Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Refah ülkesi'nde barınma krizi derinleşiyor: İsviçre'de soğuk hava, yüksek kiralar ve göç tartışması

Dünyanın en zengin ve en refah ülkeleri arasında gösterilen İsviçre’de yaşanan tablo, sosyal devlet anlayışı ve konut politikalarını yeniden tartışmaya açtı. Sosyal konut eksikliği, artan yaşam maliyetleri ve gelir adaletsizliği, barınma krizinin yapısal boyutlarını gözler önüne seriyor.

Ali Üregen

Yayın Tarihi: 30.12.2025 , 15:49 Güncelleme Tarihi: 30.12.2025 , 17:56

Cenevre’de acil barınma önlemleri artırılırken, sokakta yaşayanların profili siyasetin merkezine oturdu.

İsviçre’nin Fransızca konuşulan bölgesinde yayın yapan Radio Lac’in haberine göre, Cenevre Belediyesi Pazartesi gününden itibaren hava sıcaklıklarında ciddi bir düşüş beklendiğini duyurarak acil barınma önlemlerini genişletti. Belediye, özellikle sokaklarda, tren garlarında ve kamusal alanlarda geceyi geçirmek zorunda kalan, fiilen konaklayacak yeri bulunmayan kişiler için ek barınma imkânlarının devreye alındığını açıkladı.

Bu kapsamda barınma sorunu yaşayan kişilerin 0800 22 22 10 numaralı ücretsiz hat üzerinden Acil Barınma Merkezi’ne yönlendirileceği bildirildi. Yetkililer, geçici barınma merkezlerinde konaklama süresinin en fazla üç günle sınırlı olacağını vurguladı.

Belediye açıklamasında, bu süre içinde İsviçre’de ailesi bulunan kişilerin aile yanına yönlendirileceği, ülkede yasal ikamet izni bulunmayanlar için ise göçmen merkezleri aracılığıyla sınır dışı sürecine yönelik yasal işlemlerin başlatılacağı ifade edildi.

Göç söylemi ile veriler arasındaki çelişki

Kararın ardından sosyal medyada ve siyasi çevrelerde sokakta yaşayanların “çoğunlukla göçmen” olduğu yönündeki iddialar yeniden gündeme getirildi. 

Bu çerçevede, İsviçre’nin göç politikalarının daha sert ve denetlenebilir hale getirilmesi çağrıları yapıldı. Ancak daha önce yayımlanan araştırmalar ve sahada çalışan sosyal yardım kuruluşlarının verileri, sokakta yaşayanların yalnızca çok küçük bir bölümünün ikamet izni olmayan kişilerden oluştuğunu ortaya koyuyor. Sokakta yaşayanların büyük çoğunluğunun İsviçre vatandaşları ya da Avrupa Birliği ülkeleri vatandaşları olduğu, bu nedenle yasal olarak sınır dışı edilmelerinin mümkün olmadığı belirtiliyor.

Yüksek kiralar barınma krizini büyütüyor

Uzmanlar ve sosyal kuruluşlar, sokakta yaşayanların sayısındaki artışın temel nedenleri arasında kontrolsüz şekilde yükselen kira fiyatlarını gösteriyor. Özellikle Cenevre ve Lozan gibi büyük kentlerde, son yıllarda kiraların hızla artması nedeniyle düşük gelirli kesimlerin konut piyasasından dışlandığı, bu durumun önceki yıllara kıyasla sokakta yaşamak zorunda kalanların sayısında kayda değer bir artışa yol açtığı ifade ediliyor.

'Refah ülkesi' imajı sorgulanıyor

Dünyanın en zengin ve en refah ülkeleri arasında gösterilen İsviçre’de yaşanan bu tablo, sosyal devlet anlayışı ve konut politikalarını yeniden tartışmaya açtı. Sosyal konut eksikliği, artan yaşam maliyetleri ve gelir adaletsizliği, barınma krizinin yapısal boyutlarını gözler önüne seriyor.

Öte yandan, geçmiş yıllarda bazı sol, sosyal demokrat ve çevreci siyasetçilerin dile getirdiği “insanların sokakta yatma özgürlüğü de vardır” yönündeki açıklamalar, barınma krizinin derinleştiği bir dönemde kamuoyunda sert eleştirilere neden olmaya devam ediyor.

Gözlemcilere göre İsviçre’de yaşananlar, yalnızca geçici soğuk hava önlemleriyle açıklanamayacak kadar derin; barınma sorunu, Avrupa genelinde giderek belirginleşen kapitalist sistem krizinin en görünür sosyal sonuçlarından biri olarak öne çıkıyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.