Sayfa yolu
Sahte iş ilanının ardındaki dijital kölelik: İş arayanlar dolandırıcılığa zorlanıyor
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 29.07.2026 , 14:09
Sosyal medyada karşılarına çıkan bir iş ilanı, yüksek maaşlı bir çağrı merkezi ya da teknoloji şirketi pozisyonu vaat ediyor. İşe kabul edilenlerden başka bir ülkeye gitmeleri isteniyor. Ancak vardıkları yerde pasaportlarına el konuluyor, kapalı yerleşkelere götürülüyor ve internet üzerinden dolandırıcılık yapmaya zorlanıyorlar.
Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Güneydoğu Asya’daki çevrimiçi dolandırıcılık merkezlerine yönelik insan ticaretinin hızla büyüdüğü uyarısında bulundu. IOM Genel Direktörü Amy Pope, 80’den fazla ülkeden insanların bu merkezlere götürüldüğünü açıkladı.
Örgüte göre Myanmar, Kamboçya ve Laos’taki büyük dolandırıcılık merkezlerinde çalışanların sayısı 300 bine kadar çıkıyor. Bu kişilerin önemli bir bölümü, kazançlı iş sözleşmeleri vaat eden sahte ilanlar aracılığıyla kandırılıyor. IOM, insan ticaretine maruz bırakılarak söz konusu merkezlere götürülenlerin sayısını on binlerle ifade ediyor.
Üniversite mezunları ve yabancı dil bilenler hedefte
İnsan ticareti ağlarının hedefinde yalnızca yoksul ve eğitimsiz kesimler bulunmuyor. Tam tersine, örgütler dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanmak üzere iyi derecede İngilizce konuşan, üniversite eğitimi almış ve bilgisayar kullanabilen kişileri özellikle seçiyor.
IOM Genel Direktörü Pope, işe alınanlar arasında lisansüstü eğitim görmüş kişilerin de bulunduğunu belirterek ağların eğitimli işsizliği kendi ihtiyaçları doğrultusunda kullandığına dikkat çekti. Sahte ilanlar çoğunlukla sosyal medya üzerinden yayılarak başka ülkelerde yüksek maaşlı işler vaat ediyor.
Mağdurlar gittikleri ülkede çoğu zaman sınır bölgelerindeki, güvenlik güçlerinin denetiminin zayıf olduğu kapalı yerleşkelere götürülüyor. Kimlik ve seyahat belgelerine el konuluyor; ulaşım, konaklama ya da işe yerleştirme için sözde borçlandırılıyorlar.
Bu borç, insanların merkezlerden ayrılmasını engelleyen bir esaret aracına dönüşüyor.
Şiddet altında suç işlemeye zorlanıyorlar
Merkezlerde tutulan kişilerden kripto para ve yatırım dolandırıcılıkları yürütmeleri, sahte internet mağazaları kurmaları ya da sosyal medya üzerinden kurdukları “romantik ilişkilerle” hedeflerindeki insanların parasını almaları isteniyor.
Belirlenen kotaları dolduramayanlar dövülme, aç bırakılma, hücre hapsi ve cinsel şiddetle karşı karşıya kalabiliyor. IOM’a göre mağdurlar fiziksel şiddetin yanı sıra borç, damgalanma ve uzun süreli psikolojik travmayla da mücadele ediyor.
Pope, bu merkezlerde tutulan kişilerin dolandırıcılık faaliyetlerine kendi iradeleriyle katılan suçlular olarak değil, şiddet, tehdit ve baskı altında suç işlemeye zorlanan insan ticareti mağdurları olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.
Ancak merkezlerden kaçmayı başaran ya da polis operasyonları sırasında kurtarılan bazı mağdurlar, zorla işletilen dolandırıcılık sistemindeki rolleri nedeniyle bu kez soruşturma ve hapis tehdidiyle karşılaşıyor. Böylece insan ticaretine maruz kalan kişiler, onları koruması gereken makamlar tarafından da “suçlu” muamelesi görebiliyor.
IOM yalnızca 3 bin 500 kişiye ulaşabildi
IOM, 2022-2025 yılları arasında “zorla suç işletme” mağduru 3 bin 500’den fazla kişiye destek verdiğini açıkladı. Yardım edilenler yaklaşık 40 ülkeden gelirken Endonezya, Hindistan, Sri Lanka, Etiyopya, Kenya ve Bangladeş yurttaşları en fazla etkilenen gruplar arasında yer aldı.
Bununla birlikte bu sayı, sistemin gerçek büyüklüğünün yalnızca küçük bir bölümünü gösteriyor. Uzak sınır bölgelerinde faaliyet gösteren, devlet denetiminin sınırlı olduğu ve özel güvenlik güçleri tarafından korunan çok sayıda merkeze ulaşılamıyor.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin hesaplamalarına göre yalnızca Doğu Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda’da çevrimiçi dolandırıcılık nedeniyle geçen yıl oluşan maddi kayıp 114 milyar dolara kadar çıktı.
Ortaya çıkan tablo yalnızca internet dolandırıcılığının büyümesini değil, işsizlik ve güvencesizliğin uluslararası insan ticareti ağları tarafından nasıl kullanıldığını da gösteriyor. Üniversite mezunu ve yabancı dil bilen gençler, yasal bir iş ve daha iyi bir yaşam umuduyla çıktıkları yolculukta kapalı merkezlere hapsediliyor; dijital teknolojiler ise bu kez emeğin sömürülmesinin ve zorla suç işletmenin aracı haline geliyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.