Breadcrumb
Roboski Katliamı'nın 12. yılı: Erdoğan'ın bu sözlerini hatırlıyor musunuz?
soL - Arşiv
Yayın Tarihi: 28.12.2023 , 11:52 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
28 Aralık 2011 tarihinde, Şırnak’ın Uludere ilçesinde bulunan Roboski yakınlarında, çoğunluğu çocuk olan 34 yurttaş, TSK'ye ait savaş uçakları tarafından bombalanarak öldürüldü.
Gruptan yalnızca 4 kişi hayatta kalabilmişti. 34 kişiden 19’u daha reşit bile değildi. Okul sıralarında olmaları gereken yaşlarda düzen onları -20 derecede kar altında kaçakçılık yapmaya itmişti.
Olay yerine gidip inceleme yapan insan hakları kuruluşları tarafından hazırlanan raporlarda, "Kürt köylülerine etnik ayrımcılık gözeterek gözdağı vermeyi amaçlayan bir katliam olduğu sonucuna varıldığı" tespitleri yer aldı. Olayda sağ kurtulan Hacı Encü, Servet Encü, Davut Encü ile kardeşlerini yitiren Muzaffer Encü'nün beyanlarında, olay akşamı askerlerin yollarını kesip sınırda beklettikleri ardından bomba yağdırıldığı, orada PKK'li kimsenin olmadığı, olaydan sonra hiçbir askeri yetkilinin gelmemesiyle çoğu yaralının donarak öldüğü ve cesetlerin paramparça olduğu söyleniyordu.
'Sınırda bekletilip toplandıktan sonra bombaladılar'
Köy muhtarı Haşim Encü kaçakçılığın atalardan beri gelen sınır ticareti olduğunu, normalde her kaçak grubun geçişinde askerin arayıp teyit ettirdiğini ancak olay akşamı kimsenin aranmadığını, grupların sınırda bekletilip toplandıktan sonra bombalamanın olduğunu ve bu saldırının Genelkurmay Başkanından, bölgede görevli komutanlardan habersiz olabilecek bir saldırı olmadığını anlattı.
Genelkurmay Başkanlığı'nın olaya ilişkin açıklamasında ise "Terörist grupların bölgede bir araya geldikleri ve sınır hattındaki karakol ve üs bölgelerimize yönelik saldırı hazırlığı içinde oldukları anlaşılmış ve ilgili birlikler ikaz edilmiştir" denilerek yapılan katliam karartılıyordu. Bölgenin daha önce çatışmaların gerçekleştiği yer olmadığı da bilinen bir gerçekti.
Ortasu köyünde yaşayan İrfan Enç de, "Yıllardır burada kaçakçılık yapılıyor. 2003'ten beri alenen yapılıyordu. Asker, polis, herkes biliyor. Ankara’dakiler bile biliyor. Tek geçim kaynağı bu. En son geçen ay karakol komutanı köylüleri topladı. Karakol komutanı bize 'silah ve uyuşturucu getirmeyin, onun dışında size karışmayız' dedi. Zaten askerler rüşvetini alıyor. Katliamda ölenlerin çoğu 15 -16 yaşındaki gençler… 2003’ten önce kaçakçılık yapılması yasaklanmıştı. Ancak bu tarihten sonra artık serbest bırakılmıştı, alenen yapılıyordu. Askerler 'gidip gelebilirsiniz' diyordu. Zaten her giden grubun içinde askerlere bilgi verenler var" diye konuşmuştu.
Mahkeme de olayın üstünü örttü
Katliamın ardından çoğu AKP’li üyelerden oluşan TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun hazırladığı raporda, "Kasıt yok. Sivil idare ile askeri yetkililer arasında koordinasyonsuzluk var" denildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma kapsamında Haziran 2013’te görevsizlik kararı vererek, dosyayı Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı'na gönderdi. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı da, 7 Ocak 2013’te "Gerek şüphelilerin gerekse olayda görev yapan diğer TSK personelinin, TBMM ve Bakanlar Kurulu kararları çerçevesinde kanun emrini icra kapsamında kendilerine verilen görevin gereklerini yerine getirdikleri, görev gereklerini yerine getirirken kaçınılmaz hataya düştükleri, dolayısıyla eylemleri hakkında kamu davası açılmasını gerektiren sebep bulunmadığı anlaşıldı" diyerek takipsizlik kararına işaret etti.
Takipsizlik kararına ailelerin itirazı da 20 Haziran 2014 tarihinde reddedildi. Aileler, "Ölenler arasında PKK mensupları vardı" diyen Genelkurmay Başkanı Necdet Özel hakkında suç duyurusunda bulundu. 1108 avukat Anayasa Mahkemesine (AYM) başvurdu. İç hukuk yollarının tükenmesi üzerine yaşamını yitiren 34 kişinin yakını olan 281 kişi adına Ağustos 2016'da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bireysel başvuru yapıldı. AİHM, Roboski için yapılan başvuruyu "2 gün gecikti" diyerek reddetti.
'Varsa yoksa Uludere, milletin huzurunu kaçırmayın'
Yoksul Kürt emekçilerine yapılan katliam medya ve AKP tarafından örtbas edilmiş oldu. Asıl suçlular cezalandırılmak yerine ödüllendirildi.
Katliamın üzerinden geçen yıllar boyunca sorumluların yargılanması için mücadele eden Roboskili ailelerin talepleri, katliamın ardından "Varsa yoksa Uludere, milletin huzurunu kaçırmayın” diyen Erdoğan ve AKP'liler tarafından ısrarla görmezden gelindi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
