmış mıydı? Meteorolojinin uyarıları sonrasında hangi tedbirler alınmıştı? İşçilerin güvenli bir alana tahliyesi neden sağlanamadı?
Bu soruların yanıtları teknik incelemeyle ortaya çıkarılmalıdır. Doğa olaylarını engelleyemeyiz ama öngörülebilir tehlikelere karşı önlem almak zorundayız. İşçilerin güvenli barınma hakkı, işverenlerin maliyet hesabına bırakılamaz."
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.