Breadcrumb
Roboski: Ekmek parası için yola çıkmışlardı
Yayın Tarihi: 28.12.2022 , 07:03 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Şırnak'ın Uludere İlçesi'ne bağlı Ortasu, Kürtçe adıyla Roboski köyünde sınır ticareti yaparak geçimini sağlayan köylülere yapılan hava saldırısı neticesinde 34 kişi yaşamını yitirmişti.
Dönemin iktidar yanlısı gazeteleri "Kaçakçılar vuruldu" diye haberi manşetlerine taşırken, iktidar temsilcileri ise bu operasyonu kaçakçılıkla mücadele bir dönüm noktası olarak tarif ediyordu. Akıllarda kalan bir diğer örnek de Zaman gazetesiydi. Gülen cemaatinin gazetesi Zaman, AKP ile yan yana olduğu günlerde haberi "Irak sınırında F-16'lar kaçakçıları vurdu: 35 ölü" başlığıyla duyurmuştu. AKP ile olan kavgasından sonra yaptığı haberde ise "Uludere katliamı 3. yılına giriyor" üstbaşlığıyla "Uludere, 726 gündür adalet bekliyor" demişti.
Zaman yalnız değildi, AKP medyası da önce "teröristler" dedi, sonra "kaçakçılar", sonra "Ergenekon" ve sonra "FETÖ"

Aradan geçen 11 yılın ardından hafızalarda iki şey kaldı. İlki sınır ticareti yapmak zorunda kalan köylülerin ekmek parası için ölümü göze almak zorunda kalışları, diğeri de yaşanan katliamın ardından kimsenin hesap vermemiş olması. Bu nedenle Roboskili ailelerin acıları hala taze.
'Ekmek parası için gittiler, bir daha dönmediler'
Roboskili aileler için birçok belgesel yapıldı, röportaj ve makaleler yazıldı. Bugünlerde katliamın yıldönümü vesilesi ile bazı belgeseller yeniden hatırlanıyor. Her birinde de aynı tema ve aynı mesaj var. Roboskili yoksul ailelerin çocukları, fertleri ekmek parası için gittiler sınıra. Ama dönemediler bir daha. Sınır 34 kişiye mezar olmuştu.
Katliamın yaşandığı günlerde gündeme gelen söylemlerde aslında ailelerin çok varlıklı olduğu, sınır ticaretiyle zenginliklerine zenginlik kattığı, hatta böylesi ölümleri göze aldıkları ve hatta ölümü dahi hak ettiklerine dair ifadeler yer alıyordu. Aradan geçen yıllar hayatımıza Şırnak'ın Uludere İlçesi'ne bağlı Ortasu köyünü, yani Roboski'yi kattı. Ve artık herkes tarafından da biliniyor. Ekmek parası için, sınır ticareti yapmaktan başka bir şansı olmayan, hatta yıllardır bu ticaret sayesinde hayatta kalmayı başaran ailelerdi her biri. Hayatta kalma şansı buldukları bu geçim ekonomisi yine onların hayatlarına mâl olmuştu.
Evet bahse konu olan sınır ticareti ile servetlerine servet katan örnekler yok muydu? Elbette var. Ama bu örnekler Roboski'nin değil, büyük şirketleri ve nakliye filoları ile iktidarın da gücünü arkalarına alarak vergiden borç sildirenlerin, peşin ihalelere iş yetiştirenlerin örnekleriydi. Roboskili aileler ise hep aynı şeyi söylüyordu. Yaz aylarını tarım ve hayvancılıkla geçirenlerin daha çok kış aylarında iş bulamadıkları için mecbur kaldıkları bir geçim ekonomisiydi bu. Hatta sınırlar birçok aile için yoktu bile. Sınırın karşı tarafında akrabaları olan, kardeşleri olan hatta sınır çekildikten sonra tarlaları karşıda kalan aileler vardı. Yıllardır da devam ediyordu bu ticari faaliyetler.
Katliamda evladını kaybeden ailelerden bir baba o dönem verdiği röportajda "Sınıra gidilen her seferde 200 lira kalıyordu elimize. Yaklaşık 10 kişilik bir aileyiz. Bu ticaret için haftada bir gidilip gelinse ne kadar para geçecek elimize? Bu paralarla evler arabalar alınamazdı zaten. Ekmek parası için, aç kalmamak için gidiyorduk" diyor ve ekliyor bir diğer yaşamını kaybeden gencin kardeşi "Abim döndüğünde soğuktan ayakları şişer, ayakkabılarını çıkaramazdık"
Roboskili aileleri, aç kalmamak için sınır ticareti yapmaya mecbur bırakan bu para düzeniydi esas suçlu ve bunun üzerine gidilmeden de hiçbir şeyin hesabı sorulmamış olacaktı. Aradan geçen yıllar ise bunu ispatlamış oldu.
Acılı aileler Erdoğan ile barış sofrasına ikna edilmişti
2013 yılı Temmuz ayına gelindiğinde Şırnak'taki havalimanı açılışına giden dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Roboskili ailelerin bazılarıyla iftar sofrasında bir araya gelmişti. Normalde bu ailelerin böyle bir talebi yoktu ancak dönemin Kürt açılımı veya Barış Süreci gibi isimlendirmeler ile devam eden ikliminde Erdoğan sürekli ailelere iyi görünmeye gayret ediyordu.
Roboskili aileler ile yapılacak buluşmaya katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri ikna olmayınca BDP devreye girmiş ve aileleri ikna etmişti. Roboskili aileler ile yapılan görüşmeler hiçbir sonuç vermemiş, katliamın sorumluları yargılanmamış ve kimse adelet önünde hesap vermemişti.
Aradan geçen yıllardan sonra 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde tutuklanan bazı Hava Komutanları için Roboski'nin sorumlusu imaları yapılmış ve olayın üzeri örtülmüştü. Şimdilerde ise katliam döneminde iktidarın ortağı olan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan ile birikte Roboskili aileler ile helalleşeceğini söyleyen bir muhalefetle karşı karşıyayız. Ancak aileler helallik değil adalet bekliyor.
Katliamın yıl dönümünde Ferhat Encü'ye yapılan saldırı: Tesadüf değil
Geçtiğimiz günlerde HDP İstanbul İl Eş Başkanı ve Roboski katliamında kardeşini ve akrabalarını kaybeden Ferhat Encü'ye kameraların önünde bir polis tokat atmış ve bu olay tepkilere neden olmuştu. Konuya ilişkin kamuoyuna ve gazetecilere konuşan Ferhat Encü kendisine tokat atan memurun kendisini tanıdığını, daha önceleri yine kendisini hedef aldığını ifade etmişti. Katliamın yıl dönümünde maruz kaldığı saldırıyı tesadüf olarak görmeyen Encü yaşanan olayın katliamın yıl dönümüne denk gelen günlerde yapılmasının kasıtlı olduğunu dile getirdi.
Aradan geçen 11 yılın ardından hala tek bir kişinin bile yargılanmadığını hatırlatan Ferhat Encü adalet duygususun yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirtirken "Bu katliamın üzerini örtmek için istisnasız her ay, her hafta devlet bütün kurumlarıyla bizzat İçişleri Bakanı’nın talimatıyla aileler üzerinde baskı oluşturuyor, susmaları yönünde baskı kuruyor" ifadelerine yer verdi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
