Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sağlıklı beslenmek hayal oldu: 'Hileli gıdada en büyük darbe yoksul kesimlere geliyor'

Sağlıklı gıdaya erişim giderek zor ve pahalı bir hale geldi. Ancak taklit ve tağşiş listesinde pahalı markalar da yer alıyor. Halk sağlığının öncelenmesi içinse denetimden fazlası gerekiyor.

Aslı İnanmışık

Yayın Tarihi: 16.10.2024 , 15:40 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:11

Tarım ve Orman Bakanlığı, geçtiğimiz haftalarda taklit-tağşiş* yapılan ve sağlığı tehlikeye düşürebilecek gıdalar listesini yayınladı.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı "güvenilir gıdanın takibi konusunda yeni bir sitem uygulamaya konulduğunu" iddia etti. "Bugüne kadar Bakanlığımız tarafından altı aşamalı bürokratik bir süreçle yönetiliyordu. Bunlar uzun süreçler aldığı için kamuoyu duyurularında uzun aralıklar meydana geliyordu. Herhangi bir yayınlama periyodu yoktu ve toplu şekilde yayınlanmaktaydı. Yeni sistemde kamuoyu duyuruları anlık olarak, elektronik ortamda tüketicilerimizle paylaşılacak" dedi.

Söz konusu liste "guvenilirgida.tarimorman.gov.tr" adresinde kamuoyuyla paylaşıldı. Bilgilendirmenin eksik ve yetersiz olduğu yorumları yapıldı.

Ancak bilgilendirme dışında denetim konusundaki eksiklikler, sorunlu gıdaların vatandaşlara dağılmadan önce engellenmemesi, sorunun yalnızca şirketler sorunluymuş gibi gösterilmesi asıl eleştirilen konu oldu.

'Bakanlık en son duyuruyu 2,5 yıl önce yapmıştı'

Kamuoyunda çok yankı bulan hileli gıda konusunu TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Yaşar Üzümcü'ye sorduk.

Sağlıklı gıdaya giderek erişimin azaldığı endişesinin yaygınlaştığını hatırlattığımız Üzümcü, yıllardır gıda üretiminde taklit ve tağşiş yapan firmaların duyurusunun sık aralıklarla yapılmasını talep ettiklerini söyledi.

"Bakanlık en son yaptığı duyuruyu 2,5 yıl aradan sonra yaptı. Bu açıklamada bundan sonra yapılacak duyuruların anlık olacağını söyledi ve böylece olumlu bir adım atmış oldular" diyen Üzümcü, firmalar açıklandığında ciddi bir kamuoyu tepkisi oluştuğuna işaret etti.

Üzümcü, "Taklit ve tağşiş gıdada en büyük darbe, yoksul kesimlere geliyor" diye konuştu.

Baharatlar ve zeytinyağı ilk sırada

Yaşar Üzümcü, son açıklanan listede aşağı yukarı her ürün grubundan ürünlerin listede yer aldığını belirtti. Listede ağırlıklı yer alan ürünlerse şöyle:

  • Özellikle baharatlar, zeytinyağı, süt ürünleri, bal ile et ürünlerinde tağşişin yüksek olduğu,
  • Alkolsüz içecekler, çikolata ürünleri gruplarında ve bitki çayları başlığında ilaç etken maddesi kullanımı, 
  • Alkollü içeceklerde ürüne dışarıdan alkol katıldığı tespit edilmiştir.

Kamuoyunda en çok Köfteci Yusuf'un etleri tartışıldı. Listede yayın olarak bulunanların başındaysa zeytinyağı geliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı yayınladığı listede zeytinyağlarında gıdada kullanımına izin verilmeyen boyalar bulunduğunu duyurdu. Ayrıca tohum yağı karıştırıldığı tespit edildi.

'Tarım ilacı kalıntısı, mikotoksinler ve ağır metaller de risk oluşturuyor'

Gıda Mühendisleri Odası Başkanı, gıda ürünlerindeki riskin sadece taklit ve tağşiş olmadığına da işaret etti:

"Gıda ürünlerinde risk olan sadece taklit ve tağşiş değildir. Tarım ilaçlarının bilinçsizce kullanılması sonucunda tükettiğimiz gıdalarda tarım ilacı kalıntıları, ayrıca mikotoksinler, ağır metallerde risk oluşturmaktadır. Bunların tespiti için de gıda mevzuatına göre analizleri yapılmalı sınır değerleri aşan gıdalar ifşa listelerinde yer almalıdır."

