Breadcrumb
Pekin'de ABD-Çin zirvesi | Trump beklenmedik bir ölçülülüğe bürünürken yasaklı Rubio Çin'e nasıl girdi?
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 14.05.2026 , 16:41 Güncelleme Tarihi: 14.05.2026 , 16:49
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretindeki ölçülü üslubu dikkat çekti.
Trump’ı havaalanında karşılamaya katılmayan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bu sabah yapılan tören sonrası Trump’la gerçekleştirdiği 2 saat 15 dakika süren görüşmede Tayvan konusunda sert mesajlar verdi.
Görüşmenin ardından ikilinin Pekin’deki Gök Tapınağı’nı ziyareti sırasında Trump, gazetecilerin Tayvan’la ilgili sorularını yanıtsız bırakarak “Harika bir yer, inanılmaz. Çin çok güzel” dedi.

Görüşmenin nasıl geçtiği sorusuna da “Harika” diye yanıt veren Trump, Şi ile görüşme öncesi düzenlenen törende ise Şi’yi “Büyük bir lider” olarak niteledi.
Çip üreticisi Nvidia patronu da Trump'a eşlik ediyor
Pekin’deki ziyarette ABD Başkanı’na eşlik eden 20’ye yakın ABD’li şirket patronu ve CEO’su da ikili görüşmelerin ardından Şi ile bir araya geldi.
Xinhua'ya göre Şi Çin'in kapılarının ABD şirketlerine daha geniş açılacağını ve bu şirketlerin ülkede daha geniş fırsatlara sahip olacaklarını söyledi. Şi Amerikan şirketlerinin Çin'in büyümesinde derinden yer aldığını ve bunun her iki tarafa da fayda sağladığını belirterek, Pekin'in ABD'nin karşılıklı işbirliğini güçlendirmesini memnuniyetle karşıladığını söyledi.

Tesla patronu Elon Musk, BlackRock CEO’su Larry Fink, Apple CEO’su Tim Cook’un da aralarında yer aldığı patronlar arasında Trump’ın uçağına son dakikada binen yapay zeka çipleri üreticisi Nvidia’nın patronu Jensen Huang da bulunuyor. Nvidia ABD ile Çin arasındaki çip geriliminin merkezinde yer alıyor.

Şi: ABD-Çin arasındaki ilişki tüm dünya nüfusunu ilgilendiriyor
Çin Büyük Halk Salonu’nda verilen akşam yemeğinde konuşan Şi ziyareti “tarihi” diye nitelerken Trump’ın “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” hedefi ile kendilerinin “Çin ulusunun büyük yeniden canlanması” hedefinin bir arada ilerleyebileceğini söyledi.
ABD ile Çin ilişkilerinin yanısıra uluslararası ve bölgesel gelişmeler konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını ve yapıcı stratejik ilişkiler konusunda mutabık olduklarını dile getiren Şi her iki tarafın da "Çin ile ABD arasındaki ilişkinin dünyadaki en önemli ikili ilişki olduğuna inandığını" söyledi.
Çin Devlet Başkanı bu ilişkinin iki ülkenin toplam 1,7 milyarlık nüfusunun ötesinde dünyanın 8 milyarlık nüfusunu ilgilendirdiğini belirtti.
Hem Çin hem de ABD’nin işbirliğinden kazanç sağlayacakları, çatışmadansa zarar göreceklerini kaydeden Şi “İki ülke rakip değil ortak olmalıdır” mesajını verdi.
Trump'tan alışılmadık konuşma: Metne bağlı kaldı
Şi’nin ardından kürsüye çıkarak konuşmasını yapan Trump’ın alışıldık üslubunun aksine metne bağlı kalması ve temkinli bir konuşma yapması dikkat çekti.
Çin’de “eşi görülmemiş harika” bir şekilde karşılandığını söyleyen Trump Şi ile verimli görüşmeler yaptıklarını ve birçok konuyu ele alma “değerli” fırsatını elde ettiklerini belirtti.
ABD-Çin ilişkilerinin uzun soluklu olduğunu kaydeden Trump bu bağın her iki ülkeye fayda sağlayacak bir geleceğin temelini oluşturduğunu savundu.
Trump Şi’yi 24 Eylül’de Beyaz Saray’a davet ettiğini duyurdu.
Beyaz Saray Tayvan konusuna değinmedi, 'Hürmüz'de anlaştık' dedi
Trump ile Şi’nin görüşmesinin ardından Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Şi’nin Tayvan’la ilgili sert sözleri aktarılmıştı.
Buna göre Şi Tayvan meselesinin ABD ile Çin arasındaki en önemli mesele olduğunu belirterek bu meselenin doğru bir şekilde ele alınmamasının iki ülke arasında çatışmaya varabileceğini söylemişti. Bakanlık açıklamasında Şi’nin "Tayvan’ın bağımsızlığı" ile Tayvan Boğazı’ndaki barış ve istikrarın ateşle su kadar bağdaşmaz olduğunu söylediği ifade edilmişti.
Beyaz Saray’dan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamadaysa Tayvan konusuna değinilmedi.
Trump ziyaret öncesi yaptığı açıklamada Şi ile ABD’nin Tayvan’a silah satışını da görüşeceğini söylemişti.
Çin'in açıklamasında 'Hürmüz' yok
Beyaz Saray’ın açıklamasında yer alan Hürmüz Boğazı’na dair ifadeler ise Çin Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında yer almadı.
Beyaz Saray’a göre Trump ile Şi Hürmüz Boğazı’nın serbest enerji geçişini desteklemek üzere açık kalması gerektiği konusunda anlaştı.
Açıklamada “Başkan Şi ayrıca Çin’in boğazın militarizasyonuna ve kullanımı için herhangi bir ücret alınmasına karşı olduğunu açıkça belirtti ve gelecekte Çin'in boğaza olan bağımlılığını azaltmak için daha fazla Amerikan petrolü satın almaya ilgi duyduğunu ifade etti” denildi.
Çin’in görüşmeye ilişkin açıklamasında Hürmüz’den söz edilmezken Trump ile Şi’nin Ortadoğu’daki durumu ele aldıkları ifade edilmişti.
Çin’in yaptırım uyguladığı Rubio Pekin’e nasıl girdi?
Ziyaret Trump’ın eşi Melania Trump yerine kendisi gibi patron olan oğlu Eric Trump ve geliniyle Çin’e gitmesi, Tesla patronu Elon Musk’ın da geçen yıl Beyaz Saray’da da görülen 6 yaşındaki oğluyla ziyarete katılmasıyla dikkat çekerken, asıl ilginç olay Çin’in yaptırım listesindeki ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun heyette yer alması oldu.
Bilindiği kadarıyla ilk kez Çin’i ziyaret eden Rubio’nun ülkeye giriş yasağını da kapsayan yaptırıma rağmen Pekin’e gitmesi soru işaretlerine neden oldu.
BBC’de yer alan habere göre Çin 2020 yılında senatör olan Rubio’yu Çin’le ilgili açıklamaları nedeniyle ülkeye giriş yasağı da dahil olmak üzere yaptırıma tabi tutmuş, o tarihten beri de yaptırımı kaldırmamıştı. Ancak 2025’in Ocak ayında Rubio’nun adının resmi Çince çevirisi değiştirildi. AFP’ye konuşan iki diplomata göre bu değişiklik bir tür linguistik boşluk oluşturarak Rubio’nun adının Çin’de eski yazılış biçimine göre uygulanan yaptırımların devre dışı sayılmasını sağladı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.