Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Şam-Rojava restleşmesi sertleşiyor: Rakka, Haseke ve Süveyda’da sandık kurulmayacak

Şam ve Rojava arasındaki görüşmelerin çıkmaza girmesinin ardından HTŞ yönetimi, SDG ve Dürzi güçlerinin kontrol ettiği bölgelerde düzenleyeceği seçimi "erteledi".

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 23.08.2025 , 22:41 Güncelleme Tarihi: 23.08.2025 , 23:52

Suriye’de cihatçı HTŞ yönetiminin Eylül ayında yapmayı planladığı parlamento seçimleri, "güvenlik" gerekçesiyle Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki Rakka ve Haseke ile Dürzi güçlerinin kontrolündeki Süveyda'da ertelendi. 

Suriye Yüksek Seçim Komisyonu Sözcüsü Nevvar Necme, devlet televizyonu El-İhbariye’ye yaptığı açıklamada söz konusu üç vilayette “adil ve şeffaf seçimlerin yürütülmesini engelleyen güvenlik koşulları” bulunduğunu belirtti. Necme, milletvekili kontenjanlarının korunacağını ve “uygun koşullar sağlandığında” seçimlerin yapılacağını söyledi.

'Şam, Özerk Yönetim’in tüm kurumlarını ortadan kaldırmak istiyor'

Erteleme kararı, Şam yönetimi ile Rojava yönetimi arasında yürütülen görüşmelerin çıkmaza girdiği bir dönemde alındı. 

Taraflar 10 Mart’ta Şam’da imzalanan mutabakatta HTŞ ile SDG güçlerinin bütünleşmesi için ortaklaşmıştı. Ancak gelinen noktada Şam yönetiminin, Rojava'dan tüm sivil, güvenlik ve askeri kurumlarını feshetmesini istediği dile getiriliyor.

Müzakere heyetinde yer alan Süryani Birlik Partisi Başkanı Senherib Bersum, Rudaw'a yaptığı açıklamada “Şam, Özerk Yönetim’in tüm kurumlarını ortadan kaldırmak istiyor. Bizim için birleşme, kurumların tamamen lağvedilmesi değil, mevcut kurumların Şam’daki benzer yapılarla ilişkilendirilmesi demektir” dedi.

Bersum, özyönetim modelinden geri dönülemeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi: “Merkeziyetçi sisteme dönmemiz mümkün değil. Biz halklarımızın kendi bölgelerinde özgürce temsilcilerini seçip yönetimlerini belirleyebilecekleri bir modeli savunuyoruz. Şam’dan atamalarla ve dayatmalarla yönetilmek istemiyoruz.”

Ne olmuştu?

ABD himayesinde HTŞ ve SDG arasında 10 Mart'ta imzalanan ikili anlaşma, gerilimlerin ve çatışmaların gölgesinde kaldı.

Rojava bölgesindeki sivil ve askeri kurumların, sınır kapıları, havaalanları ve enerji kaynaklarının devlet yönetimine dahil edilmesi üzerine anlaşılmış, yürütme kurullarının anlaşmanın yıl sonuna kadar hayata geçirilmesi için çalışacağı belirtilmişti.

Varılan mutabakatın uygulanmasına yönelik toplantılar geçtiğimiz aylarda başlarken, HTŞ yönetimi ile SDG arasında da çatışmalar yaşanmıştı. SDG, HTŞ hükümeti destekli grupların 22'den fazla saldırı düzenlediğini iddia etti.

SDG'nin iddiasından bir gün sonra yani 8 Ağustos’ta Haseke'de düzenlenen bir konferansta "çoğulculuğa ve eşit vatandaşlığa dayalı demokratik yönetim" talebinde bulunuldu. Yayımlanan bildiride, SDG’nin “yeni bir ulusal ordunun çekirdeği” olması gerektiği belirtildi.

Konferansın ardından HTŞ, Paris’te yapılması planlanan görüşmelere katılmayacağını bildirdi. SDG ise HTŞ'ye bağlı grupları ateşkesi ihlal etmekle suçladığı açıklamasında, gerilimin devam etmesi halinde meşru müdafaa hakkını kullanacağını duyurdu.

Daha sonra Deyrizor'da çıkan çatışmalarda 4 SDG’li Arap aşiret güçlerince kaçırıldı.

SDG-HTŞ gerilimi artıyor, AKP avcunu ovuşturuyor: 'Ortadoğu Osmanlı'yı çağırıyor'
1

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.