'Kanunlar halk sağlığını önceleyecek şekilde yeniden kurgulanmalı'

Gıda işletmesi açmanın çok basit hale geldiğini söyleyen Yaşar Üzümcü, şunları söyledi:

"2010 yılında çıkarılan 5996 Sayılı kanun ile işletmelerin ürettiği ürünlere dair yaşanabilecek tüm olumsuzlukların sorumluluğu gıda işverenine verilmiştir. Daha öncesinde bakanlığın denetimlerinden uygunluk alınmasından sonra işletmeler üretime başlarken, şimdi birçok üretim başlığında işverenin beyanına dayalı izin süreçleri getirildi. Bu ve benzeri uygulamalar özellikle kötü niyetli insanların önünü açtı. Gıda işletmesi açmak çok basit hale geldi. Kanunların burada halk sağlığını önceleyecek şekilde yeniden kurgulanması gerekmektedir.

Sadece sermayenin yolunu açmak ve işini kolaylaştırmak için yapılan düzenlemeler tüm toplumun gıda güvenliğini riske atmaktadır. Yine daha öncesinde olan küçük işletmelerde teknik eleman çalıştırılması zorunluluğu kaldırılmış ve küçük işletmeler tamamen kontrolsüz üretim yapmaya başlamıştır."

'Etkin ve yeterli sayıda denetim yapılmalı'

"Halk sağlığını riske atan gıdaların üretilmesinin engellenmesi önemli. Asıl hedef ve amacın bu olması lazım" diyen Yaşar Üzümcü, bunun için de en öncelikli olanın etkin ve yeterli sayıda denetim olduğunu belirtti.

Üzümcü, etkin bir denetim için gıda bilimi konusunda eğitim almış teknik personel sayısının arttırılması gerektiğinin altını çizdi:

"Yine işletmelerin üretime başlamadan önce altyapısının uygunluğu bakanlıkça kontrol edilmelidir. Büyük işletmelerde bulundurulması zorunlu olan teknik personelin küçük işletmelerde de zorunlu hale getirilmesi sağlanmalıdır. Bu ifşa listeleri bize gösteriyor ki, küçük işletmelerde taklit ve tağşişin yapma oranı daha yüksek. Diğer aşamada ise gıda mühendisi, gıda konusunda eğitim almış meslek mensupları, işyerinin kapasitesine uygun yeterli sayıda çalıştırılmalı. Eğer bir gıda işletmesi üç vardiya çalışıyorsa, her vardiya en az bir mühendis kontrolünde olmalı. Ancak, şu anki mevzuata göre bir tane sorumlu mühendis yetiyor."

Taklit ve hileli gıda listelerinin artık anlık paylaşılıp güncelleneceği duyuruldu. Öte yandan liste açıklayan ve "Asıl cezayı vatandaş kesecek" diyen Tarım ve Orman Bakanlığı sorumluluğu üzerinden atmaya çalışıyor. Uzmanlar etkin ve yeterli denetimin önemine işaret ediyor.

'Bağımsız Gıda güvenliği otoritesi oluşturulmalı'

Tüketicilerin güveneceği kurum ve kuruluşlar oluşturulmasının da önemli bir adım olduğunu söyleyen Üzümcü, "Bilimsel yaklaşımlara ve toplum yararına göre karar verecek bağımsız özgür ve özerk kuruma ihtiyaç var" dedi.

Bağımsız Gıda güvenliği otoritesinin oluşturulması gerektiğini kaydeden ve "Risk esaslı değerlendirmeler yapılmalı" diyen oda başkanı, "Türkiye’de bu işi yapanlar bakanlığın alt birimi olarak çalışıyor. Burada meslek odalarının da yer alacağı otorite oluşturulması önemli olacaktır. O zaman gıda güvenliği sorunun çözülmesinde önemli bir adım atılmış olacaktır" ifadelerini kullandı.

*Tağşiş esasen değerli madenlerin içerisine daha değersiz olanlarına katılarak gerçek değerinin düşürülmesi işlemi. Böylece üzerinde yazılı olan değer aynı kalsa da gerçek değeri düşer. Gıdalarda tağşiş, gıda maddelerinin mevzuata veya izin verilen özelliklerine aykırı olarak üretilmesi halini ifade eder. Tağşişle bir ürünün doğal içeriğine yabancı veya ucuz bir madde ekleyerek ve içeriğindeki değerli bir bileşenin bir kısmını veya tamamını değiştirerek haksız kazanç sağlanır.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.